AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-10-15
John Maynard Keynes ilginç bir adamdı. Durup durup önemli sözler söylerdi. En çok sevdiğim bir tanesi 'If conditions change, I change my opinion, what do you do?' olmuştur. Ne demek yani? 'Şartlar değişirse ben fikrimi değiştiririm, ya siz ne yaparsınız?' Türkiye'de bu yaklaşıma kötü bakılır ve 'Dönek!' gibi hakaretler yağdırılır. Bir başka sevdiğim Keynes sözü de, 'In the long run we are all dead!' olmuştur! Yani uzun vadede hepimiz öleceğiz! İlginçtir, global krizde hepimiz 'kısa vadede ölmüş' olsak da, uzun vadede 'bitmeyen kriz' olmadığına göre hepimiz ayakta kalacağız. Burada iktisatçı hilesi tabii kısa vadenin ne kadar kısa ve uzun vadenin ne kadar uzun olacağının belirtilmemesindedir. Şimdi dönelim esas bugün konuşmak istediğimize. Altın fiyatları uçtu gitti. Ne oluyor? Eskiden öğrencilik zamanımda pizzacı dükkanında garsonluk da yapmış olduğumdan, içinde 'pizza' kelimesi geçen önemli sözleri severim. Hele bu normal vatandaşlara anlatılması çok zor olan bazı ekonomik gerçekleri çok kolaya indirgeyen pizzalı bir söz olursa, 'ballı badem' bile derim. Altın konusunda 'pizza mantığı' bize işleri anlamamız için yol gösterecek gibi! Reel servet, tüketebileceğimiz mal ve hizmetlerden oluşur. Veya fabrika, makine, eğitimli işgücü gibi daha fazla mal ve hizmet üretmeye yarayan şeylerden! Ama finansal varlıklar reel varlıklardan farklıdır. Finansal varlıklar tüketimi geleceğe tehir etmek veya gelecekte olabilecekler karşısında emniyet tedbiri almak gibi nedenlerle alınır ve tutulur. Ama finansal varlıklar servet midir? Onların fiyatları yukarı çıkarsa toplum zengin mi olur? Fiyatları düşerse toplum fakir mi olur? İşte burada 'pizza ekonomisi analizleri' durumu çakmamıza neden olabilir?
Eğer bir pizza dört yerine sekiz dilime bölünürse daha fazla yiyecek ortaya çıkmış olmaz. Benzer şekilde eğer masada oturan her kişiye dilim başına pizza hisse senetleri verilirse ve pizza hisselerinin fiyatı bir dolardan iki dolara çıkarsa, ortada yenecek 'daha büyük bir pizza' yoktur. Yiyecek aynı miktardadır. Pizza hisselerinin fiyatı daha aşağıya doğru giderse de, medyadaki genel kanının tersine yiyecek azalmamıştır. Bu gerçeğe rağmen insanlar borsada hisse senetlerinin değerlerinin artmasını ekonominin düzelmesinin işareti olarak görürler. Her kazananın bir kaybedeni olduğunu da görmezler. Mesela kredi kartı alanlar da kendilerini daha zengin olmuş gibi görürler. Ancak kartı kullanıp ödemedikleri anda da fakirleşme yolunda olduklarını anlarlar, hele iki haneli cezalı gecikmiş faiz ödemelerine tutsak olurlarsa!
Geçtiğimiz hafta altın fiyatı ons başına 161 dolara kadar çıktı ve biraz geri de gelse önemli ölçüde arttı. Altın aslında bir reel servet unsuru olabilir. Mücevher de servet sayılması gereken bir üründür. Takarız, moralimiz düzelir! Faydası var! Ama ülkemizde köylü kızının koluna sadece düğünde takılan dizi dizi altın ise emeklilik veya kaza sigortası gibi de anlaşılabilir. Yerli filmlerimizde köy kadınının yaptığı en büyük fedakarlık, kocayı azarlarken söylediği 'Sersem herif, senin için altınlarımı bile bozdurdum!' sözüdür. Altın birçok kişi tarafından reel servet gibi görülür, finansal servet gibi kullanılsa da!
Peki altın toplumsal anlamda bir finansal varlık mı, yoksa bir reel servet mi olarak yorumlanmalıdır? Tarih boyu altın uzun vadede enflasyona karşı bir savunma aracı olarak düşünülmekte idi. Çünkü kağıt para altın karşılığı çıkarılmakta idi. Sonra silah çıktı mertlik bozuldu. Kağıt para fiat para oldu, para altın karşılıksız üretilmeye başlandı.
Dikkatli bakarsanız geçmişte en yüksek fiyatı 1980 yılı sonrasında civarında 800 dolar onz başına olarak gören altın, eğer uzun vadeli bir servet olarak bakarsanız, sizi enflasyona karşı pek korumaz. Altının 1980 yılından bu yana dolardaki enflasyonu karşılaması için bugün ons başına 2200-2400 dolar değerine çıkması gerekiyor. Yani altın uzun vadede enflasyona karşı koruma görevi yapmamıştır, altını uzun vadeli tutana ziyan vermiştir. Bu nedenle bugünkü ortamda altın sadece bir diğer spekülasyon aracı olarak görülmelidir. Spekülatör, çıkan düşen fiyatlara karşı aldığı pozisyondan kısa vadede kar edebilir. Bu kar yıllık veriye çevrilirse dev bile görülebilir.
Bugün 2009 yılının sonuna yaklaşılırken dünya çapında madenlerde altın üretiminin son yılda bir evvelki yıla göre arttığını görüyoruz, yani arz artmıştır. Global sektör verilerine göre altın mücevher talebi ise son bir yılda yüzde 14 civarında daralmış. Yani reel ürün olarak talep de daralmıştır. Yani altın arzı artıp talebi de daraldığından, reel varlık olarak altın arz ve talebi dengesi sonucu , 'altın fiyatı aşağıya gitmelidir' demektedir. Bu nedenle reel değişmeler yerine, geleceğe dönük finansal beklentiler (pizza hisse senedi fiyatı oynaması gibi), altın fiyatını da oynatmaktadır demek daha doğrudur. Bugünkü altın değer artışının esas nedeni doların değer kaybetmesi beklentisidir. Yani altının fiyat artışı bir finansal varlığa, kağıt paraya endeksli olmasındandır. Yani altın, mücevher ve benzer reel ürünler veya sınai girdi ürünlerinde, yani reel varlık olarak, talep edilerek fiyatı yükselmemektedir. Altına talep, finansal varlık doların, enflasyonla ve devalüasyonla değer kaybı beklentisinden kaynaklanmaktadır. Özetle, durum pizza hissesinin fiyat artışı türü bir artışı temsil etmektedir, daha çok pizza talebini değil. Kar da ancak spekülatif olarak kısa bir süre için vardır. Kısa bir süre ne kadar süredir bunu ise bilemem! Bilen bana da söylesin!