AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-10-15
Cumhuriyet sathında her kıraathanede esprili bir Bekir Coşkun var idir.
Yine her kıraathanede ironik bir Yılmaz Özdil de var idir.
Ve fakat, ahalinin Bekir Coşkun ile Yılmaz Özdil dinlemek için kıraathaneye gittiği şüphelidir.
Kıraathaneye gittiği için Bekir Coşkun ve Yılmaz Özdil'i 'dinlediği' daha akla yatkın bir önermedir.
Çünkü Türk 'kıraat' raporlarına baktığımız zaman, örneğin Habertürk'ün Bekir Coşkun transferinden sonra tirajlarının yükselmeyip, bilakis düştüğünü görebiliriz.
Keza, 'Büyük Yazar' olduğu söylenen, ancak niçin 'büyük' olduğu açıklanamayan Yılmaz Özdil'in de Hürriyet'e tiraj katkısı bulunamamıştır.
Buna mukabil, ister muvafık olsun, ister muarız olsun, bu 'Büyük Yazarlar'ın okur üzerinde tesiri olduğunu söyleyenler de var idir.
Ve fakat, bu 'Büyük Yazarlar'ın hiçbir makalesi yıllardır manşete çıkamamış, bir tartışma başlatamamış, bir başka yazardan reaksiyon alamamıştır.
Okur, içinde fikir bulamadığı; üsluptan, tavırdan ve ironiden ibaret olan bu yazıları ertesi gün hatırlamamaktadır.
Anlaşılan, 'Büyük Yazarlık' kurumu, Türk basınında gazete yönetimlerinin malul olduğu bir batıl inanç haline gelmiş.
Cumhuriyet sathında her kıraathanede bir Bekir Coşkun olduğunu düşünen gazete yönetimleri, o Bekir Coşkun'a gazetelerinde yer verirse, ahalinin de o kıraathaneyi tercih edeceğine iman etmiş.
Gelin görün ki, sistem öyle çalışmıyor.
Okur, haklı olarak haber veya enformasyon vermeyen, zihnini açmayan yazılara itibar etmiyor.
Diyeceksiniz ki, bu 'Büyük Yazar'ların bir 'duruş'u vardır...
Habertürk reklamlarında bir vakittir Bekir Coşkun'un bir coğrafi şekil üzerinde duruşunu izliyoruz. Diyor ki:
'Ben çiçekleri, böcekleri severim.'
Okurun bir 'Büyük Yazar'dan böyle bir duruş beklediği de çok şüphelidir.
Ama reklamcı ne yapsın...
'Büyük Yazar'a yazısından bir cümle söyleteyim dese...
Belki de dün yazdığı gibi, halka, 'Merak ediyorum, Ermenistan kapısı açıldığı için bayram ediyorsunuz da, oradan geçip nereye gideceksiniz?' diye soracak...
Bekir Coşkun'un Habertürk'e transferinin sonuçları, bilgi ve haber fukarası bazı üslupçuların, kıraathane diliyle söylersek, muhabbetçi yazarların 'Büyüklük mitolojisi'ni yıktı.
Meğer okur; gazete yazılarında afra tafranın, retoriğin değil; biraz bilgi ve fikir kırıntısının peşinde imiş.