AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2009-10-15

kategori2

Mikro gözlemim: AKP sanıldığı gibi erimiyor

Bir grup esnafla konuşuyorum. Yaklaşık dört beş aydır... Çoğu İstanbul'un 'çevresi' olarak tanımlanabilecek ama artık aslında tam da 'merkezi' olan semtlerde ikamet ediyorlar.

Esenler, Güngören, Pendik, Bağcılar, Zeytinburnu...
Boyacısı, demircisi, sıvacısı, tesisatçısı, camcısı... Ekmeğini inşaat sektöründen çıkartan insanlar. Çoğu Anadolu'nun farklı bölgelerinden gelmiş. İlk gençlik yılları İstanbul'da mücadele ile geçmiş. Birçoğunun hali vakti de fena sayılmaz. Yani yıllar içinde başlarını sokacak bir ev almışlar. Memlekette ise mutlaka bir tarla, küçük de olsa bir ev var.
Son zamanlarda, bir masa etrafında oturup yemek yedikçe, konuyu siyasete ya ben getiriyorum ya onlar.
'Ağbi, sen gazetecisin anlarsın bu işlerden... Ne olur? AKPARTİ alır mı gene?'
Veya soru şöyle şekilleniyor:
'Ya hocam, işler nasıl..?'
Sorum önce biraz tatsız bir yanıtla cevaplanır gibi oluyor:
'Valla işler çok kötü ağbi... İşsizlik fena... Bence gelecek seçimlerde işi çok zor Tayyip'in.'
AKPARTİ'nin 'icraat' damarından; bu algıdan girdiğimde ise işin rengi derhal değişiyor:
'Belediye nasıl? Çalışıyor mu?'
'Ağbi, valla çok iyi çalışıyorlar... Çok memnunuz.' Bu ifadeler hemen her semtte oturan orta üst veya alt gelir grubunda aynı içtenlikle yanıtlanıyor.
'Yani' diyorum, 'Önüne sandık konsa gene AKPARTİ?'
Soruyu soranın kimliğinden olsa gerek, önce biraz çekince ile ama muhabbetin de samimiyet dozundan ötürü yanıt net:
'Muhalefet her şeye muhalefet midir ağbi? Bunlar iyi şeylere de muhalefet ediyor. Adamlar bir şey yapacak. İyi bir şey yapacak. Bir icraat ne bileyim... Hemen karşı çık. Neden? Neden ağbi... Sen bunca yıl ne yaptın? Valla ben hala kararsızım... Ama benim gördüğüm; çevremde, çoğunluk gene AKPARTİ'ye verir ağbi...'
Bunun üzerine işi 'Açılım'a, 'Ermeni meselesine' getirip kendini muhafazakar olarak tanımlayan (tanımlamasa da kanaatim bu yönde...) misafirlerimin 'milli' duruşlarına dair meseleyi biraz kaşıyorum.
Kafaları karışık...
İlk baştaki söylemlerde çok rahatsız olmuşlar ancak açılım meselesi, gerçekten 'demokratik haklara' esnetilse (mesela grev hakkı gibi) anında söylenenleri hafızalarından silecekler.
Buna mukabil dertleştiğim köylüler var... Çiftçiler.
Anlatamayacağım kadar tepkililer... O kadar az kazanıyorlar ki...
Neredeyse tüm fatura ise (bence başka onlarca faktör daha var) Başbakan'a kesilmiş vaziyette.
Elbette, yukarıda anlattıklarım Türkiye gibi bir ülkede asla genel bir veri olamaz.
Seçime, siyasete, sokağa, köye dair okuma bir avuç insan üzerinden yapılamaz.
Kaldı ki benim de şahsi kanaatim AKPARTİ'nin eridiği yönünde.
Sadece sanılanın aksine bu erimenin, şu aşamada, çok çok cüzi olduğu ve hala tek başına iktidara gelebilecek oranları korudukları inancındayım.
Zamanın, kesinlikle, aleyhlerine işlediği kanaatindeyim.
Bu arada CHP ve MHP'nin oylarını ciddi oranda arttırdığı iddiasına gelince...
Böyle bir şey görmüyorum.
Elbette, zaman ve şartlar her şeyi değiştirebilir.