AKÅžAM

Mayın suratımda patladı devlet tazminat ödemedi

VATAN İÇİN İKİ GÖZÜMÜ VERDİM VERECEK BAÅžKA ÅžEYİM KALMADI
diziYüksekova'nın 15 kilometre kadar dışında, tarlaların arasına kurulu bir alan. Etrafı dikenli tellerle çevrili. Betonarme, küçük evler. Burası, DaÄŸlıca tarafındaki bir korucu köyünün kampı. Köy 1996'da boÅŸaltılmış. 6 yıl evsiz kalan köylülerin bir kısmı Hakkari'de, bir kısmı ise Van'da barınak aramış kendine. 2002'de ise devlet onları bu kampa yerleÅŸtirmiÅŸ.
YerleÅŸilen arazi sahipli. Devlet bir nevi Yüksekovalıların tarlalarının bir kısmını gasp etmiÅŸ; davalar sürüyormuÅŸ. Kamptakilerin iÅŸleyecekleri toprakları yok. Ya mevsimlik iÅŸçi olarak gidiyorlar ya da boÅŸ boÅŸ oturuyorlar.
DoÄŸanlı Kampı diÄŸer tüm kamplar gibi bir korucu kampı. Burada PKK ile zamanında çarpışmış köylüler yaşıyor. Havalı siyah gözlükleri olan bir adam yanımıza geliyor,  'Ben Mehmet Akar' diyor. 'Derdim çok. Ama dinleyen hiç yok. Size anlatmaya geldim. İşe yarayacağı için deÄŸil belki. Ama insanlar bizim de burada olduÄŸumuzu bilsin.' Sonra da gözlüÄŸünü çıkarıveriyor. GözlüÄŸün altından iki karanlık delik çıkıyor. Mehmet Akar kör. Burnunun ve aÄŸzının kenarında da yaralar var. 'Ben korucuyum. Bir gün dere kenarından geçerken mayına bastım. Ve iki gözümü de kaybettim. Mayın suratımda patladı. Aylarca hastanede kaldım. Ama devlet bana tek kuruÅŸ tazminat ödemedi. Oysa ben gaziyim. Bu, adalet mi?'
O sırada yanımıza alımlı genç bir kız yaklaşıyor. Adı Zübeyde. Henüz 22 yaşında. Babası 10 yıl önce koruculuk yaparken ÅŸehit olmuÅŸ. Annesi ve kardeÅŸleri ile kampta yaşıyor. 'Bize de tazminat vermedi devlet' diyor. Bir tek babamdan kalma maaÅŸ var. Ben bu kampta büyüdüm. Buraya aidim.'
Etrafımızı saran gençlerin çoÄŸuköylerini hatırlamıyor bile. Bu kampta büyümüÅŸler, yaÅŸamlarını burada kurmuÅŸlar. 2500 kiÅŸilik kampta dostluklarını geliÅŸtirmiÅŸler.
'Bizim mezarlarımız yoktu, biliyor musunuz?' diyor Mehmet Akar. 'Bu toprakların sahibi olmadığımız için kimse bize ölülerimizi gömecek bir yer göstermedi. Yıllarca Yüksekova mezarlığına taşıdık cenazelerimizi.'
'Kürt açılımı denen yeni hareketlenme senin bu sorunlarına derman olur mu? Buradaki yaÅŸama kadar dokunur mu?' 'Bak' diye baÅŸlıyor, 'Ben bu vatan için iki gözümü kaybettim. Verecek baÅŸka bir ÅŸeyim kalmadı. Her ÅŸeyi denemeye deÄŸer.' Bu sırada Zübeyde giriyor araya: 'Hiç ilgilenmiyoruz. Bizi etkileyecek ÅŸeyler deÄŸil onlar. Åžimdiye kadar ne deÄŸiÅŸti de ÅŸimdi deÄŸiÅŸecek? Ben babamı nasıl unutabilirim? Onu geri getirecek mi bahsettiÄŸiniz ÅŸey?'

TAZMİNATLARIMIZI ALAMIYORUZ
DoÄŸanlı kampından çıktıktan sonra istikameti Yüksekova'nın giriÅŸindeki Dilekli Kampı'na çeviriyoruz. Burası yakın zamanda ilçeye baÄŸlanmış. Yanımıza kampın muhtarı Mehmet Kara geliyor. 'Devlet bize biraz para bir de bu araziyi verdi, elimizden geldiÄŸince biz inÅŸa ettik evlerimizi. Ama her evde 30-40 kiÅŸi yaşıyor. Alt alta üst üste. ÇoÄŸumuzun iÅŸi yok.'
'Hadi dönün köyünüze deseler?' Mehmet Kara. 'Köy möy kalmadı ki. Yerle bir etmiÅŸler. Devlet oralara yol, ev, okul yapacak ki gidelim. Cennet gibiydi bizim köy. Ceviz aÄŸaçları, dere...' diyor.
Kamp imamı Metin Yakut bölüyor: 'Zamanında evlerimiz ve topraklarımız için tutanaklar tutturdular ama kaç göçte onlar kayboldu. Åžimdi bize ait olan yerleri ispat edemiyoruz. Bu nedenle devletten hiç para alamıyoruz.'
 Metin Yakut Kürt açılımıyla ilgili 'Bizi nihayet hatırlıyorlar. Yapılanları tamamen destekliyoruz. Heyecanla sonucu bekliyoruz. Hem belki de bu arada bizim tazminatlar da ödenir' diyor.

Yarın: Yozgat ve Yüksekova'daki yerel siyasiler ne diyor? Söylemleri arasındaki farklar ve benzerlikler neler?

 

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3