Leyla Alaton, bu ülkede iÅŸ kadını deyince akla ilk gelen isimlerden. Ancak eÅŸinden boÅŸanmak üzere verdiÄŸi dilekçeyle, onun da her sıradan Türk kadını gibi sıkıntılar yaÅŸadığını öÄŸrendik: Aşırı kıskanç ve tembel koca modelinin aldatması hiç ilginç deÄŸil, ancak ÅŸiddet gördüÄŸünü de iddia ediyor Leyla Hanım.
Ne kadar doÄŸrudur bilemeyiz, ama iki çocuÄŸu olan bir kadının sırf intikam almak adına böyle bir ÅŸeyi uyduracağına inanmak zor. Hele topluma 'mal olmuÅŸ' bir kiÅŸilikse...
'Güllerin Savaşı'na dair magazin detaylardan ziyade, bu kadar güçlü bir kadının bile koca baskısından ÅŸikayetçi olması hepimizi ilgilendirmeli. Neden mi? Son BM raporunda Türkiye, 'Cinsiyete Dayalı GeliÅŸme Endeksi' (GEM) verilerine göre Pakistan ve BirleÅŸik Arap Emirlikleri'nin de gerisinde kalarak 109 ülke arasında 101'inci oldu da ondan! Endeks, kadınların ekonomik ve politik hayata aktif katılımı ve bunun gücüne dair göstergeler ortaya dökülerek hesaplanıyor.
Derken raporun AKP kadınları arasında 'ÅŸok'a neden olduÄŸunu okuyoruz... Bence asıl ÅŸok, AK Parti Kadın Kolları BaÅŸkanı Fatma Åžahin’in bu rapora ÅŸaşırması: Son yıllarda tüm veriler, Türk kadınlarının durumunun giderek vahimleÅŸtiÄŸini, cinsel eÅŸitsizliÄŸin tırmandığını gösteriyor zaten, BM raporunu beklemeye ne hacet!
TÜM LEYLA'LAR
Evet, 2000’li yıllarda Medeni Kanun'da çok önemli reformlar yapıldı, ancak kadın örgütleri yıllardır 'uygulamada büyük sorunlar var' diye yırtınıyor, dinleyen yok. Kocaların, sevgililerin, hatta ailelerin nasıl kadınlarını doÄŸradığını, boÄŸduÄŸunu, hatta başını kesip attığına dair her gün baÅŸka bir haber okuyoruz... Ünümüz sadece sınırlarımızla sınırlı deÄŸil, yurtdışına taÅŸmış vaziyette: AİHM, Nahide Opuz davasında Türkiye'yi sadece kadına karşı ÅŸiddeti önlememekle deÄŸil, kadın-erkek eÅŸitliÄŸini fiilen saÄŸlayamamaktan sorumlu buldu.
İşte bu rezalet, bu eÅŸitsizlik, bu ÅŸiddet bütün Leyla'ların ortak derdi. Azınlık, çoÄŸunluk, varlıklı, fakir, iÅŸsiz, yönetici, öÄŸretmen, türbanlı, türbansız, hiç fark etmez! Burun kıvırdığın Pakistan'ın, Ermenistan'ın ardında kalmışsın
Türk kadını...
Ne yazık ki Åžahin'in dediÄŸi gibi 'kadınlara iliÅŸkin istatistiki verileriyle dünya ölçeÄŸinde öne çıkan ülkelerin uygulamalarına bakmak' için çok geç kalındı. Uygulamaların ne olduÄŸu belli, mesele bunları uygulayacak iradeye sahip insanları bulmak.
Ünsal Hoca'ya...
Prof. Dr. Ünsal Oskay'ın ardından güzel sözler söylemeye çalışmayacağım. Bu toplum hakkında çok araÅŸtırmış, düÅŸünmüÅŸ 'güzel insan'ın tespitlerine, yorumlarına yer vererek onu anmak, en güzeli:
- TÖRE: Töre, deÄŸiÅŸmenin yavaÅŸ olduÄŸu topluluÄŸun ve o topluluÄŸu kuÅŸatan dış dünyayla iliÅŸkilerinin muhafaza edilmesi için, içeride kutsanması gereken bir manevi deÄŸerler manzumesini taşır. (Milliyet Popüler Kültür, 2004)
- ERDOÄžAN: Bush ve ErdoÄŸan arasında dünya görüÅŸü, hayat anlayışı, politik felsefe açısından hiçbir fark yoktur. Biri retorikte 'İsa, Evangelistler' falan diyor, diÄŸeri 'Hz. Ebu Bekir, Hz. Muhammed.' Hepsinin semantik yapısını kurcaladığınız zaman ne çıkacaktır? Para azizdir. (Vatan, 7.1.2008)
- TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ: 10 yıl sonrasını hayal ettiÄŸim zaman benim için iyi bir Türkiye görmüyorum. Benim yaÅŸam anlayışıma, yaÅŸam gustoma hitap edecek bir Türkiye'de yaÅŸayamayacağımı sanıyorum. (Vatan, 3.3.2009)
- MEDYA: Zamanında sendikalaÅŸsaydınız Seda Sayan'ın düdüklü tencerelerine muhtaç kalmazdınız. (ekÅŸisözlük, 2009)
Silopi'ye bakarken Ağar'ı hatırladım... Ne kıyametler kopmuştu