AKŞAM GAZETESİ | Bülent Yavuz | 2009-10-20
Derbilerin derbisi diye adlandırılan Fenerbahçe-Galatasaray maçı bu hafta oynanacak. Bu maça hakem tayin etmek zordur. 'Kılı kırk yarmak' lazım.
MHK, kompleks ve kapris yapmamalı. Hak edene maçı vermelidir. Geçen dokuz haftaya baktığımız zaman, performans olarak gözümüze birkaç hakem çarpmakta. Bunların başında Bünyamin Gezer, Cüneyt Çakır, Hüseyin Göcek, Bülent Yıldırım, Kamil Abitoğlu ve Fırat Aydınus geliyor. Geçen hafta Bülent Yıldırım ve Abitoğlu Galatasaray ve Fenerbahçe maçı yönettiler. Otomatikman aut oldular. Geriye dört kişi kaldı. Göcek'in, Beşiktaş maçında gösterdiği performans iyi değildi. Bunu da çıkarırsak üç kişi kalıyor. Aydınus'un geçen sezon yönettiği ve kırmızı kartların havada uçuştuğu Galatasaray-Fenerbahçe maçı hala unutulmadı. Aydınus'ta olmaz.. Elde var iki; Çakır ve Gezer...
Çakır, MHK'ye pek şirin gelmiyor. Daha önce yönettiği Fenerbahçe-Galatasaray lig ve kupa maçları var. Lig maçı güzel, Kupa maçı ise biraz problemliydi. Geriye tek kişi kalıyor, O da Bünyamin Gezer. MHK inşallah yanlış yapmaz.
Selçuk Dereli mi? MHK, O'nu gözden çıkarmış zaten, sağda solda dolaştırıyor. Bir de Fenerbahçe yasaklısı.
Hüseyin Göçek (BJK-Kasımpaşa)
FIFA kokartlı genç hakem, İnönü Stadı'nda avantaj kuralını uygularken sınıfta kaldı. Kırmızı kartları doğru. Penaltısı da doğru. Ama futbolu güzelleştirme adına öyle fırsatlar yakaladı ki, uygulasa belki de kariyerine kariyer katacaktı. Yapamadı veya yapmak istemedi. Kasımpaşa adına üç net gol pozisyonu vardı. Hepsine düdük çalarak faul verdi. Oysa pozisyonları devam ettirse, en az bir tanesi gol olurdu. Olmadı Hüseyin.. Gerçekten yakışmadı. Umarım bu maç ve verdiğin kararlar gelecek hedeflerin için önemli bir ders olur.
Bülent Yıldırım (G.Antep-F.Bahçe)
Bir maç ancak bu kadar güzel yönetilir. Çaldığı her düdük adaletin adeta ta kendisiydi. Haliyle futbolculardan ve seyredenlerden aferin aldı. Bu da kendisine olan saygı atmosferini artırdı. Maçın kontrolünde hatasızdı. Disiplin uygulamaları maçın selameti açısından çok önemlidir. Hakem Yıldırım, yerinde ve zamanında çıkardığı kartlarla maçın sertleşmesine fırsat vermediği gibi futbolculara 'gözüm üzerinizde' mesajını vererek pozitif futbolun oynanmasını sağladı. Gaziantep, Bilica'nın yaptığı harekete penaltı diye itiraz etti. Hakem Bilica lehine faul verdi. Son derece doğru bir karardı. Gaziantep, ikinci golünü faulden attı. Fenerbahçeliler buna faul yok diye itiraz etti. İtiraz edeceklerine barajı doğru kursalardı.. Hakemin bu kararı doğruydu. Faul de kitabın aynen yazdığı gibiydi.
M.Kamil Abitoğlu (G.Saray-Trabzon)
Derbi maçları yönetmek kolay değildir. Tecrübe ister, kariyer ister ve bir de mangal gibi yürek ister. Ali Sami Yen Stadı'nda Abitoğlu, bütün bu özelliklere sahip olduğunu çaldığı düdüklerle ispat etti. Hata yapmadı mı? Elbette yaptı. Ama bu hatalar maçın neticesine tesir etmeyen hatalardı. Yedi gol atıldı, yer-gök inledi ama hiçbir gol de hakeme itiraz edilmedi. Bu ne demektir biliyor musunuz? Hakem, görevini kurallara uygun olarak yerine getirmiştir... Bazıları Abitoğlu'nun disiplin uygulamalarında hatalar yaptığını söyleyebilir. Doğrudur.. Ben de ilk yarıda Arda'ya neden sarı kart göstermediğini eleştiririm. Ama o kadar çok ikili ve üçlü mücadeleler oldu ki, bir tanesini es geçmesi veya yanlış değerlendirmesini 'kadı kızında da hata olur' sözüyle kabul ederim. Maç biterken futbolcular Abitoğlu'nun elini sıkıp tebrik ettiler. Bu hakem için 'aferin' dir.
Penaltı mı? Eğer düdük çalıp Serkan'a yapılan hareket için penaltı noktasını gösterseydi, hem tecrübesine, hem de hakemlik kariyerine gölge düşürürdü. Çünkü; tipik bir çarpışmaydı ve kasıt yoktu.
Bünyamin Gezer (Denizli-Bursa)
Haftanın açılış maçıydı. Kıran kırana mücadeleler vardı. Dram da vardı, kaleci hataları da vardı. Ama hakem hatası yoktu. Maç 2-3 bitti. Son düdükte ev sahibi oyuncular yığıldı kaldı. Hakem Gezer, dimdik ayaktaydı, kendinden emin ve vakurdu. Sanki MHK'ye de gönderme yapıyordu. Bu hafta oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray maçının hakemi 'benim' diyordu...
Diğer maçlara gelince;
Selçuk Dereli'nin yönettiği Antalya-Diyarbakırspor maçı ile Aytekin Durmaz'ın yönettiği Gençlerbirliği-Sivas maçı son derece başarılı geçmiş.
Fırat Aydınus'un yönettiği Kayseri-Ankaragücü maçında problem var. Atılması gereken oyuncu atılmadı ve gol attı. İstanbul Büyükşehir Belediye-Manisa maçında İlker Coşkun, ceza alanı içerisindeki ihlallerde aciz kaldı. Ve de yoğun tepkiler aldı.