AKŞAM | GUNCEL | 20 EKİM 2009, SALI

"Yaptığımız kötülükler mide bulandırıcı"

Birinci Ergenekon davasının 117. duruÅŸması Danıştay saldırganı Alparslan Arslan'ın çapraz sorgusu devam etti. Arslan "yaptığımız kötülükler ortaya çıksa insanların midesi bulanır" dedi. Arslan Aydın DoÄŸan ve Ahmet Necdet Sezer'in de ölüm listesinde olduÄŸunu belirtti.

İSTANBUL - Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara iliÅŸkin dava ile birleÅŸtirilen birinci ''Ergenekon'' davasının 117. duruÅŸması baÅŸladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları YerleÅŸkesi'ndeki salonda yapılan bugünkü duruÅŸmaya, tutuklu sanıklardan Mehmet Fikri KaradaÄŸ ve Ergün Poyraz katılmadı. DuruÅŸmada, emekli TuÄŸgeneral Veli Küçük, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin, Alparslan Arslan ve Osman Yıldırım'ın da aralarında bulunduÄŸu 25 tutuklu sanık hazır bulundu.

DuruÅŸmaya, tutuksuz yargılanan Güler Kömürcü Öztürk, Ferit İlsever, Serhan Bolluk, Yusuf BeÅŸirik ve Erol Ölmez de geldi. Mahkeme Heyeti BaÅŸkanı Köksal Åžengün, çapraz sorgusuna devam edilecek olan Alparslan Arslan'ı salondaki kürsüye çağırdı.

''YAPTIÄžIMIZ KÖTÜLÜKLER ORTAYA ÇIKARSA İNSANLARIN MİDESİ BULANIR''
Birinci ''Ergenekon'' davasıyla birleÅŸtirilen Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırı dosyasının sanıklarından Alparslan Arslan, ''Bizim yaptığımız kötülükler ortaya çıkarsa insanların midesi bulanır'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruÅŸmada üye hakim Hasan Hüseyin Özese'nin sorularını cevaplandıran Arslan, tanıyıp tanımadığı sorulan bazı kiÅŸilerle ''ülkücü ve vatanını, dinini seven insanlar olması'' nedeniyle görüÅŸtüÄŸünü söyledi.

Arslan, ''Sedat Peker'i tanıyıp tanımadığı'' yönünde bir soruya, ''İsmini duyuyordum. Kendisini Fenerbahçe'deki bir çay bahçesinde, cipin içinde otururken gördüm. BaÅŸka da görmedim. Ondan burs da almadım'' karşılığını verdi.

Süleyman Esen ile iyi bir insan olduÄŸu için samimiyet kurduÄŸunu ve iyi diyaloglarının olduÄŸunu, onun türbanla ilgili görüÅŸünü bilmediÄŸini ve Danıştay baskınından kendisine bahsetmediÄŸini öne süren Arslan, Hakkı KurtuluÅŸ'un ofisinde 6 ay avukatlık stajı yaptığını dile getirdi.

Gürhan Gür ile birlikte Yeditepe Hukuk Bürosu'nu kurduklarını ve avukatlıktan elde ettiÄŸi kazançla da rahat geçinebildiÄŸini anlatan Arslan, Vatansever Kuvvetler GüçbirliÄŸi DerneÄŸi'nden (VKGB) Hüseyin Görüm, Hüseyin Nalın ve Bülent Gürkan'ı tanıdığını söyledi.

VKGB'nin özel sohbetler gerçekleÅŸen toplantılarına katıldığını ve Nihat Gürkan ile din sohbetleri dışında kimseyle orada konuÅŸmadığını ifade eden Arslan, hakim Özese'nin ''Kuvayi Milliye DerneÄŸi hakkında ne biliyorsunuz?'' sorusu üzerine de ''yaÅŸam çizgisini beÄŸendiÄŸi Fikri KaradaÄŸ'ı tanıdığını, ancak birkaç sohbetten sonra yaÅŸayamayacağını bildiÄŸi için kendisini Hüseyin Görüm ve Hüseyin Nalın'a attığını ve oradan Fikri KaradaÄŸ dışında ofisine gidip geldiÄŸi Muzaffer Tekin'le de görüÅŸtüÄŸünü'' söyledi.

''KÖTÜLÜKLERİN ORTAYA ÇIKMASI''
Osman Yıldırım'ın akıllı bir adam olduÄŸunu ve sohbet ettiklerini belirten Arslan, alacak verecek meselesi nedeniyle tanıdığı Hüseyin Görüm'ün de inandığı deÄŸerler için fedakarlıklarda bulunmuÅŸ biri olduÄŸunu ve onunla ilk olarak Maltepe'deki bir ofiste tanıştığını anlattı.

''Bizim yaptığımız kötülükler ortaya çıkarsa insanların midesi bulanır'' diyen Arslan, Hüseyin Görüm'ün iÅŸ yerine gidip geldiÄŸini, ancak onun Maltepe'deki konteynerine hiç gitmediÄŸini, Hüseyin Görüm ile görüÅŸmesinin, ona yardım etmesinin parayla ilgisinin olmadığını ve kendisiyle din, diyanet meseleleri üzerine konuÅŸtuÄŸunu kaydetti.

Hakim Özese'nin sorusu üzerine Salih Kurter ile daha önceden tanışıklığının olduÄŸunu ve haftada 2-3 gün yanına gittiÄŸini belirten Arslan, yalnız gitmemeye çalıştığını, bütün arkadaÅŸlarını görüÅŸmeye çağırdığını, Süleyman Esen'in görüÅŸmelerde genelde suskun olduÄŸunu, Salih Kurter'in kendisine Danıştay saldırısıyla ilgili bir telkininin olmadığını ve Kurter'in kendi yörüngesinde yaÅŸayan bir adam olduÄŸu için o iÅŸlerle ilgilenmediÄŸini söyledi.

Arslan, hakim Özese'nin, ''Danıştay ve Cumhuriyet baskınlarıyla ilgili Salih Kurter ve Süleyman Esen'in bir nasihati oldu mu?' sorusuna, ''Müslüman Müslümana cihat et demezse edepsizliktir. Kurter'de idrak olsa yeryüzüne çıkardı... Guantanamo'da aÅŸk varsa, uçkurumu keserim. Kurter ile paylaÅŸmak istedim, paylaÅŸamadım. Salih Kurter'i koyduÄŸum noktayı, Kurter hak etmiyor'' yanıtını verdi.

Salih Kurter'e örtülü olarak yardım etmeye çalıştığını, açıktan para vermediÄŸini, halısının altına koyduÄŸunu ve alışveriÅŸten aldıklarını evine bıraktığını anlatan Arslan, ''Kurter'in evinde babası İdris Åžahin'e ait bir alışveriÅŸ fiÅŸinin bulunması'' yönündeki soruya iliÅŸkin ''BildiÄŸim kadarıyla bir tanışıklıkları yok. Elazığ'dan market kartlarıyla aldığım bir alışveriÅŸten olabilir'' dedi.

''KURACAĞIM DEVLETİ KAFAYA KOYMUŞTUM''
''Osman Yıldırım ile ilk olarak 2001 veya 2002 yıllarında tanıştığını, bazı alacaklarının tahsiline onunla gittiÄŸini, Osman Yıldırım'ın birlikte kavga edeceÄŸi güvenilir bir insan ve önemli biri olduÄŸunu'' ifade eden Arslan, Veli Küçük ile Osman Yıldırım'ın tanışıp tanışmadıklarını hatırlamadığını ve Veli Küçük isminin ortaya atılmasının hoÅŸuna gitmediÄŸini söyledi. Hakim Özese tarafından emniyetteki ifadeleri hatırlatılan Arslan, ÅŸöyle konuÅŸtu:

''Ben devleti deÄŸiÅŸtireceÄŸime inanıyordum. Belki saflık. Osman ile Bostancı sahilinde yürürken ona anlatırdım. Ama bilen insanların olması lazım. 27-28 yaşındaydım. Alparslan Arslan devleti deÄŸiÅŸtirecekti. Karadeniz'den Lazlar'ı toplayacaktım. İstanbul'da bataÄŸa batmış Kürt gençleri toplayacaktım. Kuracağım devleti kafaya koymuÅŸum. Kafamda hepsi var ama MüslümanlaÅŸtırarak. Orduyu kurup silahları dağıtacaktım. Utanarak anlatıyorum ama kafamdaki kurgu buydu. Yukarıdan verilen görev bu, yoksa olmaz.''

''YİNE BOMBA ATARIM''
''Danıştay baskınına kimlerle gittiÄŸi'' sorulan Arslan, arabanın içinde Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan TimuroÄŸlu'na ''Danıştay'a gidelim, basalım'' diye konuÅŸtuÄŸunu, bu kiÅŸilerin de kendisine ''tamam'', Osman Yıldırım'ın ''her ÅŸeye varım'' dediÄŸini söyledi.

Osman Yıldırım'ın bu iÅŸte menfaatinin olmadığını, sadece Allah için yaptığını kaydeden Arslan, emniyet ifadesinde Osman Yıldırım ile Cumhuriyet baskınını konuÅŸtuÄŸu hatırlatılınca, ''DoÄŸru, gerçek bu. Osman Yıldırım eylemi bana sordu, planda uzlaÅŸtık. BaÅŸörtüsüne el kalktığında yine bomba atarım'' dedi.

BaÅŸka bir soru üzerine, günlük gazeteleri hemen hemen haftanın 4-5 günü takip ettiÄŸini söyleyen Arslan, Danıştay'ın türbanı yasaklayan kararıyla ilgili haberi farklı bir yerde duyduÄŸunu ve duyduÄŸu zaman da kafasının infilak ettiÄŸini belirterek, böyle bir ÅŸeyin olamayacağını düÅŸündüÄŸünü ve o gece evinde yatarken nasıl bir silah bulabileceÄŸini düÅŸündüÄŸünü söyledi.

''Danıştay'ı çok rahat vuracağımdan eminim'' diye düÅŸündüÄŸünü anlatan Arslan, ''bir gün sonra Kemalettin Gülen adlı bir kiÅŸinin yanına gelerek Vakit gazetesini kendisine gösterdiÄŸini, Mustafa Birden'i arayıp küfrettiÄŸini söylediÄŸini ve bunun hoÅŸuna gittiÄŸini'' anlattı. Arslan, ''Bu Müslüman bir gencin tavrıdır. ...'' dedi.

Kemalettin Gülen'i, ''Fethullah Gülen'in yeÄŸeni, ülkücü, nurcu ve cemaatçi biri olarak bildiÄŸini'' ifade eden Arslan, ''Kemalettin Gülen'e sahip çıkma pozisyonunda onunla görüÅŸtüÄŸünü, Danıştay baskınından bir hafta önce Gülen'in Üsküdar'daki ofisine gittiÄŸini ve istemesi üzerine Gülen'in kendisine Danıştay 2. Daire BaÅŸkanı Mustafa Birden'in adreslerini gösteren, telefon numaraları olan bilgisayar çıktıları verdiÄŸini'' iddia etti. Arslan, Kemalettin Gülen'in kafasındaki planlarından haberinin olmadığını'' dile getirdi.

AYDIN DOÄžAN VE AHMET NECDET SEZER ÖLÜM LİSTESİNDE
Birinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı Alparslan Arslan, Danıştay baskınından sonra arabasında bulunan diÄŸer iki tabanca ile ne yapacağı sorusuna, ''Devam edeceÄŸim, Aydın DoÄŸan'a gideceÄŸim. Banka sahiplerini yakalayacağım. Ahmet Necdet Sezer gibi bir problem var. Bu adamı öldüreceÄŸim yani'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruÅŸmada çapraz sorgusu yapılan Alparslan Arslan, üye Hakim Hasan Hüseyin Özese'nin ''Danıştayın türbanla ilgili verdiÄŸi kararı öÄŸrendiÄŸinizde ne yaptınız?'' sorusuna, o dönemde Danıştay daire baÅŸkanı olan ÅŸimdiki Danıştay BaÅŸkanı Mustafa Birden'e yönelik ''kesin öldürülmesi lazım. Roketle, tankla olur, bıçakla olmaz'' karşılığını verdi.

Arslan, Özese'nin, ''Danıştayın türban kararı mı önemli, Cumhuriyet gazetesindeki türbanlı domuz karikatürü mü?'' ÅŸeklindeki sorusu üzerine de ''Turhan Selçuk'u öpüp alnıma koyarım. Allah Selçuk'un hakkını versin'' diye konuÅŸtu. Arslan, türban kararı nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti devletine hakaret etti.

Hakim Özese'nin ısrarla aynı yönde soru yönelterek yanıt vermesini istediÄŸi Arslan, ''Ben sadece Mustafa Birden'i hedef seçtim. Bayanlar da vardı, kurÅŸun yaÄŸdırdım'' dedi.

Bu arada, tutuklu sanık DoÄŸu Perinçek de hakimin yönlendirme ÅŸeklinde soru yönelttiÄŸini öne sürerek, tepki gösterdi.

Alparslan'ın avukatı OÄŸuz Kayıran da müvekkilinin cevabını verdiÄŸini, hakimin istediÄŸi ÅŸekilde formüle bir cevap verilmesi gerekmediÄŸini, hakimin ısrar etmesinin uygun olmadığını iddia etti.

Hasan Hüseyin Özese de sanığı yönlendirmediÄŸini belirterek, ''Olayların nasıl olduÄŸunun, maddi gerçeÄŸin ortaya çıkması, adaletin tecellisi için çalışıyoruz. Bütün gayemiz budur'' dedi.

Arslan, Özese'nin ''Danıştaya yapılan saldırı, türbanla ilgili hukuk kararını nasıl etkileyecekti? Sen hukukçusun, bu saldırının türban kararına etkisi olacak mıydı?'' ÅŸeklindeki sorularına ise ''Ben Müslümanım'' gibi cevaplar verdi.

Sanık Arslan, bir insanın karar nedeniyle Mustafa Birden'e dava açabileceÄŸini, kendisinin de avukat olarak dava açabileceÄŸini ancak bu iÅŸin iman ederek çözülmesi gerektiÄŸini kaydetti.

Arslan, sorular üzerine, kafasındaki hedefin Mustafa Birden olduÄŸunu belirtetek, ''Birden'i yalnızca öldürüp çıkacaktım. Direkt daireye gittim. Kalabalıktı. Sonra mermileri yaÄŸdırdım. Birden olmasaydı odadan çıkardım. Yalan söyler, 'abla ben köylüyüm' derdim, oradan ayrılırdım'' dedi.

Bir baÅŸka soru üzerine de Arslan, Danıştay binasındaki kameraların çalışıp çalışmadığının umurunda olmadığını, saklanmak isteseydi bere takabileceÄŸini anlattı.

Danıştaya keÅŸfe gittikten sonra Birden''in evine mi, yemek yediÄŸi restorana mı gidip gitmeme konusunu düÅŸündüÄŸünü, Danıştay binasında alınan güvenlik tedbirleriyle ilgili bilgisinin olmadığını ifade eden Arslan, hakim Özese'nin, ''Eylemi planladınız mı?'' ÅŸeklindeki sorularına ise ''Plan yapmadım. Öldürülmesi lazımdı. Tepki konulması lazımdı. BaÅŸörtüsü meselesini çözmem lazımdı. Yakalanacağım boyutunda deÄŸildim. 'Allah' diyorum, baÅŸka boyutta yaşıyorum'' ÅŸeklinde cevap verdi.

Özese'nin, ''Danıştay baskınında Glock marka tabanca kullandın. Arabanda bulunan diÄŸer 2 tabancayla ne yapacaktın, diÄŸer silahları neden Ankara'ya da getirdin?'' soruları üzerine Alparslan Arslan, ÅŸunları söyledi:

''Devam edeceÄŸim. Aydın DoÄŸan'a gideceÄŸim. Polisle çatışacağım düÅŸüncesi aklıma hiç gelmedi. DoÄŸan'ı öldürme düÅŸüncem yoktu. DoÄŸan'a roket... Düzelmezse 2, düzelmezse 10 rokete kadar. Banka sahiplerini yakalayacağım. Ya içinde ya dışında, uzaktan silahlarla. Silahları bulundurmamın anlamı bu. Silahları cihat için bulundurmuÅŸum. Ahmet Necdet Sezer gibi bir problem var. Bu adamı çok severdim, tapardım. Sonra hac meselesi çıktı ortaya. Bu adamı öldüreceÄŸim yani.''

Arslan, tutuklu sanık Muzaffer Tekin'in bürosuna da emekli askerlerin gidip geldiÄŸini belirterek, ''İbrahim Åžahin'in büroya gelip gittiÄŸi söylendi. Sempatim arttı. Korkut Eken'in gelip gitmesine sempatim artmadı. Åžahin çok sevdiÄŸim bir insan, görüÅŸmüÅŸlüÄŸüm yok. Susurluk davasından dolayı medyadan tanırım'' dedi.

Hakim Özese'nin, ''Türkiye'de derin devlet var mı?'' ÅŸeklindeki sorusunu, ''Derin devlet olsa bunlar olmaz. Veli Küçük burada olmaz. Derin devlette İslam olması lazım'' diye cevapladı.

Kendisinden ele geçirildiÄŸi iddia edilen  ''Ergenekon'' belgesini nereden temin ettiÄŸi sorusu üzerine Arslan, ''Fehmi Koru'yu sevmem. Taha Kıvanç olarak okuyordum. Sonra abuk subuk bir ÅŸeyler yazdı. Orhan Pamuk'u sevmiyorsan ona sahip çıkmaman lazım. Bu, Fehmi Koru'ya yakışmıyor. Türk milleti Ermenilere karşı yüzde yüz deÄŸil de yüzde 10 yanlış yaptı'' dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Heyeti BaÅŸkanı Köksal Åžengün, sorulan soruya cevap vermesi gerektiÄŸini söyledi.

''Bunları anlatmazsam yaşayamam'' diyen Arslan da hasta olduğunu, akılsal problemlerinin bulunduğunu, nefes alamadığını ve sağlıklı olmayıp kendisine geri zekalı diyebileceğini kaydetti.

Arslan, üye hakim Sedat Sami HaşıloÄŸlu'nun ''Hedefte Birden vardı, neden diÄŸerlerine de ateÅŸ ettiniz?'' sorusuna ise kızgın olduÄŸunu, odaya girdiÄŸinde saÄŸ taraftakilere deÄŸil, sol taraftakilere ateÅŸ ettiÄŸini, türban kararını verenlere karşı kızgınlığının hala devam ettiÄŸini söyledi.

HaşıloÄŸlu da ''Cebinde Kur'an olan ÅŸahıs ölmüÅŸ'' sorusuna da Arslan, Guantanamo cezaevindeki kiÅŸilerin de tuvalete Kur'an attıklarını söyledi.

KALBEN ÖZÜR DİLEDİM
HaşıloÄŸlu'nun, ''Türban kararında muhalif kalan kadın üyeyi de yaralamışsınız'' sözlerine karşın Arslan, ''Kendisinden daha sonra kalben özür diledim'' dedi.

Haşıloğlu, daha sonra Arslan'ın annesinin ifadesinde, oğlu ile ilgili beyanlarını okudu.

Arslan da bu bayan ve diÄŸer ÅŸahıslarla ilgili bir ÅŸey duymak istemediÄŸini ifade ederek, ''İnancı için kendisini feda etmeyen insanlardan uzağım. Evladı kavga etmesin diye her türlü ÅŸeye baÅŸvuran ailelerden uzağım. Eve kilitlemenin anlamı yok. Benim annemin fakirlere karşı gözü yaÅŸarmadı. Ben böyle bir ailede yokum. İslam inancı için gönülden fedakarlık yapmayan insanlarla yaÅŸayamam'' ÅŸeklinde konuÅŸtu.

HaşıloÄŸlu'nun, ''İnançlı bir kiÅŸi olduÄŸunuzu söylüyorsunuz, inançlı insanları nasıl öldürdünüz?'' sorusuna da Arslan, ''Ben sadece öldürürüm, zulüm etmem. Elimde imkan olsa Allah rızası için buradaki insanları yaÅŸatmam'' diyerek bağırıp, küfür etti.

HaşıloÄŸlu'nun ''gladyo'' nedir sorusuna da ''kılıç'' ÅŸeklinde cevap veren Arslan, dünyanın hiçbir yerinde gladyo olmadığını iddia etti.

Danıştay saldırısının ardından ''İdris Arslan'' olarak söz ettiÄŸi babasının ve bazı avukat arkadaÅŸlarının kendisine para yatırdığını ifade eden Arslan, istihbarat örgütleri adına da çalışmadığını kaydetti.

Arslan, Türkiye'de bomba temin etmenin çok kolay olduÄŸunu da ifade etti.

Danıştay saldırısından bir gün önce Ankara'ya gittiÄŸinde tutuksuz sanıklardan Süleyman Esen'i aradığını belirten Arslan, ''Yorgundum. Osman Yıldırım ile olan kavgayı üzerimden atamıyordum. Esen'e, geri dönmek için Ankara'dan ayrılayım mı dedim? O da güldü, konuÅŸtuk iÅŸte'' dedi.

Bunun üzerine Mahkeme Heyeti BaÅŸkanı Köksal Åžengün, ''Süleyman Esen, Danıştaya saldırı yapacağını biliyor yani'' sorusuna ise Arslan, ''Hayır bilmiyor, yemin ederim'' dedi.

BaÅŸkan Åžengün'ün, Esen ile Danıştay saldırısını konuÅŸup konuÅŸmadığını sorması üzerine de Arslan, hasta olduÄŸunu, konuÅŸamayacağını kaydetti.

DuruÅŸma, Arslan'ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

BUGÜNE KADAR 25 SANIK TAHLİYE OLDU
Bu arada 20 Ekim 2008 tarihinde ilk duruÅŸması yapılan ''Ergenekon'' davası, bugün bir yılını doldurdu. Mahkeme heyeti, bir yıllık yargılamada ikinci ''Ergenekon'' davasıyla birlikte toplam 127 duruÅŸma yaptı. Mahkeme heyeti, bu süreçte birleÅŸen Danıştay dosyası da dahil tutuklu 25 sanığı tahliye etti. (AA)

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3