AKŞAM | PAZAR | 18 EKİM 2009, PAZAR
Kiminin kötülükten gözü dönmüÅŸ, kiminin kötü olduÄŸuna inanamıyorsunuz. Kimi elinden silahı bırakmıyor kimi eline silah almadan en büyük kötülükleri yapıyor. Onlar bizim eÄŸlence dünyamızın en kötü çocukları...
Hollywood dünyasındaki kötü çocukları seviyoruz, kılıktan kılığa giren Johnny Depp, siyaset tutkusunun önüne geçemeyen ve bu uÄŸurda ateÅŸli konuÅŸmalar yapan, hatta gazetecilerle yumruk yumruÄŸa kavga eden Sean Penn, artık çocuk olmasa da Mickey Rourke, büyükbaba kıvamındaki Robert de Niro, küçük bir yüz germe ameliyatından sonra maçoluÄŸuna devam edecek olan Al Pacino... Oyunculukları ve karizmaları ile canlandırdıkları karakterlerden nefret edemeden hayranlık duymaya devam ediyoruz.
Bizim kötü adamlarımıza bir göz atacak olursak karizma yönünden de, oyunculuk gücü olarak da hiç aÅŸağı kalmadıklarını görüyoruz. Tamam, onlar kadar kötü olmayabilirler ama onlar kadar yakışıklı oldukları kesin. Laf aramızda, baÅŸrol oynayan jönleri ceplerinden çıkartacak kadar da iyi oyuncular...
Barış Falay
Seyirciyi gözyaÅŸlarına boÄŸan, bunalıma sokan, çoÄŸu kadını intiharın eÅŸiÄŸine getiren 'Aliye' dizisinde tanıdık onu. İyi ki de rol almış Aliye'de, yoksa 'Hamlet' de oynamış ama kim gidip de keÅŸfedecekti tiyatro sahnesinde! Erol TaÅŸ kadar kötü olmasa da boncuk gözlerini kırpıştırarak ürkütmeyi baÅŸarmıştır seyirciyi. Ankara D.T.C.F mezunu olan Falay, 'Ezel' ile kötü adama bu sezon bambaÅŸka bir yorum getirmektedir. Bana kalırsa kısacık göründüÄŸü sahnelerde bile müthiÅŸ bir derinlik yaratmakta ve tıpkı nefret edilemeyen kötü adamların piri Robert De Niro gibi ne yapsa sevilmektedir.
Sinan Tuzcu
Sinsi, kötü ve çapkın adam... 'Yol Arkadaşım'da yaptıklarını unutmuÅŸ olamazsınız! Unutanlar için hemen hatırlatayım; gül gibi karısını genç bir kızla aldatmış ve hatta o kıza kendi oturduÄŸu dairenin karşısında ev tutmuÅŸ, üstelik karısına yakalanarak ailesinin dağılmasına sebebiyet vermiÅŸti. Yeni baÅŸlayan dizi 'Nefes'te ise zengin bir iÅŸadamının haylaz büyük oÄŸlunu oynuyor ve bakışlarından anladığım kadarıyla da yerinde rahat durmayacak. Naz Elmas'a göz koyacağını ve aileye çok çektireceÄŸini hissedebiliyor ve vahÅŸi bakışlarını masum kızlardan uzak tutmasını diliyorum...
Tolga Karel
Tam bir 'kötü çocuk'... Kamera önüne ister profesyonelce ister tesadüfen geçsin, rol kesmeye bayılıyor. Kötü olmaktan da korkmuyor. ABD'de yaÅŸasa daha hırçın olabilirdi diye düÅŸünüyorum. 'Yaprak Dökümü' seyircisi mutlaka nefret ediyordur ama zamanla 'kötü olduysa sebebi vardır' kıvamına geleceÄŸine eminim. Öyle ya neden kötü oldu bu çocuk, hiç mi sevilmedi, hiç mi sahip çıkan olmadı? Tez zamanda karşısına diÅŸli bir kadın çıkar da Tolga'yı evinin erkeÄŸi yaparsa, paparazzilerle kapışmaktan vazgeçer, böylece enerjisinin tamamını kötü adam rollerine kullanır...
YiÄŸit ÖzÅŸener
Hiç de kötü adam gibi tanımamıştık YiÄŸit'i. Ne zaman ki yönetmen Andaç HaznedaroÄŸlu onun içindeki kötüyü keÅŸfetti ve 'Dudaktan Kalbe'de rol verdi, sinemamız kazançlı çıktı. Herkesin baÅŸrol oynamak ve ahkam kesmek isteÄŸiyle yanıp tutuÅŸtuÄŸu dizi piyasasında, yakışıklı kötü çocuklara da ihtiyaç var nitekim. YiÄŸit'i reklam filmlerinde 'özgür çocuk' olarak dere tepe gezerken sevmiÅŸtik, sonra bir anda Lamia'yı baÅŸtan çıkarmaya çalışan fena adam olarak da benimsedik. Hiç de garipsemedik. Bu kez YiÄŸit'in karşısında daha iri yarı ve taçlı bir oyuncu var. Bakalım Kenan İmirzalıoÄŸlu karşısında YiÄŸit ÖzÅŸener borusu nasıl bir tonda ötecek ve Cansu Dere kime yar olacak?
ELİF AKTUĞ