AKŞAM | SIYASET | 20 EKİM 2009, SALI
Açılım politikalarına kızanlar da destek verenler de dün yaÅŸanan görüntülerin 'dünya tarihi açısından' bile önemli olduÄŸunu kabul etmek durumunda.
Terörle mücadele eden ve bunu kazanan ülkeler dahil, teröristlerin daÄŸdan inip bizdeki gibi, kameraların önünde ülkelerine dönmesi, sanırım baÅŸka hiçbir yerde gerçekleÅŸmemiÅŸtir.
'Silahlara veda' veya 'daÄŸdan ovaya iniÅŸ' sürecinin en kritik dönemecindeyiz. Aylardır hararetli biçimde süren 'Kürt veya demokratikleÅŸme açılımı' ilk kez ete kemiÄŸe bürünmüÅŸ oldu. Bakalım gerisi nasıl gelecek?
Sabah saatlerinden itibaren yaÅŸanan heyecanlı bekleyiÅŸ boyunca ve Kandil'den Habur'dan gelenlerin karşılanışını izleyince Yazı İşleri'nde arkadaÅŸlarımla birbirinden çarpıcı baÅŸlıkları tartışırken Mehmet AÄŸar'ı düÅŸündüm... 'Acaba ne hissediyor, ne düÅŸünüyor?' diye... Bundan 3 yıl önce 'DaÄŸda silah tutacağına düz ovada siyaset yapsın' sözleriyle olay yaratan AÄŸar'ı... 'Gerekirse af bile çıkartılabilir, önemli olan kanın durdurulması' diyen, ömrünü devlet kademelerinde geçirmiÅŸ, bölücü terörle mücadele etmiÅŸ, ismi derin devletle özdeÅŸleÅŸmiÅŸ, siyasete girdiÄŸinde ülkesine katkı yapmak için müthiÅŸ bir riske girerek 'demokratikleÅŸme açılımının belki ilk temellerini atmış' Mehmet AÄŸar'ı...
Yani vatanseverliÄŸinden kimsenin kuÅŸku duyamayacağı, terörle mücadele konusunda söz söylemeye hak kazanmış bir isim olan AÄŸar'ı...
Aradım, iki telefonu da değişmişti...
Biraz sonra son kullandığı telefonu üzerinden kendisine ulaÅŸtım. Duygularımı, düÅŸüncelerimi anlattım, 'Eski günlere gittim' dedim. 'Sizinle konuÅŸmuÅŸtuk, o dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı YaÅŸar Büyükanıt size sert tepki göstermiÅŸti. Sizi medya üzerinden açıkça kınadığını söylemiÅŸti. Åžimdi ne hissediyorsunuz?' diye sordum.
Samimiyetle konuÅŸtu, sonra yazılmasını istemedi, biraz ısrar ettim, saÄŸolsun kabul etti. Bakın Kandil'den ve Habur'dan teröristler gelip Türkiye'ye teslim olurken Mehmet AÄŸar neler düÅŸünüyordu... Kendi sözleriyle...
AÄžAR: HEDEF DOÄžRU METOT TARTIÅžMALI
'Ben dediÄŸim zaman Türkiye arkamda dursaydı bu iÅŸ çoktan biterdi. O gün yapayalnız kaldım. Aradan geçen yaklaşık 3 yılda dökülen kanlara üzülüyorum. Büyük olayların geleceÄŸini görmüÅŸtüm, onun için o sözleri söyledik, büyük bir giriÅŸimde bulunduk. O zor göreve talip olmak bize düÅŸerdi. Belki kitleleri ikna etmek daha bile kolay olurdu. Zaman kaybı oldu. Åžimdi hedef doÄŸrudur, metot ise tartışmalı. Türkiye bu iÅŸi daha önce bitirmeliydi, olmadı, ÅŸimdi bitirmelidir. O zaman iç konjonktür daha uygundu. Åžimdi dış konjonktür uygun. Bugün 'dış konjonktürün baskılarıyla açılım yapılıyor' düÅŸüncesi yaygın. İşi zorlaÅŸtırıyor. Ama ne olursa olsun Türkiye, iyi niyetle ve kararlılıkla iÅŸin üstüne gidiyor. Ben o zaman konuÅŸurken bölgeye giderek, nabzı tutarak konuÅŸmuÅŸtum. Kan geleceÄŸini görmüÅŸtüm. EÄŸer benim sözlerim dinlenseydi, gereÄŸi yapılsaydı ne DaÄŸlıca olurdu, ne Aktütün, ne de diÄŸer baskınlar.'
'BENELÜKS MODELİNİ ÖNERMİŞTİM, O DA ÇOK ÖNEMLİYDİ'
Konu hassas, AÄŸar da haklı olarak çok dikkatliydi. Buna raÄŸmen söyledikleri çok da önemli ÅŸeyler oldu. Tam telefonu kapatmak üzereyken, hayli çarpıcı olduÄŸunu düÅŸündüÄŸüm ÅŸu açıklamayı yaptı:
'Ben o günlerde asıl Benelüks modelini önermiÅŸtim. Türkiye, Suriye, Irak, Ermenistan, Gürcistan... Bölge ülkeleri arasında iktisadi, siyasi, kültürel, sosyal ve hatta sportif iÅŸbirliÄŸi modeli üzerinde durmuÅŸtum. O vizyon bizden dört yıl sonra bugün gündeme geliyor.'
AÄŸar'ın saydığı ülkelerden özellikle Suriye ve Irak'la çok geniÅŸ kapsamlı anlaÅŸmalar yapılıyor, iliÅŸkiler en üst noktaya çıkartılıyor. Kürt açılımında bu iki ülkeden tam destek geliyor. DiÄŸer ülke Ermenistan ile de açılım politikası gereÄŸi tarihi imzalar atılıyor. AÄŸar'ın o uyarısı da, uyarının içeriÄŸindekiler de ne kadar ilgi çekici deÄŸil mi?
Åžimdi hepimizin o günlere gidip, AÄŸar'ın söyledikleri üzerinde biraz düÅŸünmesi gerek. Bugün yapılanlarla o gün söylenenler arasındaki ÅŸaşırtıcı benzerlik derinlemesine analize muhtaçtır. Yapılanları destekleyin veya karşı çıkın, ama soÄŸukkanlı biçimde bu aradaki baÄŸlantıyı anlamaya
çalışalım.
Ben size küçük bir ipucu vereyim:
'AÄŸar, küresel güç dengelerindeki deÄŸiÅŸimi ve onun bölgesel yansımalarını da çok iyi görmüÅŸ, baÅŸarıyla sezmiÅŸ ve senteze ulaÅŸmış olabilir.'
Ne dersiniz?
İSMAİL KÜÇÜKKAYA