Bu gece, Ulusal futbol takımımız kazanılması ÅŸart olan bir maça hem de deplasmanda çıkacak. Bosna'nın kendi sahasında oynama ve beraberlik avantajı var. RüÅŸtü, Volkan, Gökhan'lar, Servet, Nihat, Tuncay, Altıntoplar, Arda, Emre ve Semih'in oluÅŸturduÄŸu bir kadro nasıl oluyor da böylesine zor bir durumda olabiliyor. Anlayabilmek kolay deÄŸil..
Daha önceki yıllarda da finallere gitmemizi, önemsemediÄŸimiz Letonya ekibi engelleyebilmiÅŸti. Bu gece ondan daha güçlü bir takımla yine aynı konumdayız. Dünya ve Avrupa üçüncülüÄŸü kazanmış bir ülkenin takımına, bulunduÄŸu konum yakışmıyor.
Futbolcularımızın bedensel özellikleri baÅŸarı için yeterli olmuyor. Moral motivasyonlara da ihtiyaç duyuluyor. Tam profesyonel olamıyoruz. Terim, taktiklerinden önce, psikolojileriyle de ilgilenmek zorunda kalıyor. İnanılmaz baÅŸarılar kazanmak için zaman zaman 'Pehlivan kavgaları' bile yapıyor. Çünkü genlerimizin özelliÄŸinden dolayı, ruhsal motivasyon olmadan bedensel ÅŸahlanma yaratamıyoruz. Terim bunu çok iyi biliyor. Son basın toplantısında çok sakindi. İyi ve yeni bir motivasyon modeli bulmuÅŸ diye düÅŸünüyorum.
Böyle zor günlerde beklenmedik baÅŸarılar da kazanabilen ekibimizden ümitliyiz. Onlardan galibiyet bekliyoruz.
Ankara'da hava kirli
Geçen yıl Ankaragücü'nün maçlarında devamlı taraftar protestosu izlemiÅŸtim. Söylentilere göre Ankaraspor'u yöneten Gökçek'in amacı Ankaragücü'nü ele geçirmek istemesiydi. Önce BaÅŸkan Cemal Aydın, onca tecrübe ve emeklerine raÄŸmen yönetimden uzaklaÅŸtırıldı. Bu yıl görüyoruz ki, o çok kızdığı rakibi Gökçek'le 'kanka' oluvermiÅŸ. Merasimle Ankaragücü'nü yeni sahiplerine teslim etti. Tüzük buna imkan vermiyordu, onu da deÄŸiÅŸtirdiler. Ancak, TFF inançlı ve dürüst davranarak politik ayak oyunlarını spora da girmesini ÅŸimdilik engellemiÅŸ oldular. Ama Ankara'da hava kirliliÄŸi hala devam ediyor. Politik seçim öncelerinde gördüÄŸümüz sahneleri sporda görmek istemiyoruz. Yüz yıllık Ankaragücü'nü kurtarılmasını istiyorum.