Türkiye gibi koskoca ülkeyi yöneten koskoca AK Parti'nin, yıllar öncesinden tanıdığım ve son derece saygı duyduÄŸum iletiÅŸim hocası Genel BaÅŸkan Yardımcısı Prof. Dr. Edibe Sözen Hanımefendi kalkıp diyor ki: 'Organizasyon aracılığıyla Kevin Costner'dan böyle bir bilgi geldi... Biz kendimiz ulaÅŸmadık. Onlar bize ulaÅŸtılar. Biz aramadık, onlar aradılar. Sanatçı, buradaki organizasyon ÅŸirketi aracılığıyla bize ulaÅŸtı. Biz, Vural gibi Amerika'yı arayıp da bir bilgi temin etmedik'...
Åžimdi bu ifadenin neresinden tutalım? Siz kalkıyorsunuz Ahmet San Bey'in ifadesine dayanarak tüm Türkiye'ye 'Kevin Costner demokratik açılımı destekliyor!' mesajını veriyorsunuz... Sonra da açıklamanızla 'ÅŸecaat arz ederken, sirkatinizi söylüyorsunuz...'
***
Ahmet San'ı çok severim... Onu tanıyan herkes de onu çok sever. Ancak birinci elden haber kaynağı olduÄŸu ya da ortak iÅŸ yapılacağı zaman mutlaka herkesin bir rezervi vardır... MüthiÅŸ iÅŸler yapmıştır. Genelde de baÅŸkasından çok kendisine zararı dokunmuÅŸ; tabiri amiyane ile 'çırak çıkmıştır' yaptığı pek çok iÅŸten... Naif, terbiyeli, iyi niyetli bir 'organizatördür'...
Genellikle 'tahminini' fikri gibi, olmuÅŸ gerçeklik gibi sunabilir. Batılıların 'wishfull thinking' dedikleri bizde 'temenni', 'hüsnü kuruntu' kavramlarıyla karşılanabilecek tutumu tüm dostlarının malumudur. Onu öyle kabul eder, bağırlarına basarlar...
ÖrneÄŸin 'Michael Jackson Müslümandı!' ÅŸeklindeki açıklamasına gülüp geçmiÅŸtik biz. Ancak medyanın geniÅŸ bir kısmı ciddiye almıştı. Sonra anlaşıldı. Ahmet kendisi açıkladı: Michael Jackson'ın Müslüman olan kardeÅŸini telefonla arayıp sormuÅŸ: 'Michael Müslüman oldu mu?..' KardeÅŸ susmuÅŸ. Hiç ses çıkarmamış. Ahmet de bundan Michael'in Müslüman olduÄŸu sonucunu çıkarmış... Medyamız da bunu manÅŸetlere taşımış...
Edibe Hanım mal bulmuÅŸ MaÄŸrib” gibi olayın üstüne atlamadan önce iliÅŸkileri, kiÅŸileri biraz araÅŸtırsa... İki üç kiÅŸiye sorsa, iÅŸin aslını çözecekti... Öyle MHP Grup BaÅŸkan Vekili gibi ABD'lere telefon edip Costner'ın PR ÅŸirketi ile falan görüÅŸmesine gerek yoktu. Ahmet'in arkadaÅŸlarına soracaktı; yeterdi...
Nitekim Kevin Costner'ın Türkiye konserlerini organize eden sevgili Ahmet San kardeÅŸim ve iÅŸ arkadaşı Cüneyt Ortan yaptıkları açıklamada Oktay Vural'ın ABD'den edindiÄŸi bilgilerin pek de yanlış olmadığını teyit etmiÅŸler.
***
Peki, neymiÅŸ o bilgiler? Vural, düzenlediÄŸi basın toplantısında Kevin Costner'ın uluslararası halkla iliÅŸkiler temsilcisi ile telefon ve internet aracılığıyla iletiÅŸim kurmuÅŸ. Costner'ın demokratik açılım konusunda görüÅŸünü açıklayıp açıklamadığını sormuÅŸ. Yanıt e-posta ile gelmiÅŸ. Metinde, Costner'ın Türkiye'yi ve Türk Milletini çok sevdiÄŸi, bu konuyla ilgili olarak Türkiye'nin iç politik meseleleri hakkında kendisini konuÅŸmaya ehil addetmediÄŸi ve bu konuda hiçbir zaman bir yorumda bulunmadığı' ifade ediliyormuÅŸ.
Tabii bu olayı ciddiye alıp, buradan AK Parti'ye hakaretler yaÄŸdırılmasına, ya da CHP BaÅŸkanı Deniz Baykal'ın bir baÅŸka mal bulmuÅŸ MaÄŸrib” gibi meseleyi diline pelesenk edip siyasi saldırı malzemesi yaparak düÅŸtüÄŸü komik duruma katılmak mümkün deÄŸil. Ancak Edibe Hanım'ın meseleye bu kadar derinlikten yoksun ve tedbirsizce yaklaÅŸmasına katılmak da mümkün deÄŸil.
Mesele üç noktadan geçen bir hayali üçgenin ortasında durmaktadır. Bu üçgenin bir köÅŸesinde 'kolaycılık', diÄŸerinde 'sansasyon'dan siyasi fayda umma saflığı' ve üçüncüsünde 'iletiÅŸimin pratiÄŸinden yoksun olma zaafı' durmaktadır... Öte yandan her ne kadar, 'Karşımızda Türk Milleti'ne karşı bir psikolojik savaÅŸ yapan ve Türk Milleti'ni bir tuzaÄŸa düÅŸürmek isteyen bir senaryoyla karşı karşıyayız' ÅŸeklindeki çıkarsamalarına kesinlikle katılmasak da Oktay Vural'a, iletiÅŸim adına tam puan vermemezlik de edemeyeceÄŸiz...