Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Mehmet Barlas'a o yazıyı yakıştıramadım

Mustafa Balbay'a destek olmak için bir zamanlar bünyesinde yer aldığı ancak sonradan çok farklı yerlere savrulduÄŸu Cumhuriyet gazetesine ziyarete gittiÄŸinde 'İşte bu yüzden Mehmet Barlas büyüktür' diye yazmıştım. İdeoloji, görüÅŸ farklılıklarını önemsemeden, kamplaÅŸmanın esiri olmadan, büyük ihtimalle gazetecilik tarzını tasvip etmese de Balbay'a destek vermeye gitmiÅŸti... Çünkü Barlas, kendisi gibi düÅŸünmeyenlerin de gazetecilik yapması gerektiÄŸine inanmış olmalıydı.
Nitekim, Türk basınının onu yerleÅŸtirdiÄŸi yer son yıllarda bir gazeteci, bir yorumcu olmanın daha ötesinde... Mehmet Barlas son yıllardaki duruÅŸu ve mesafesiyle basının akil adamı olmuÅŸtur.
Geçen hafta kritik bir yazı yazdı Barlas. Bu yazıda DoÄŸan Grubu'nun geçirdiÄŸi zor günlerden bahsediyordu ve benzerlerine ancak Barlas'tan çok daha aÅŸağı düzeyde yetenek ve bilgi seviyesindeki insanlarda rastlanacak kliÅŸe bir analiz yapıyordu... Aydın DoÄŸan'a seslenerek 'Seni yöneticilerin bu hale getirdi' diyordu...
Buna benzer ne çok ÅŸey duydun deÄŸil mi son günlerde? Kolonya kokulu Fehmi Koru'sundan Akif Beki'ye kadar... Tekrarlanan, sakız gibi uzayan laflar...
Hadi baÅŸkaları Aydın DoÄŸan'a çaÄŸrıda bulunurken bir beklenti içinde... 'Onları at bizi al' diye yalvarıp duruyorlar.
Oysa DoÄŸan Grubu'nu onlar yönetse, çoktan batmıştı: DoÄŸan sebeplerle, beceriksizler iÅŸ bilmediÄŸi için...
Mehmet Barlas'ın böyle bir beklentisi olmadığı da ortada. Nitekim, kısa süre öncesine kadar da Aydın DoÄŸan'a ait Posta gazetesinde yazarlık yapıyordu. İstese o grupta çalışmaya devam ederdi, ama kendisi ayrılmayı tercih etti.
Dahası, Barlas bugün tartışılması gereken meselenin DoÄŸan Grubu'nun bugüne kadar yaptığı yanlışlar olmadığını da bilir. Elbette, DoÄŸan Grubu'nun tercihleri, yöneticileri, yayın politikaları masaya yatırılabilir. Ama bunlar bir baÅŸka zamanın tartışmasıdır. Ne yeri ne sırasıdır...
Åžimdi biz Türkiye'de özgür basının varlığını sürdürüp sürdürmeyeceÄŸini tartışmalıyız. DoÄŸan Grubu da giderse, geriye ne kalacak? Bunu düÅŸünmeliyiz. Herkes hükümetin güdümünde, BaÅŸbakan'a yakın sermayenin himayesi altında mı gazetecilik yapacak?
Ben de aynen Hıncal Uluç gibi düÅŸünüyorum: Güçlü bir Hürriyet, güçlü bir Sabah'ın ve benim özgürce yazılarımı yazdığım, sesimi duyurduÄŸum bir AKÅžAM'ın da teminatıdır.
Ne garip, Mustafa Balbay'ın gazetecilik yapması için destek ziyaretinde bulunan Mehmet Barlas, DoÄŸan Grubu'nun geleceÄŸi için son derece acımasız.
Basının akil adamı pozisyonuna ulaÅŸmış bir insanın bir medya grubunun batırılma sürecinde, özgür basından yana tavır almak yerine eski defterleri karıştırmasını anlamak mümkün mü?
YaÅŸadığım hayal kırıklığı bundandır... Mehmet Barlas da böyle yapıyorsa Türk Basını'nda serinkanlı tartışma tamamen bitmiÅŸ, bu mahallede artık akil adam kalmamış demektir.
Kendi kendime bulabildiÄŸim tek açıklama Mehmet Barlas'ın gerek çalıştığı kurum, gerek kurduÄŸu iliÅŸkiler, gerek yüzünü okÅŸadığı kiÅŸiler yüzünden bakımdan bulunduÄŸu zor durumdan dolayı bu yazıyı, bu yorumu mecburen yapmış olabileceÄŸi...
Basın, hiçbir döneminde, baÅŸka medya kavgaları esnasında, bugünkü kadar çirkef olmamıştı... Barlas'ın akil adamlığını göstermesi ve bir serinkanlılık çaÄŸrısı yapması gerekiyor. Yakışan bu olacaktır.

Hadsiz benzetmelerin adamı

Cuma günkü yazımda BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın Aydın DoÄŸan'ı Al Capone'a benzetmesini nereden duymuÅŸ olabileceÄŸini sorgulamıştım. Ve Today's Zaman'da çıkan Andrew Finkel imzalı bir yazıdan söz etmiÅŸtim. Finkel bir yazısında bu benzetmeyi yapmıştı. Ayrıca Amerikalı gazetecinin DoÄŸan Grubu'na karşı kiÅŸisel bir garezi olabileceÄŸinden de bahsetmiÅŸtim.
Finkel, yazının çıktığı gün aradı ve ayrıca bir açıklama yolladı. Kısacası, eÅŸini hedef gösteren yazıları bastığı için Hürriyet'te kırgın olsa da bu kırgınlığın kendi düÅŸüncelerini gölgelemesine izin vermediÄŸini söylüyor. Hatta, daha evvel buna dair bir yazı da kaleme almış; yine Today's Zaman'da...
Finkel'a hadsiz benzetmesini sordum... Elbette DoÄŸan'ın Al Capone'a benzemediÄŸini, sadece dünyanın en bilinen vergi davası olduÄŸu için aklına oradan geldiÄŸini söyledi. Bir tür 'edebi' benzetme yapmak istemiÅŸ.
Sanırım haddini fersah fersah aÅŸtığının farkında; Al Capone benzetmesi çığrından çıktığının o da farkında.
BaÅŸbakan da her danışmanından duyduÄŸu benzetmenin üzerine atlamadan birkaç kere düÅŸünmeli. Zira bugün Aydın DoÄŸan'ı Al Capone'a benzeten Finkel geçmiÅŸte de BaÅŸbakan ErdoÄŸan için 'maganda' demiÅŸti...
Uluslararası gazetecilik örgütleriyle de yakın temasta olan, akademik yayınlara da makale yazan Finkel nedense Türkiye'deki yazılarında fazla etik kriterleri göz önünde bulundurmuyor. Bu gibi hadsiz benzetmeleri yapması doÄŸrusu ÅŸaşırtıcı...
Dünyanın hiçbir yerinde bir BaÅŸbakan'a 'maganda' denilmez ve bir medya patronu mafya liderine benzetilmez.
Ne yazık ki Finkel, bunları yapma niyetinin 'Bir Batılı'nın Türkiye'yi küçümsemesinin sonucu' olup olmadığını açıklamamış mektubunda.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3