Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Aman doktor canım doktor, nerdesin?

Dr. Bernard ilk kalp naklini yaptığı yıl, buna Türkiye'nin tepkisi Öztürk Serengil tarafından dile getirilmiÅŸti.

Serengil, baÅŸlıkta yazdığım ÅŸarkısında kendisine bir kadının kalbini nakleden doktorunu anlatıyordu. Serengil tabii ki kadın kalbi nakledilince eÅŸcinsel olduÄŸunu söylüyordu. Komik bir ÅŸarkıydı ve kalp nakli haberine dünyada verilen en anlamlı, en sıcak tepkilerden bir tanesiydi.
Geçen hafta bir bu ÅŸarkıyı hatırladım ve bir de Woody Allen'in bir filminden bir sahneyi kafamda canlandırdım. O sahnede Woody, test sonuçlarını almak için doktorunun odasına giriyor ve masasının karşısına oturuyor. Adam gerçek yaÅŸamında da, filmlerinde de gerçek bir ruh hastası olduÄŸundan, doktorunun karşısında hayaller görmeye baÅŸlıyor.
Hayalinde doktor ona konuÅŸmaya baÅŸlıyor ve 'Test sonuçların pek parlak deÄŸil. Korkarım birkaç hafta içinde öleceksiniz' diyor. Tabii ki doktor aslında o an sadece test sonuçlarını incelemekte. Ama Woody bu hayaline kendisini  inandırıyor. MüthiÅŸ bir panik atak yaşıyor ve tüm hayatı gözlerinin önünden akıyor.

ÖrneÄŸin; kendisini yemek yemediÄŸi için azarlayan annesini filan görüyor.
Bu arada doktor gerçekten konuÅŸmaya baÅŸlıyor ve 'Bir sorun gözükmüyor. Test sonuçları iyi' diyor. Woody bu lafa karşılık 'Ölecek miyim?' deyince, doktor müthiÅŸ bir sabırla 'Henüz deÄŸil' diyor. Mutlaka içinden 'Ne yazık ki henüz deÄŸil' dediÄŸine de eminim.
Woody bunu duyunca hemen sokaÄŸa çıkıp romantik müzik eÅŸliÄŸinde yavaÅŸ çekim koÅŸmaya baÅŸlıyor.

Geçenlerde bir kan testi yaptırdım. Zaten aşırı pimpirikliyim ve her durumda daima en kötü senaryoyu düÅŸünürüm.
ÖrneÄŸin; Rana bana 'Balık tutmaya gideceÄŸiz' dediÄŸinde ben otomatik olarak altı yaşında deniz kenarında otururken önümden akıntıya kapılıp geçen ÅŸiÅŸmiÅŸ cesedi  hatırladım. Ertesi gün öÄŸrendik ki Sarayburnu'ndan düÅŸmüÅŸ adam denize, ta Çengelköy'den çıkarılabildi. Bende ilave ÅŸanssızlıklar olduÄŸu için öyle bir durumda cesedim muhakkak bir Karadeniz turu da atardı. 'Balık tutmaya gideceÄŸiz' haberi üzerine böyle ÅŸeyler düÅŸünebilen bir insanın kan testi sonuçlarını beklerken neler hayal edebileceÄŸini umarım aklınıza getirebiliyorsunuzdur.
Tabii ki her zaman telefonunu açan doktorum 24 saat kadar ortadan yok oldu. O cevap vermedikçe ben, 'Herhalde öleceÄŸim ortaya çıktı da bunu söylememek için açmıyor telefonu' paniÄŸini yaÅŸadım.
Böyle geçen bir 24 saatten sonra buluÅŸtuk, odasına girdim, masasının karşısına oturdum. Test sonuçlarını uzattım. Aldı, bakmadan önüne koydu ve ben iÅŸte o anda Woody Allen'in filmini hatırladım. Çünkü ben de çeÅŸitli korkunç halüsinasyonlar kurmaya baÅŸlamıştım.
Doktor gerçekten konuÅŸmaya baÅŸlayınca bana son siyasi geliÅŸmeler hakkında  ne düÅŸündüÄŸümü sordu. Ben içimden bu soru nedeniyle sorunları hiç bitmeyen  Türkiye'ye, geçmiÅŸine ve geleceÄŸine, tüm sınır komÅŸularına, tüm Türki cumhuriyetlere, yavru vatan Kıbrıs'a, Türkler nerede yaşıyor ve yaÅŸatılıyorsa o yere ana avrat sövdüm. Tabii ki nazik konuÅŸmaya da çalıştım.

Siyasi soruya cevap vermediÄŸim takdirde doktorun sonuçlar hakkında gerçekte olduÄŸundan daha kötü ÅŸeyler söyleyeceÄŸi gibi absürd bir duygum vardı. KonuÅŸmaya baÅŸladığımda galiba sinirlerim boÅŸaldı ve yüksek sesle aÄŸladım. Doktor Türkiye'nin haline üzüldüÄŸümü sandı. Konuyu uzatmadı ve sonuçlara baktı. 'Ölecek miyim?' sorusuna o da 'BaÅŸka bir geliÅŸme olmadığı takdirde henüz deÄŸil' cevabını verdi.
Åžimdi de bu 'BaÅŸka bir geliÅŸme olmadığı takdirde' lafına fena halde takmış durumdayım. Galiba bu takıntının yaptığı stres öldürecek beni.

Oray'ın şovunu basacağım
Haylİ heyecanlı ve tehlikelerle dolu bir cumartesi başladı.
Kampa girdim hazırlanıyorum.
Durup dururken Oray Eğin'in Star televizyonundaki programını bu gece basmaya karar verdim.
Özge Uzun da saÄŸ olsun kırmadı beni, bu baskın eylemime destek verecek.
Halbuki bilmiyor ki ben bütün bu eylemi Özge Uzun'un Habertürk'teki programından sonra Star televizyonuna geçerken onunla arabada bir süre yalnız kalmak için planlamıştım. Genç kadın, sonunda ihtiyar sapığın tuzağına düÅŸtü.
Ben hippilerin 'Crashing' diye tanımladıkları 'eylemleri' yaptıkları dönemde yetiÅŸtim. Crashing bir insanın evine davetsiz olarak misafir gidip günlerce yatıya kalmaktır. Ben bunu yapardım baÅŸkalarına ama solcu arkdaÅŸlarım da karşılığında bana yatıya gelmeye baÅŸladıklarında davetsiz misafir ağırlamak zorunda kalmak  yerine Marksizm'den vazgeçtim daha rahat oldu...
Oray'a kötü haber ÅŸu: Evet Özge Uzun ile geleceÄŸiz programına. Stüdyoya zorla da olsa gireceÄŸiz ama hiç gitmeyeceÄŸiz. Yatıya kalacağız. Bilmem anlatabiliyor muyum? Özge gitmek isterse de onu da zorla orada tutacağım. Çünkü bu eylemde bir kız kaçırma boyutu da olsun istiyorum.
Cumartesi akşamı programda diğer davetliler kim bilmiyorum ama umarım uyumlu insanlardır
Ayrıca umarım stüdyoda viski de vardır. Çünkü cumartesi akÅŸamı ilk önce Habertürk'te saat 20.00'de Özge'de olacağım. Oradan çıkıp sana koÅŸacağız ve bütün bu koÅŸuÅŸturma arasında benim viski içmeye vaktim olmayacak. Bu ÅŸahsi bir kıyamet benim için. Viski içemediÄŸim zaman uyumsuz ve saldırgan olabilirim. Bu sadece Özge'nin sorunu deÄŸil. İnan bana, bu senin de sorunun Oraycım. Çünkü senin saatlerin özellikle tehlikeli.
Yanlış hatırlamıyorsam benim kendime örnek aldığım Hunter Thompson bir defasında kendisine istediÄŸi halde uyuÅŸturucu vermeyen birisini anında vurup öldürmüÅŸtü. Aslında ben seni hiçbir teÅŸviÄŸe ihtiyaç olmadan seve seve vurup öldürebilirim de viski bulunmaması ayrıca vesile olur... Üstüne üstlük bunu yaptığım takdirde tüm reytinglerde birincilik garantidir.
Artık Tivici oldun, reyting için her ÅŸeye-buna canlı yayında vurulup ölmek de dahil-, mutlu bir ÅŸekilde 'Evet' demen gerekiyor.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3