Ne zaman Habertürk ekranlarına çıksam, ne zaman güzel bir kadının karşısına otursam kendimle ilgili tuhaf bir bilgiyi açıklayıveriyorum. Sevim Gözay'ın programında aseksüel bir eÅŸcinsel olduÄŸumu söyledim. Özge Uzun'a da iktidarsız olduÄŸumu anlattım. İnÅŸallah baÅŸka bir programa çıkmam Habertürk'te. Çünkü bir daha sefere ne diyeceÄŸim belli olmaz. Mutlaka bulurum söyleyecek bir ÅŸey ama sonuçlar da ne olur bilemem.
Cumartesi gecesi kendimi Fellini'nin 'Kadınlar Kenti' filmindeymişim gibi hissettim.
Fellini'nin 'La Citta Delle Donne' filminde Marcello Mastroianni rüyamsı bir ortamda kadınlara ve karısına karşı tavırlarıyla yüzleÅŸmek zorunda kalmıştı. Kafama kazılmış filmin bir afiÅŸinde Mastroianni'nin suratı onlarca kadının bacağı ve ayağı arasında görülüyordu.
Cumartesi gecesi halim buna çok benziyordu. İlk önce Özge Uzun ile onun bacağını konuÅŸtuk ve hatta çılgın bir ÅŸekilde aşık olduÄŸum Marge Simpson'un bacaklarının görüldüÄŸü Playboy dergisi kapağı da ortaya çıktı programda ve ben fotoÄŸrafı alıp Özge'nin bacağı ile yan yana tutup kıyaslamalar bile yaptım.
Marge Simpson'un bacağının daha güzel olduÄŸunu söyledim. (Belki aÅŸktan gözüm kararmıştır bilemiyorum). Bu galiba Özge Uzun'u üzdü. Çünkü programdan sonra intihara kalkıştı. Benimle gece ıssız olan araba otoparkına indi ve arabada uzun süre birlikte gittik. Hatta sonunda Star televizyonunun ıssız bir katında benimle bir odada yalnız başına kalarak viski bile içti.
Kocasını kıskandım. Çünkü o aralarda karısı arayıp kendisinin Lagavulin viskisi içmekte olduÄŸunu söyledi. Çok sevdiÄŸim ve kolay bulunmayan bir viskidir bu. Baktım ki Özge de kocası da benim zararsız olduÄŸuma çoktan karar vermiÅŸ durumdalar. Kimsede bir endiÅŸe yok. Sonra Oray'ın programı baÅŸladı, kadınlar kentinin diÄŸer kadınları çıktılar ortaya. Tülin Åžahin, NeÅŸe Sapmaz, Özge Uzun ve ben bir kanapede yan yanayız. Neredeyse kucak kucaÄŸa oturuyoruz. Üstelik Oray EÄŸin'in konuyu açması üzerine fetiÅŸler, benim bacak takıntılarım üstüne filan konuÅŸuyoruz. Ben programın bir anında bayılacak gibi oldum. Üstüme fazla gelinmiÅŸti. Hiçbir fetiÅŸistin kendisini bu kadar kontrol altında tutmasını beklemek insanlığa sığar bir ÅŸey de deÄŸildi. Neden böyle yaptıklarını düÅŸündüm. 'Acaba yıllardır yazmış olduÄŸum yazıların öcünü mü alıyorlardı benden?' Bu olabilirdi ama gecenin baÅŸlangıcında kendimin iktidarsız olduÄŸumu durup dururken açıklamıştım Özge Uzun'a ya, herkes bundan dolayı da rahat davranıyor olabilirdi. Bu nedenle toplum huzuru ve sosyal dengeler açısından bu açıklamaları bir an önce yapayım dedim...
Her ne kadar daha önce aseksüel eÅŸcinsel olduÄŸumu bu sefer de iktidarsız olduÄŸumu açıklamış olsam da siz siz olun kendi güvenliÄŸiniz açısından buna tam inanmayın olur mu? Durumu size benim kedim Silvester'i anlatarak açıklamalıyım.
Bizim Silvester eve ilk geldiÄŸinde yıllar önce onu ameliyat ettirmiÅŸtik. Yani erkekliÄŸini yok etmiÅŸtik. Bu zorunluydu çünkü genç haliyle oraya buraya fışkırtarak koku yapıyordu. (Benim gençliÄŸime benziyordu yani).
Aradan onca yıl geçti, Silvester yaÅŸlandı da ama onu hala zaman zaman bir battaniyenin üstüne çıkmış, gözleri buÄŸulanmış, içgüdüsel seks hareketi yaparken görebiliyorsunuz. Bununkini kestirmiÅŸtik. 'Neler oluyor?' diye sordum veterinere. O da 'Kanında hormonlar var, bunlar nedeniyle yapıyor. Bunlar durdurulamayan içgüdüsel hareketlerdir' dedi.
Anlayacağınız; kendi hakkımda ne söylersem söylesem de bir gün beni birisinin üzerine çıkmış bazı içgüdüsel hareketleri yaparken görürseniz hiç ÅŸaşırmayın, beni sorumlu tutmayın. Kendimle ilgili yalan söylemiÅŸ olduÄŸumu da düÅŸünmeyin. Durum böyleyken hiç kimseye bana tam güvenmesini tavsiye etmem. Bu zararsızdır diye öyle fazla bacak muhabbeti yapmak, ayak uzatmak türü ÅŸeyler fazla olursa bir noktada kan dengelerim devreye girebilir ve çıldırabilirim. Herkes bu gerçekleri bilsin de gardını fazla düÅŸürmesin bana karşı. Benim de Silvester'in gözleri gibi gözlerim her an buÄŸulanmaya baÅŸlayabilir.
Annemi sattın baba
ÖZGE Uzun'un programından çıkar çıkmaz oÄŸlum telefonla aradı. Muzip bir sesle 'Annemi sattın baba' dedi. Bacak muhabbetimiz üzerine böyle düÅŸünmüÅŸtü. Ona anlattım ne olup bittiÄŸini. Bir sonraki lafı 'Baba senin iki karın mı var?' oldu. Programda 'ikinci evliliÄŸim' diye konuÅŸmuÅŸtum ya ÅŸu an iki karım var diye düÅŸünmüÅŸtü. 'Ben tek kadınla baÅŸ edemiyorum ne yapayım ikinci kadını oÄŸlum' dedim. 'Babasının oÄŸlusun' dediÄŸimi hemen anladı ve hatta güldü de... Ama tüm programda oÄŸlumun canını sıkan baÅŸka bir ÅŸeydi. Programın sonunda Özge Uzun bana 'Bir size bir de Rana Hanım'a diye elma ikram etti ya, oÄŸlum 'Neden bana ve dedeme de elma almadın?' diye kızdı. Bu büyük problem oldu. 'DiÄŸer iki elmayı da almadım oÄŸlum' deyince iÅŸler yoluna girdi ve ben 'İnÅŸallah gece yarısından sonra beni izlemez' diye dua ederek telefonu kapadım.
Oğlum uyumuş ama Rana seyretmiş kadınlar kentinde olanları.