Cuma öÄŸlen yine Salomanje'deyiz. Hıncal Uluç baÅŸköÅŸeye kurulmuÅŸ. BaÅŸka yere oturmasına kimse izin vermiyor zaten... Åžeyhül Muharririn diyorlar. Kabul etmiyor pek. Ahmet Kabaklı'nın 2001'deki vefatından sonra o 'post' boÅŸ aslında. Ancak Uluç'a göre o 'post'a Hakkı Devrim yakışıyor...
Günün özel konuÄŸunu Uluç getirmiÅŸ... 'Yarım asırlık gazeteci' dediÄŸi, Los Angeles'li Safter Yılmaz aÄŸabeyimiz... Türk medyası nezdinde oraların muhtarı ve de sorumlusu. Bize sorarsanız California Valisi Arnold Schwarzenegger, bölgede gazetecilik adına iÅŸ bitirme konusunda onun eline su dökemez... Ben de gazeteciliÄŸe ilk baÅŸladığım yıllarda onun geçtiÄŸi haberleri kullanırdım... DüÅŸünün siz tecrübeyi, iliÅŸki, network (aÄŸ) zenginliÄŸini...
Tam da Antalya'da Altın Portakal sahiplerini bulmak üzere... Magazin basını topun aÄŸzında... Hollywood'un, Beverly Hills'in baÄŸrından kopup gelmiÅŸ bir 'delikanlı' yanımızdayken ne konuÅŸulacaksa o konuÅŸuldu zaten... Bir de tabii ki Ahmet Hakan'ın Bedri Baykam'la... Pardon, Bedri Baykam'ın da bulunduÄŸu bir masada (Yakup'ta) BaÅŸak Sayan Hanım'la görüntülenmiÅŸ olması...
Sonuçları bilmiyorduk. Türk sinemasındaki star sisteminin neden 'çalışmadığını' konuÅŸuyorduk. Sonradan sonuçlar da bizi tamamen doÄŸrular ÅŸekilde 'tecelli' etti zaten... Ödül alanların herhalde hepsi son derece yetenekli çocuklar ancak içlerinde 'Star' falan yok... Sanki 'Antalya Amatör Filmler Festivali' ya da 'Antalya Sanat Filmleri Festivali'... 'Antalya Genç Yetenekler Festivali'... En iyisi 'Antalya Kimsenin Tanımadığı Yeteneklerin Oynadığı ve Kimsenin İzlemeyeceÄŸi Filmler Festivali' koysunlar adını, iÅŸ bitsin...
EÄŸer Altın Portakal, sinema sanatına yönelik bir Festival ise, diyeceÄŸimiz hiçbir ÅŸey olamaz... Starmış, ticaretmiÅŸ paraymış tanımaz, 'entelijansiya' olarak kim, neyi istiyorsanız ödüllendirirsiniz... Bize de pasta yemek düÅŸer... Ancak sektörün, endüstrinin ödüllerini verdiÄŸinizi iddia ediyorsanız, o zaman iÅŸ deÄŸiÅŸir. Ödül verdiÄŸiniz filmin 'iÅŸ yapması' gerekir, yerlerde sürünmesi deÄŸil... Sonra da 'Bu festival neden yeterince önemsenmiyor' ya da 'Antalya'nın kent markasına neden yeterince katma deÄŸer getirmiyor' diye sızlanmanın alemi olmaz...
Hıncal Uluç'a bir yazısını hatırlattım. KeÅŸke bulup yollasa da aynen yayınlasak... Hala ilk günkü tazeliÄŸini koruyor yani... Hıncal o yazısında popüler kültürde star sisteminden söz ediyordu... GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde medyanın 'star'ları parlatmak için elinden geleni yaptığını, bu sayede de kendi satışlarını olumlu yönde etkilediklerini belirtiyordu. Bizde ise 'ÅŸöhretli kiÅŸilere vurmak' alışkanlık haline gelmiÅŸti... 'Yakala!' ve 'Vur!'... 'EleÅŸtir, periÅŸan et! Starları deÄŸil yetenekli ancak adı duyulmamış arkadaÅŸları öne çıkar... Ayrıca da yeteneklerinden çok siyasi görüÅŸlerini önemse!...
Haberlerinde biraz ÅŸöhret yolunu tutmuÅŸ olanları periÅŸan etmeyi hedef al... Sansasyon yarat belki, ancak sonra seni 'taşıyacak' star kalmasın...
E diye bir kanal var. Açın bakın... Star'larını övüyor mu, yoksa onlara sövüyor mu?
Masadaki arkadaÅŸlara dönüp sordum: Bizim kuÅŸaktan size 33 tane star sayarım. Bugün hepsi hala star... Aynen Hollywood'da olduÄŸu gibi... Siz bana sizin kuÅŸaktan 3 tane gerçek 'star' sayın, ne istiyorsanız ısmarlayayım... Ayhan Işık gibi, Türkan Åžoray gibi, Göksel Arsoy, Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Kadir İnanır, İzzet Günay, Sadri Alışık, Fatma Girik, Kemal Sunal, Hülya KoçyiÄŸit, Fikret Hakan, EÅŸref Kolçak, Selda Alkor, Belgin Doruk, Zeki Müren ve daha niceleri gibi...
SaÄŸdan sayın Bülent Ersoy, Hülya AvÅŸar, Sezen Aksu, Tarkan ve tabii ki Ajda... Soldan sayın yine bunlar... Bunların da neresi sizin kuÅŸak oluyor merak konusu doÄŸrusu...
Star gibi star kaç tane var sinemamızda? DüÅŸünün bir... Ve sorun: Neden yok?.. TV'lerdeki popüler programlara kimler davet ediliyor bakın... Beyaz, konuk bulamamaktan ÅŸikayet ediyordu. DöndolaÅŸ aynı 'ÅŸöhretler'... 'Starlar' deÄŸil, 'ÅŸöhretler'...
Star yoksa popüler kültür yok; popüler kültür yoksa sektör yok... O yoksa, medya yok... Popüler kültürden ekmek yiyen onca insana ekmek yok...
O halde hem yıldızlarla uÄŸraşırken iki kere düÅŸünmeli hem de ödülleri dağıtırken...
Neden Oscar'da adayları ve ödül alacakları Amerika Sahne Sanatları ve Bilimler Akademisi üyeleri yapıyor da, entelektüel bir jüri yapmıyor? Salak mı bu Oscar'ı düzenleyenler? Neden bizde jüri BaÅŸkanı'nı herkes tanıyor da ödül alanları kimse tanımıyor? Neden Oscar'a kimse itiraz etmiyor da Portakal her yıl bir bardak suda fırtına koparmaya çalışan itirazcılarla dolup taşıyor?
Bu arada tüm ödül kazananları yürekten kutladığımı belirtmeliyim. Onların bu konuda hiçbir taksiratları yok... DiÅŸimi sıkıp bazılarını seyredebilirim bile...
Sözüm kendi kuyruÄŸunu ısırıp oldukları yerde fır fır dönenlere...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.