BeklediÄŸim oldu. Sedat Ergin dün ilk yazısında 'Avrupa BirliÄŸi, yolsuzlukla mücadele istiyor' konusunu yazdı. (Bunu aktarmak için baÅŸlığı yazarken bile kurdeÅŸen geçirdim sıkıntıdan).
Yazısı ÅŸöyle baÅŸlıyordu. Lütfen sıkı durun, sıkın diÅŸinizi biraz sabredin. Sonra ben ele alacağım konuyu...
'AB Komisyonu'nun açıkladığı İlerleme Raporu'nu dikkatle okudum. Komisyon'un bundan önceki raporlarının ilgili bölümlerini de yeniden ve dikkatle okudum' diyordu yazısının giriÅŸinde Sedat.
Ben yazısının giriÅŸini okuyunca intihar etmeyi arzu etmeye baÅŸladım. Belki de bu Sedat'ın gizli gündemidir. Belki de hepimizi öldürmek arzusundadır. Ben daha önce yazısına Britannica ansiklopedisini okuyarak hazırlanacağını yazmıştım. O ise Britannica ansiklopedisinden çok daha sıkıcı olabilecek dünyadaki tek ÅŸeyi arayıp bulmuÅŸ ve AB Komisyonu İlerleme Raporu'nu okuyarak hazırlanmış yazısına. Neden hep böyle yapıyor bilmiyorum. Belki de bir akıl hastalığı filan vardır ama eÄŸer normalse onun toplum huzurunu bozmaya teÅŸebbüs suçundan bugün hemen ÅŸimdi tutuklanarak hapse atılması gerekiyor. Bu toplum o kadar fazla ciddiyeti mümkün deÄŸil kaldıramaz ve çöker.
Bu aÅŸamada, ikimiz arasındaki temel farkı,-eÄŸer bu hala daha belirgin deÄŸilse- çarpıcı ÅŸekilde ortaya koyacak bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Ben de yazılara bazı konuları inceleyerek hazırlanıyorum. Tamam, benimkiler Sedat'ın hazırlanma, okumalar kadar ciddi deÄŸil belki ama emin olun benimkileri ciddi bulanlar var. Sedat İlerleme Raporları'nı okuyor, ben de www.fiffi.rfsu.com/en/comp adresindeki konuyu okudum yazıya hazırlanırken. Bu siteye dikkatimi Emre KazancıoÄŸlu adındaki bir twitter arkadaşım çekti.
Sitenin adresinde yer alan fiffi kelimesi kadın cinsel organı kılı için takılan argo ad. Gayet tabii ki kadın cinsel organlarına bakmak gibi ergen çocuklara özgü banal bir hareket yapmıyorum. Ancak bu site kadın cinsel organındaki kıllara çeÅŸitli stiller vermek üstüne hazırlanmış bir site. Çok da enteresan ÅŸeyler yapmışlar. ÖrneÄŸin; site açılınca kıllarına hiç dokunulmamış sanal bir görüntü çıkıyor karşınıza. Siz sanal ekranın alt tarafında beliren tıraÅŸ bıçağı, tarak ve boyalarla o sanal görüntüye arzu ettiÄŸiniz modelleri verebiliyorsunuz. Kullanıcıya biraz fikirler vermek için çeÅŸitli modelleri de sergiliyorlar. Ben hepsini itinayla Sedat'ın İlerleme Raporu'na verdiÄŸi düzeyde dikkatle inceledim ve aralarından 'lick my bonbon' adı takılmış olan modeli pek beÄŸendim. Adı da kendisi de güzeldi bu modelin. Ben sakar olduÄŸum için sanal model üzerinde ÅŸekil vermeye çalışırken galiba modelin bir yerlerini kestim. Çünkü 'Yanlış' sinyali verdi ve 'Tekrar dene' dedi. Sanal ortamda makas sesini bile duyabiliyorsunuz. Ama benim sabrım taÅŸmıştı. Bunun da stili olmayıversin canım.
Åžimdi Sedat eÄŸer yazısını yazmadan önce benim gibi biraz bu konuya konsantre olsaydı, mümkün deÄŸil İlerleme Raporu'nu sonuna kadar okuyamazdı.
Fakat İlerleme Raporu bir kenarda dururken onun böylesine heyecan verici olmayan bir konuya ilgisini çekmek de zor, hatta belki de imkansız.
Ben bu nedenle konuya onun ilgisini yoÄŸunlaÅŸtırmak için 'Sedat madem Avrupa BirliÄŸi ile meÅŸgulsün. Sen de gel Avrupa BirliÄŸi'ne üye her ülkenin kadınına uygun apış arası modelini burada yap. ÖrneÄŸin; İngiliz ve Fransız'ın cinsel organ görünüm stilinin aynı olması bence imkansızdır. Hatta diyebilirim ki; aynı olmadığını biliyorum. Haydi bunu yap, her ülkeye özgü kadın cinsel organı modelini koy ortaya da sonunda hepsini birden tek bir sayfada toparlayalım ve ortaya Avrupa kadın cinsel organları birliÄŸi bayrağı çıksın.'
Umarım konunun içinde Avrupa BirliÄŸi olduÄŸundan Sedat bile buna biraz ilgi duyacaktır.
Gazete yönetimine uyarı
EÄžer Marge Simpson'a kavuÅŸmamı engeller, BaÅŸbakan'ın temaslarını incelemem için beni Washington'a göndermezseniz, ben de burada kalırsam mecburen 29 Ekim'deki Çankaya resepsiyonuna giderim. Bu bir uyarıdır. Åžimdi 'Gidersen git, eski yayın yönetmenliÄŸin var. Sen bile ciddi olarak belki algılanabilirsin' diye düÅŸünüyorsanız büyük bir hata yaparsınız. Çünkü resepsiyon için bazı planlarım var. Davete ya babamla gideceÄŸim ya da YiÄŸit Karaahmet ile birlikte. İkisi de Türkiye Cumhuriyeti'nin sonunu getirebilecek bir felaket olarak görülebilir.
Babam bugüne kadar içtiÄŸini söylediÄŸi toplam 17 ton rakının tarihini detaylı bir ÅŸekilde cumhurbaÅŸkanına anlatacakmış. YiÄŸit ise resepsiyona benim eÅŸ kontenjanımdan girme planları yapıyor. Üstelik birkaç ay önce yaptığı gibi o gece baÅŸörtüsü de takacakmış.
Tercih sizin... Ya Marge sevgilime kavuşturursunuz beni ya da Ankara'ya giderim. O geceyi anlatacağım yazının başlığı bile hazır: 'Ankara'da korku ve nefret. (Hunter Thompson'un Las Vegas'ta korku ve nefret kitabından esinleniyoruz tabii ki...)