2009 yılının ilk 9 ayına ait bütçe gerçekleÅŸmeleri gösterdi ki küresel kriz bizi teÄŸet geçmiyor. Maliye Bakanı Mehmet ÅžimÅŸek, 10 milyar TL olarak öngörülen 2009 yılı bütçe açığının 62,8 milyar TL'ye ulaÅŸacağını açıkladı.
Artan 52,4 milyarlık bütçe açığının 44,8 milyar TL'sı gelir azalışından; 7,6 milyar TL'sı ise gider artışından kaynaklanacak. Hep söylediÄŸimiz gibi sorun gelirde. Ekonomi küçüldüÄŸü için vergi gelirleri de düÅŸüyor. DoÄŸrusu 2009 yılı bütçesi Meclis'ten geçmesine karşın bir müsvedde çalışması olmaktan öteye geçemedi.
Yanlışlıklar silsilesine yolun başında baÅŸlıyoruz bir defa. Sorunları iyi analiz edemediÄŸimiz için zamanında ve etkin tedbirler alamıyoruz. Bir yerde sorunların tespit edilebilmesi için öncelikle kayıt tutma kültürümüzün geliÅŸmiÅŸ olması lazım. 21. yüzyıla girdiÄŸimiz halde hala tutulan istatistiklerin ve yapılan hesapların güvenirliÄŸinden kuÅŸkularımız var.
Son iki yıldır hazırlanan istihdam paketlerini ele alalım. Genç ve kadın istihdamına yönelik paketler ile iÅŸverenlerin prim payındaki indirimlere raÄŸmen iÅŸsizlikte bir düÅŸüÅŸ olmadı. Çünkü kayıtdışılığın cazibesi devam ediyor ve teÅŸvikler gerçekçi deÄŸil. 'Git yatırım yap daha az vergi alacağım' demek sorunları çözmüyor. Zaten mevcut olamayan bir gelir kaynağından vazgeçiyorsunuz, gerçekte verdiÄŸiniz bir ÅŸey yok. Ya da dostlar alışveriÅŸte görsün diye ilan edilen can suyu tedbirleri. Kaç KOBİ bu tedbirlerden yararlanabilmiÅŸ?
Yatırımların ve istihdamın teÅŸviki için çalışanların sigorta primlerinin kısmen belirlenen ÅŸartlarla kamu tarafından karşılanması, kendi içinde bütçe süslemesine dönüÅŸtü. Çünkü bu teÅŸvikler iÅŸsizlik sigortası fonundan karşılanıyor. Bu fon iÅŸçi, iÅŸveren ve devletin katkılarıyla oluÅŸturuldu. Yandaki grafiÄŸi İŞKUR verilerinden hazırladım. 2009 verisi eylül ayına, diÄŸer veriler aralık ayına ait bültenlerden. Fonda eylül ayı itibarıyla 43 milyar liraya yakın bir kaynak var. Olacaklar iyi tahmin edilmiÅŸ olsa gerek, fonun kuruluÅŸ kanununda fon gelirlerinin bütçeye gelir kaydedilemeyeceÄŸi hüküm altına alınmış. Böylece fonda önemli bir kaynağın oluÅŸması saÄŸlandı. Ancak bütçeyi iyi göstermeye çalışan hükümet, çıkardığı bir yasayla, fonda biriken nemaların dörtte üçünün bütçeye gelir olarak kaydedilmesini saÄŸladı. Bu gelirlerin baÅŸta GAP olmak üzere bazı yatırımlarda harcanması ile ilan edilen istihdam paketinde kaynak olarak kullanılmasının önü açıldı ve istihdam teÅŸvikinin ÅŸartları öyle ağır kondu ki, sanki niyet istihdamı artırmamak. İstenilen de oldu. İstihdamda zerre iyileÅŸme yok, ama bütçeye ek bir gelir bulundu. Oysa iÅŸçiden ve iÅŸverenden kesilen paralarla oluÅŸturulan bu fonun amacı, iÅŸsiz kalanlara nispeten bir destek sunmaktı.
Bütçedeki gelir azalışı açıklanırken dikkatimi çeken bir husus da ÅŸu oldu: Vergi indirimlerinin 2009 yılı bütçe gelirini azaltıcı etkisi ise 4,7 milyar TL olarak hesaplanıyor. Bu hesabın doÄŸru yapıldığını düÅŸünmüyorum. Çünkü vergi oranlarındaki indirimler satışları artırmak suretiyle vergi matrahını büyütmektedir. Hatta vergi oranında indirim yapılmasa idi, daha az ticari faaliyet olacağı için, daha yüksek vergi oranı uygulansa bile daha az vergi toplanabilirdi. Dolayısıyla vergi indirimiyle uyandırılmış satışlar, aslında vergi maliyetini deÄŸil, vergi hasılatını artırmış olmaktadır.
Temel'e benzine yapılan zamlar hakkında ne düÅŸündüÄŸünü sormuÅŸlar. 'Beni etçilemeyi' demiÅŸ. 'Neden?' demiÅŸler. 'Hep 50 liralık aliyrum da ondan' demiÅŸ. Anlaşılan o ki hükümetin aldığı önlemler de ekonomideki aÅŸağı yönlü gidiÅŸatı durduramadığı gibi bütçede de kötüleÅŸme devam ediyor. Nedense büyük bir ÅŸaÅŸaayla hazırlanan paketler ve öngörülen hesaplar hep fiyaskoyla sonuçlanıyor. Çünkü biz sorunları halının altına süpürmeyi, laf olsun diye tedbir almayı ve kandırmayı seviyoruz. Sorunlara doÄŸru teÅŸhis koymadığımız için de, doÄŸru tedaviyi en baÅŸtan ıskalamış oluyoruz.