AKŞAM GAZETESİ | Doğan Sarıbeyoğlu | 2009-10-21
Bu gece, Ulusal futbol takımımız kazanılması şart olan bir maça hem de deplasmanda çıkacak. Bosna'nın kendi sahasında oynama ve beraberlik avantajı var. Rüştü, Volkan, Gökhan'lar, Servet, Nihat, Tuncay, Altıntoplar, Arda, Emre ve Semih'in oluşturduğu bir kadro nasıl oluyor da böylesine zor bir durumda olabiliyor. Anlayabilmek kolay değil..
Daha önceki yıllarda da finallere gitmemizi, önemsemediğimiz Letonya ekibi engelleyebilmişti. Bu gece ondan daha güçlü bir takımla yine aynı konumdayız. Dünya ve Avrupa üçüncülüğü kazanmış bir ülkenin takımına, bulunduğu konum yakışmıyor.
Futbolcularımızın bedensel özellikleri başarı için yeterli olmuyor. Moral motivasyonlara da ihtiyaç duyuluyor. Tam profesyonel olamıyoruz. Terim, taktiklerinden önce, psikolojileriyle de ilgilenmek zorunda kalıyor. İnanılmaz başarılar kazanmak için zaman zaman 'Pehlivan kavgaları' bile yapıyor. Çünkü genlerimizin özelliğinden dolayı, ruhsal motivasyon olmadan bedensel şahlanma yaratamıyoruz. Terim bunu çok iyi biliyor. Son basın toplantısında çok sakindi. İyi ve yeni bir motivasyon modeli bulmuş diye düşünüyorum.
Böyle zor günlerde beklenmedik başarılar da kazanabilen ekibimizden ümitliyiz. Onlardan galibiyet bekliyoruz.
Ankara'da hava kirli
Geçen yıl Ankaragücü'nün maçlarında devamlı taraftar protestosu izlemiştim. Söylentilere göre Ankaraspor'u yöneten Gökçek'in amacı Ankaragücü'nü ele geçirmek istemesiydi. Önce Başkan Cemal Aydın, onca tecrübe ve emeklerine rağmen yönetimden uzaklaştırıldı. Bu yıl görüyoruz ki, o çok kızdığı rakibi Gökçek'le 'kanka' oluvermiş. Merasimle Ankaragücü'nü yeni sahiplerine teslim etti. Tüzük buna imkan vermiyordu, onu da değiştirdiler. Ancak, TFF inançlı ve dürüst davranarak politik ayak oyunlarını spora da girmesini şimdilik engellemiş oldular. Ama Ankara'da hava kirliliği hala devam ediyor. Politik seçim öncelerinde gördüğümüz sahneleri sporda görmek istemiyoruz. Yüz yıllık Ankaragücü'nü kurtarılmasını istiyorum.