AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-10-21
Eylül ayı gerçekleşmelerine göre merkezi yönetim bütçesi aylık bazda 9.5 milyar TL açık verdi. Faiz dışı açık ise 4.5 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Bütçe açığı ve faiz dışı açık geçen yılın eylül ayında da benzer seviyelerde gerçekleşmişti. Son on iki ay toplamına göre yıllık konsolide bütçe açığı 53.1 milyar TL'ye ulaştı. 2008 yılında merkezi yönetim bütçe açığı 17.1 milyar TL idi. Faiz dışı denge de 33.6 milyar TL fazla vermişti.
2001 krizi sonrasında alınan önlemler ve yapılan reformlar sayesinde bütçe açığı hızlı bir şekilde azaltılmıştı. Bu durum 2007-2008 dönemine kadar devam etmiş, ancak mahalli seçimler döneminde ve küresel ekonomik kriz sonrası artırılan kamu harcamaları sonucunda bütçe açığı artmaya başlamıştı. 2008 yılında GSYH'nın yüzde 1'inden daha az olan bütçe açığı 2009 Eylül ayı itibarıyla kabaca yüzde 5.7 seviyesine kadar yükseldi.
Aşağıdaki grafik bütçe gerçekleşmelerinin son beş yıldaki seyrini GSYH yüzdesi olarak özetliyor.
Grafikte faiz dışı fazlanın son dönemdeki harcamalarla birlikte tamamen erimesi, buna karşılık bütçe açığında görülen hızlı yükseliş net olarak görülebiliyor.
Grafikte dikkat çeken birkaç nokta daha var: Birincisi faiz harcamalarının GSYH yüzdesi olarak son dönemde aşağı yukarı sabit seyretmesi. Bu da ekonomik krizin kendi ülke riskimizden değil, küresel şartlardan dolayı Türkiye'yi etkilemesinden kaynaklanıyor. Son dönemde ülke faiz oranlarında görülen düşüş sonucunda faiz harcamalarının önümüzdeki dönemde bir miktar düşüşe geçmesini bekleyebiliriz. Bu da bütçe dengesini olumlu yönde etkileyecektir.
İkinci önemli nokta ise sosyal güvenlik sistemine yapılan transferlerin son dönemde yükselmesi ve kabaca bütçe açığı ile eşit hale gelmesi.
Üçüncüsü, hatırlanırsa 2002-2007 döneminde bütçe açığı azalırken cari açık artmaktaydı. Şimdi ise tam tersi bir durum yaşanıyor. Bütçe açığı hızla artarken, cari denge ağustos ayında da fazla verdi. Son on iki aylık cari açık da 13.3 milyar dolar seviyesine kadar düştü. Bu düşüş büyük oranda ithalat talebinde görülen hızlı daralmadan kaynaklanıyor. Ayrıca petrol fiyatlarında 2008 yılına göre düşüş olması da enerji ithalatının maliyetini azaltıyor.
Diğer yandan son on iki aydaki 13.3 milyar dolarlık cari açığın 10 milyar doları doğrudan yatırımlar yoluyla finanse edilmiş. Buna karşılık portföy yatırımlarında son on iki ayda net 4.5 milyar dolarlık çıkış gerçekleşmiş. Diğer yatırımlarda ise net 8 milyar dolarlık çıkış, yani borç geri ödemesi yapılmış. Özel sektörün borç geri ödemelerine ilişkin bir sürü kriz senaryosu çizilmişti. Ancak bu borç ödemelerinin döviz kurları üzerinde herhangi bir baskı yaratmadığını görüyoruz.