AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-10-21
Medyamız sözleşmiş gibi aynı görüntüyü sabitledi. Kadınlı-Erkekli grubun tek tip kıyafetleri pırıl pırıldı. Belli ki, Talabani-Barzani ikilisi 'Kuru temizleme'de de destek veriyor. Bazılarının boyunlarına sardığı poşuları ne tesadüf aynı gün Seda Sayan ile eşinde gördük. Demek ki, Başbakan'ın 'Alıştıra alıştıra, hazmettire hazmettire' dediği 'Dokuz kollu çengi'nin unsurlarından biri, giyim-kuşam.
...
'Bayrak'la, Milli Marş'la sorunumuz yok' nutku atanların topladığı kalabalıklara dikkat ettiniz mi? PKK'nın silahlı kanadı ERNK dahil, tüm sembolleri havadaydı. Teröristbaşı'nın parlak kağıttan taş baskıya kadar posterlerini 'Kutsal emanetler gibi' başlarının üzerinde taşıdılar. Zafer işaretleri ve sloganlar arasında Aposezar'ın savaşçıları, yerle bir ettikleri Galya topraklarına girer şekilde karşılandı. En çok da, Türk Ordusu'nun bir generalinin sözleri acıttı; 'Hoşgeldiniz. Bıraktığınız telsizleri alıp arkadaşlarınıza işlem tamam mesajı verin. Sizi merak etmesinler'.
Vay ki vay. Ne günlere geldik de, yeni uyanıyoruz.
...
Tablonun iç açıcı olduğunu söylemek mümkün değil. 'Tavşana kaç, tazıya tut' diyen Doğan Grubu'nun CNNTÜRK'ünde iki hacıyatmazın, malum kişilere dayanışma gezisi üçüncü kez yayınlandı. Talabani'nin kendilerini Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda misafir ettiğini ballandıra ballandıra anlatan 'Platin saçlı, rastık kaşlı'nın gururlu halini gözlemledik. Yüzü hiç gülmemekle ünlü Mesut Barzani'nin, bunlarla şakalaşma çabalarını kaçırmadık. Çandarlı Halil Paşa'nın altıncı göbekten torunu sonunda öyle bir hava bastı ki, Sayın Erdoğan kusura bakmasın hazmetmemiz mümkün değil. 'Irak'ta ne kadar kürt lider varsa hepsi yanımıza geldi' dedi. Şimdilik 'Keser döner, sap döner. Gün gelir hesap döner'i yeterli buluyoruz.
***
Şehabettin Balkan, Die Welt gazetesinin yeni anketini işaret etmekte: 'Bir Kürt devleti kurulmasını ister misiniz?'. Birlikte Dünya Savaşı verdiğimiz Alman basını da bu halde. İçeriden ve dışarıdan altımızı oymaya devam ediyorlar. Aklımıza telefonla arayıp içdöken Mühendis Altan Aker geldi. Sık sık okuyorum dediği, 'Caesarea, Norşin'den kalabalık' başlıklı yazımızı bu gidişle büyütüp, çerçeveletecek.
...
İlyas Yalçın'ın e-postasını yorumsuz aktarıyoruz:
'Sayın Burhan Ayeri. TSK'nın boşalttığı yerleri muzaffer ordu edası ile teslim almaya gelen PKK'lıları içimiz kan ağlayarak, gözlerimizden yaş dökülerek izledik. Görüntüde teslim olan onlar olsa da, gerçekte bizlerdik. Türkiye, TSK ve bizler bu hallere düşeceksek neden yıllarca oralarda VATAN için şehit verildi? Gazilerin kanı aktı. Bu sonuca kim, neden ve hangi şartlarla razı oldu? Bu durumdan hiç mi utanan, sıkılan, üzülen yok? Hadi hükümet kayıp, TSK sinmiş vaziyette. Hepimizi mi esir aldılar haberimiz yok? Bu ortamda gösterime giren 'Nefes' filminde o bölgede askerlik veya görev yapan herkes kendinden bir şeyler bulabilir. Ama salonların doluluğu çok kötü. Kaleminize kuvvet dileklerimle. Saygılarımla'.
...
İzmir'den İbrahim Akın'ın, bir tarafı kucaklayıp, Azerileri dışlayanlara yazdığı satırlar isyan. Ali Ahmet Ak, taa ABD'den görüntümüzü aktarmakta. 'Asıl kazananın Ermeni lobisi olduğu anlaşılıyor' diyebilmekte. Yavuz Saltık'ın gözlemi de önemli:
'AKP'yi tanıyan bir siyasal iletişimci olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, Başbakan İsrail mevzuunda maden buldu. İniş ivmesinden korkan ve erken seçime hazırlanan hükümet, Saadet Partisi'ne kaptırmak istemediği tabanına, İsrail üzerinden mesaj veriyor. Tıpkı Davos'taki gibi. Şimdilik Konya'da uçurulmayan jetler, seçim sonrası -Eğer kazanırlarsa- Başbakanlık üstünden dahi geçirilir'.
***
SORU: Başbakan, Baykal'ın buluşma için 'Kamera şartı'nı 'Ahlaksızlık' diye nitelendirdi. Hedefte erotik film mi var? Anlayamadık...