AKŞAM | EGITIM | 22 EKİM 2009, PERŞEMBE

(Adil Olmayan Başarı Puanı)

Mesleğime başladığım günden bu yana en fazla desteklediğim ve uygulamalarını beğendiğim kurum ÖSYM'dir. ÖSYM'nin dünyada işini en iyi yapan kurumların başında geldiğini her fırsatta söylerim. Ancak bu bazı konuları konuşmayacağımız anlamına gelmez. ÖSYM'nin uyguladığı en genel ve en çok bilinen sınav ÖSYS'dir yani yeni adıyla YGS-LYS'dir. Ülkemizde her yıl milyonlarca öğrenciyi, son derece iyi ölçen adil ve tarafsız bir sınava alırlar.

Bu sınavlarla ilgili ÖSYM Başkanı her seferinde 'ÖSS liseleri ölçme sınavı değil ve biz sınav uzmanıyız yerleştirme değil' dese de biz bu görevi ÖSYM'ye yıkmışız bir kere. Bu sınavın iki ayağı var. Birincisi, sınavda sorulan sorulardan alınan puan, ikincisi ise okul başarısını temsil eden OBP. Benim itirazım ikincisine. Okul başarısının sınava katılmasına itirazım yok, itirazım OBP ve AOBP hesaplamasına. Bu hesap o kadar adaletsiz ki bunun farkında olan da yok.

Orta öğretim başarı puanın tarihçesi 1982 yılına dayanıyor. 1982 yılında zamanın ÖSYM Başkanı, Doğu ve Güneydoğu'daki okullarda akademik başarının iyi olmadığını düşünerek, her okuldaki öğrencilere bir puan verilmesini önermiş. Sonuçta her okulun birincisine 100, okul sonuncusuna 50 puan verilmeye başlanmış. Ancak fen liseleri bu duruma itiraz ederek son sınıfta okul değiştirme yoluna gitmeye başlamışlar. Sonuçta 96 öğrencisi olan fen liseleri nakillerle 2 öğrenci mezun edebilecek duruma gelince ÖSYM ortaöğretim başarı puanının ağırlıklandırılmasına karar vermiş. Bu işlemi yaparken her okuldan sınava giren öğrencilerin ÖSS puanlarını toplamış ve öğrenci sayısına bölerek 'okul ÖSS ortalaması' elde etmiş. Bu, okul ÖSS ortalaması yükseldikçe öğrencilere daha fazla ek puan vermiş, okul ortalaması düştükçe daha az ek puan ver-
meye başlamış. Bunda ne var, 'iyi okula fazla zayıf okula az ek puan veriliyor' diyeceksiniz. Ancak bu okul ÖSS ortalaması hesaplanırken ve eklenirken öyle bir hata yapılıyor ki akıllara ziyan. Okul ÖSS ortalaması eski ÖSS'nin birinci bölümünden yeni sınav sisteminde ise YGS puanları toplanarak yapılacak. Yani, sınavın birinci bölümü ortak test olduğu için bir okuldaki her öğrencinin çözdüğü varsayılıyor. Böyle olunca örneğin okulların eski adıyla sayısal puan ortalaması hesaplanırken fen liselerinde bulunan öğrencilerin tamamı sayısal alan öğrencisi olduğu için sayısal ortalaması çok yüksek olmakta. Ancak bir Anadolu lisesinde dil, sözel, eşit ağırlıklı ve sayısal alanda öğrenciler olduğu için, buraya dikkat, dil öğrencileri fen ve matematik, sözel öğrenciler fen ve matematik, eşit ağırlıklı öğrenciler fen yapamadıklarından sayısal puanları düşük olmakta. Öğrencilerin hepsinin sayısal ortalaması toplanıp bölündüğü için Anadolu liselerinde bulunan sayısal öğrenciler bu ortalamanın düşüklüğünden dolayı zarar görmektedirler.

Anlattığım şeyin özeti şudur. Fen liselerine istemeyerek de olsa önemli bir avantaj sağlanmaktadır. Bireysel bir yarış olan üniversite sınavında ciddi bir eşitsizlik meydana gelmektedir. Üstelik tirajikomik olan şey, okulların ve illerin başarı açıklanırken ÖSS'nin birinci bölüm ortalamaları alınmakta. Oysa birinci bölümde lise-1'e kadar olan müfredat sorulduğu için liselerin başarısı ölçülmeden 'Lise başarısı' ve 'İl başarısı' diye ilan edilmektedir.
Yapılması gereken şey basittir. Öğrencilerin bütün puanlarda ortalamaları alınmalı, bir okulda MF öğrencilerinin MF ortalaması, TM öğrencilerinin TM ortalaması, TS öğrencilerinin TS ortalaması alınırsa her grup kendi başarısından sorumlu olacağı için bir grubun diğer grubu olumsuz etkilemesi sona erecektir. Yani öğrencilerin LYS'de kendi alanlarındaki ortalamaları alınmalıdır. Böylece öğrenci sorumlu olduğu testteki başarısına göre değerlendirilmiş olacaktır. Aslında doğrusu AOBP'nin tamamen kaldırılması ama neyse.

Ben üniversitedeyken istatistik hocam derse başlarken şöyle derdi: 'İstatistik ve ölçme değerlendirme sayılarla oynamak değil, sayıları adil ve tarafsız şekilde kullanmaktır.' Ülkemizde maalesef ölçme değerlendirme lisans programı olmadığı için herhalde bu kadar yapabili-yoruz. Herkes başarılı herkes başarısız neye göre onu bilen yok...


Turgay Polat

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3