AKŞAM 17 EYLÜL 2009, PERŞEMBE
ARKA PLAN
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bir öneri attı, ortalık karıştı. Bahçelievler 7. Cadde'nin trafiğe kapanıp, orada içki satışının referanduma sunulmasını isteyince birçok çevreden çatlak sesler çıktı. Gökçek'in önerisine kendi partisinden bile itiraz geldi. Bu tepkiler üzerine öneriyi geri çekti Başkan. Ancak yine de sular durulmadı...
Son günlerde sıkça kullanılan 'referandum' kavramını Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinden, Işık Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu'na sorduk. Kalaycıoğlu, 'halk oylaması' olarak bilinen oylama türlerinin siyaset bilimi ve dünyadaki uygulamaları üzerine çalışan bir akademisyen.
Gökçek'in yapmak istediği oylamada teorik olarak bir sorun olmasa da 'halk oylaması' adı altında yapılanların demokrasi diye tanıtılmasına karşı çıkıyor Kalaycıoğlu. 'Halka sormak otoriter ve totaliter rejimlerde de sık kullanılır. Mussolini İtalyasında da, Hitler Almanyasında da, Salazar Portekizinde de bir fikri onaylatmak için halka sorulurdu. Buna popülizm denir, demokrasi değil' diyor.
Ve ekliyor: 'Zaten bizde halkın oylamasını tarif eden kavramlarda muğlaklık var. Referandum sözcüğü daha 2007'deki son değişiklikle anayasaya girdi. O da çok yerinde kullanılmadı. Onun yerine siyaset literatüründe olmayan halk oylaması tabiri tercih ediliyor nedense.'
Demokrasi halkın önüne sandık koymakla olmaz
Prof. Kalaycıoğlu'na göre: Demokratik olan ve olmayan rejimlerin ayrımı halka dayanmalarından kaynaklanmaz. Özgürlüklerin garanti altında olup olmaması kilittir. Hukukun üstünlüğü, bireylerin kendilerini korkmadan ifade etmeleri önemlidir. Basın ve medya örgütlenmesinin yapısı ve eleştiri özgürlüğü hayatidir. Yoksa sandığı getiriyoruz ortaya demokrasi çıkıyor uygulaması tamamen palavradır!
- Melih Gökçek sağ olsun, sayesinde birkaç gündür referandum kelimesi ile yatıp kalkar olduk.
Nedir referandum?
Referandum halk tarafından bir oy pusulasında adaylar değil, bir anayasa veya kanunun belli bir şekilde kabulü için sorulan bir soruya olumlu ya da olumsuz bir tercih belirterek oy vermesinden ibarettir. Ama bizde geçen kavram halk oylaması. 79. maddede, 102. maddede, 174. maddede halk oylaması diye geçiyor. Bir tek 102. maddedeki son değişiklikte referandum terimi eklendi. Orada da cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci aşamasında bir tek aday kalırsa referandum mahiyetinde olur bu seçim dediler. Oysa bu tip uygulamalara referandum değil plebisit deniyor. Bizdekine bakacak olursak bu uygulamanın kararını bir tek cumhurbaşkanı verebiliyor. Bunun dışında hep halk oylaması deniyor. Ben ne olduğunu bilmiyorum. Amiyane bir tabir bu.
- Dünyadaki referandum uygulamaları çeşitli. İsviçre bu konuda bakılması gereken bir ülke sanıyorum. Oradaki oylamaların detayları neler? Burası ile
paralellik gösteriyor mu?
Dünyanın birçok yerindeki uygulamalarda meclisler belli konudaki kanun değişikliklerini ya da anayasa değişikliklerini doğrudan doğruya halka sunmak için referandum kararı alabiliyorlar. Evet, İsviçre iyi bir örnek. Çoğulcu model diyoruz. Türkçe'ye 'oydaşmacı' olarak çevrildi. Burada olabildiğince çok ve farklı etnik grupları siyasi kararlara dahil etmek hedef. Dolayısıyla farklı kantonlardaki grupların özgürce ve dışlanmaksızın her kararın içinde olacak şekilde yönetilmesi esas.
- Yerel düzeydeki kararlar için de referandum yapılabiliyor mu?
Tabii mesela İsviçre'de kantonlar içerisinde kadınlara oy hakkı verilmesi kantonlarda da oylandı. Bazılarında evet bazılarında hayır çıktı, uygulama buna göre yapıldı.
- Gökçek İsviçre modelinden mi feyz almış?
Gökçek'ten İsviçre'ye hemen geçmeyelim. Büyük atlama olur!
- Gökçek'in yapmak isteyip sonra vazgeçtiği uygulamada sorun ne?
Teorik olarak sorun yok. Yerel düzeyde herhangi bir şekilde her konuyu oylayabilir. Ancak kararın bağlayıcılığı yok. Tavsiye niteliğinde. Anket de yapsa aynı şey. Tabii kendi kendini bağlarsa ayrı. Çünkü halkın verdiği karar mevzuatı değiştirmiyor. Burada temel iddia halkın isteğine göre yönetmek ya, halkın isteğini anketle de saptayabilirsiniz.
- Prensipte sorun yoksa Gökçek'in önerisi neden bu kadar gürültü
çıkardı?
İnsanlar AKP'yi takiyyeci bir parti zannediyor ve gizli emellerini yavaş yavaş yaptığını düşünüyor. Siyasi kaygılar yani Gökçek'in önerisine itirazların kaynağı. Yoksa bir tek cadde trafiğe kapansın mı diye sorsa sorun olmaz. Öte yandan böyle bir kaygı da bir riske işaret ediyor. O da böyle bir doğrudanlık mekanizması kullanmak ve bunu meşrulaştırmak. 20. yüzyıldan itibaren gerek totaliter gerek otoriter rejimler; yani Hitler Almanyası, Salazar Portekizi, Peron Arjantini gibi ülkelerde referandum çok sık uygulandı. Bunlar da halka dayalı rejimlerdi. Demokratik olan ve olmayan rejimlerin ayrımı halka dayanmalarından kaynaklanmaz.
- Neden kaynaklanır?
Özgürlüklerin garanti altında olup olmaması kilittir. Hukukun üstünlüğü, bireylerin kendilerini korkmadan ifade etmeleri önemlidir. Basın ve medya örgütlenmesinin yapısı ve eleştiri özgürlüğü hayatidir. Yoksa sandığı getiriyoruz ortaya demokrasi çıkıyor uygulaması tamamen palavradır. Böyle bir şey yok!
Bizde 'geri çağırma' olsa siyaset karışır!
- İsviçre'de her türlü konu referanduma sunulabiliyor, değil mi?
Evet, meclis kararıyla ya da inisiyatif vasıtasıyla.
- İnisiyatif nasıl işliyor?
Önce bir tanım yapalım: Oylamalar referandum, inisiyatif, geri çağırma (recall) ve plebisit olarak dörde ayrılıyor. İnisiyatif halkın girişimiyle belli sayıda imza toplanmak suretiyle, ki bu yasalarda belirtilmiştir, belli bir konunun seçmene sunulması. İtalya'da da var. 500 bin imza toplarsanız halk oylamasına gidebiliyorsunuz. Geri çağırma ise bir seçilmişin görevini halk girişimi ile elinden almak demek.
- Türkiye gibi istifa kültürü olmayan ülkeler için çok önemli. Türkiye'de uygulanabilir mi?
Mevzuatta bu konuda boşluk var ama yapılacak anayasa değişikliklerinde bu kavramlar yer alsa Türk siyasetinde önemli değişiklikler olur. Mesela halk beğenmediği seçilmişi görevinden alma hakkı elde eder. Örneğin en son sel felaketinde tartışmalar yaşandı. Geri çağırma yöntemi olsa istenmeyen seçilmiş, belli sayıda imza ile tekrar oylanabilir. Mesela Kaliforniya'da Schwarzenegger'den önceki valiyi görevden almak için yapılmıştı.