Cumartesi gecesi yürekler ağızda, Zürih'teki Tarihi Zirve ve bu coğrafyadaki her zirvenin 'olmazsa olmaz'ı haline gelen Tarihi Kriz'i izlerken, cep telefonum durmuyor. Mesaj ve e-mailler. Herkesin merak ettiği, krizin neden, daha doğrusu kimden çıktığı.
Batılı bir diplomattan gelen e-mail, hafif bizim tarafı suçlarcasına krizin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun anlaşma sonrası yapacağı konuşma metninde Yukarı Karabağ'a atıf yapmasından çıktığını ima ediyor. Ancak bu pek kafama yatmıyor çünkü Türkiye bu anlaşmayı bloke etmek değil imzalamak için gitti oraya. Ta Zürih'e kadar gidip de Karabağ'a açık bir atıfta bulunmanın pişmiş aşa su katacağı ortada.
Bir başka e-mail ise tam tersini, krizin Ermenistan tarafının son dakikada soykırım konusuna atıfta bulunmak istemesinden kaynaklandığını söylüyor. Bu da mantıklı değil. Soykırım meselesinin bir önkabul olması, Türkiye için diplomasi dilinde 'non-starter', yani masaya bile oturmama nedeni. Haliyle tüm obsessifliğine rağmen Ermeni tarafının bunu yapması da mantıklı değil.
Zirve sonrası çıkan haberler ise çelişkili. Her iki tez de var. Peki Zürih'te son dakika krizi neden çıktı?
Neyse ki dünkü gazetelerde Ahmet Davutoğlu'nun hazırladığı ancak yapma fırsatı bulamadığı konuşmanın tam metni yayımlandı. Böylece olay netleşti.
Davutoğlu, duygusal dozu yüksek konuşmasının giriş bölümünde, 'Bu yol uzun bir yol. Bu yol zorluklarla dolu. Ancak bu yol çıkılmaya değer bir yoldur. Bu yolculuk ancak burada bulunan ortaklarımızla ve Kafkasların bütün halklarıyla el ele verilerek yapılabilir' diyor. Ermeniler öncelikle 'Kafkasların bütün halkları' lafına itiraz ediyorlar. Neden? Azerileri çağrıştırdığı için. Hımmm...
İleride Davutoğlu şöyle devam ediyor; 'Artık bölgemizin istikrarını etkileyen sorunlarla yaşamaya devam etmeyelim. Çözülmemiş meseleler ve sürüp giden husumetler olmasın. Aramızdaki ikili sorunlar çözüme kavuşturulsun ve bölgemizdeki bütün ülkeler arasında uyum, uzlaşı ve barış hakim kılınsın. Herkesin yararına olacak yeni bir düzenin kurulmasına yardımcı olalım.' Bunlar son derece veciz ve masumane ifadeler. İyi niyet belirtisi. Türkiye değil herhangi bir başka bir ülkenin temsilcisi tarafından da yapılabilirdi.
Ancak Ermeni tarafı bu bölümden de hoşnut değil. Neden? Bu satırların, Ermenistan ve Azerbaycan arasında yeni bir barış sürecini teşvik ettiğini, Yukarı Karabağ sorununun çözümünden söz ettiğini söylüyor. Eee ne var bunda? Sonuçta Rusya ve ABD dahil herkes Yukarı Karabağ meselesinin bir şekilde çözülmesi için uğraşmıyor mu? Türkiye'nin bu konuda niyet belirtmesi yanlış mı?
Ve en son itiraz Davutoğlu'nun konuşmasının son bölümüne geliyor. 'Türkiye, komşusu Ermenistan ile ortak bir gelecek vizyonu oluşturmaya hazırdır. Uzlaşıyı ve iyi komşuluk ilişkilerini hedefleyen ortak girişimimizin Güney Kafkasya'da yeni uzlaşılara vesile olmasını bekliyoruz.' Ermeni tarafı 'Tövbe deyin!' havasında. Bu satırlarında sanki Yukarı Karabağ meselesini Türk-Ermeni barışına önkoşul yapmış gibi görüyorlar.
Bunun üzerine kendi metinlerine soykırım meselesine benzer referanslar yerleştirmek istiyorlar.
Davutoğlu'nun yapamadığı konuşma metnini okuyup Ermeni tarafının itirazlarını dinleyince, son dakikada 'su koyan' tarafın Ermenistan olduğunu düşünüyorum. Doğru, Türkiye'nin ta Zürih'e kadar gidip Yukarı Karabağ diye tutturması yanlış olurdu. Ancak Davutoğlu bunu yapmamış. Flu ve genel referanslarda, bölgesel barış için temennilerde bulunmuş. Kuşkusuz kastettiği Yukarı Karabağ ve Azeri-Ermeni barışı; ancak önkoşul değil temenni seviyesinde.
Bu yüzden 'Zürih'te kim arıza çıkardı?' derseniz, 'Yağmur altında bir saat BMW'nin içinde bekleyen Hillary Clinton telefonda kimi ikna etmeye çalıştı?' diye bakmak lazım.
Son dakikada panik atak yaşayan Ermeni tarafını...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.