AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-10-22
Finansal coğrafya Asya'da kuruluyor. Kapitalizmin bu evresinde ekonomik güç merkezi Doğu Asya oluyor.
HSBC'nin Yönetim Kurulu Başkanı Green, bankanın Londra'dan Hong Kong'a taşınacağını açıkladı.
Londra, New York, Frankfurt, Milano ve Paris küresel para işlemlerini Hong Kong ve Singapur'a devrediyorlar.
Bu aynı zamanda yeni egemen ekonominin Çin'de konuşlanacağı anlamına geliyor.
İstanbul da yeni finans haritasında yer almak için kendini pazarlıyor.
İstanbul'un uluslararası finans merkezi olmasına ilişkin strateji ve eylem planı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Plana göre İstanbul önce bölgesel sonra küresel finans merkezi olacak.
Sel çanağı ve kırık fay hattı İstanbul da dünyanın 'ilk yirmi ekonomisinin içinde olan' Türkiye'nin hevesli finans merkez adayı olarak hazırlanıyor.
BM'in kalkınma programının '2009 İnsani Gelişim Endeksi'nde 182 ülke arasında 79.sıradaki Türkiye, ekonomik olarak daha büyük olduğu ülkelerin bayağı gerisinde kaldı.
Yüksek gelir düzeyine rağmen insana yatırım yapmayan Türkiye; eğitim ve sağlıkta Bosna Hersek'in altında yer alıyor.
Şimdi de insana akmayacak bir karlılığa İstanbul'da kucak açılıp yatırım yapılıyor.
Üstelik küresel finans devlerinin yere serildiği ve bir kabusa dönen finans sektörünün karşılıksız kağıtlarının uzayda uçuştuğu dönemde bu niyet fazlasıyla ham bir hayal.
Uçar kaçar sıcak paraya bel bağlayan bu girişimle GSMH'ya %4 oranında katkı sağlanacağı belirtiliyor.
Küresel finansın kirli ve karanlık paralarını kapmayı hedefleyen proje, İstanbul'u 'kokuşturacak' yeni bir kentsel tehdit oysa.
Dünyanın çatışma mevzilerinden akan kanlı elmas, altın ve paradan oluşacak borsalarının 'ahlak dışı ilişki ve dağıtım ağları' İstanbul'a kalkınmayı değil daha da çürümeyi enjekte edecek.
Üretim yapmayan 'manipülatif finansın' hizmet-bilişim sektöründeki dar istihdamıyla göz boyanırken, İstanbul kan emici kültürün kodlarına teslim ediliyor.
Özel vergi indirimlerinden faydalanmak için finans kentlere gelen para üretimi değil 'paradan para' kazanma spekülasyonlarını tırmandıracak.
Para ve zenginliğin temsilleriyle kentin nicedir bozulmuş siyasal ve sosyal dokusuna derin bir görgüsüzlük ve eşitsizlik katacak.
Üç bin yıllık kadim kentin eriyen kozmopolitliği 'vatansız' parayla ikame edilmiş olacak.
Daha hazini dünyada yaşama endeksinde 121. sırada olan İstanbul zaten bir yaşamsal alan olarak kendini yaşatamıyor.
Bir sağanak yağışla yolları kapanan, elektronik iletişimi kesilen, borsası açılamayan, uluslararası toplantılarda ulaşım özgürlüğünü engelleyerek, kent insanına evinde oturmasını salık veren 'yönetişim aczi 'içinde.
Çeperlerine tutunmuş milyonlarca İstanbullu kent hizmeti alamadığı gibi ciddi can güvenliği tehlikesi altında.
Daha geçen ay medya ve sanayi hattının büyük bir dere yatağı olduğu ortaya çıktı.
Hem doğal hem de sosyal ve tarihi zenginliğini onanmaz derecede yitirmiş 'kentimsi havza' kendinin canavarı olmuş durumda.
Üstelik finans merkezi projesi rant piyasasını hareketlendirerek, arsa spekülasyonlarını azdırarak İstanbul'daki doğal afet tehditlerinin üstünü örtecek.
Yine büyük bir yatırım alanına dönüşecek kent, odağına kurulacak rant zihniyetinden kurtarılamayacak.
Küresel finansın kentsel mekanlarda dışavurumu, sadece imaj mimarisi olarak değil, kentsel yaşam kültürünün üst sıralarına yerleşen 'suç ve günlük hayat şiddeti 'oluyor.
Ama yine de tarihsiz, köksüz ve insansız bir İstanbul'a kavuşmak için herkes elinden geleni de ardına koymuyor.