AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2009-10-22

kategori2

Koyunla seks

Sabah uyandığımda hayatımda tek bir gün olsa bile sadece ciddi düşünerek günü geçirmeye karar vermiştim.
Ve bilgisayarımı açtığımda Heidegger'in Edmund Husserl'in fenemonoolojisinden nasıl etkilendiğini ve Kierkegaard'ın da oluşmasında onların rolü üzerine düşünüyordum.
Bu tür düşünceler bir insanı ya kısa sürede delirtir ya da intihara sürükler.
Bunlar anlaşılmaları hayli zor olan insanlar. Örneğin Woody Allen bir keresinde Kiergeaard için 'onun yazdıklarının tek bir kelimesini anlamıyorum ama o yazarken mutlu olduysa keyifle yazdıysa bunu da kabul edebilirim' demişti. Allen o yazısının başında felsefe okumaya başlamasını da, karısının bir gün fırından yeni çıkardığı sıcak keki çıplak ayağına düşürmesini ve ayağının birinci derecede yanmasının kendisine verdiği büyük acıya bağlıyordu. O acıdan sonra Woody Allen yoğun biçimde felsefe okumaya başlamıştı.
Rana ayağımı yakmadan bana acı verebildiğine göre benim de felsefe okumamda bir sakınca yoktu.
Evet; bu adamlara takmıştım o gün ve o şekilde başlayan günün de daha kötü gelişmesinden başka hiç çaresi yoktu. Kaçınılmaz felaketlere hazırlamıştım kendimi.
Heidegger'i düşünüp olağanüstü bir depresyona girmekteyken günümü ve hatta hayatımı kurtaran haber bilgisayarıma düştü.
Adamın birisi ABD'nin Iowa eyaletinde bir koyuna tecavüz etmişti.
Iowa eyaletini biraz tanıdığımdan bu haber çok ilgi çekici gelmedi. Ancak detayları öğrenince olay başka bir boyut kazandı.
Polisin yaptığı açıklamaya göre olay yerinde ayakları bağlanmış olarak yatar durumda bulunan koyunun yanı başında bir mavi gecelik de bulunmuş. Yani anlayacağınız adam koyun ile seks yapmdan önce ona mavi gecelik de giydirmiş.

İşte bu anda olay korkunç bir sapıklığa dönüştü. Çünkü Iowa standartlarına göre koyunlarla seks sapıklık görünmeyebilirdi ama seksten önce koyuna mavi gecelik giydirilmesi benim tahammül sınırlarımı aşan bir sapıklıktı. Hem sapıklık hem de zevksizlikti.
Seks yapılacak koyuna şöyle güzel bir siyah ipek gecelik giydirmek yerine neden mavi tercih edilir ki; işte bunu anlamam mümkün değil. Böyle bir zevksizliği, estetik yoksunluğunu kabul edemem doğrusu. Galiba koyun bile direnmiş geceliğin mavi olduğunu görünce... Baksanıza adam ayaklarını bağlamak zorunda bile kalmış.
Evet; daha önce Heidegger'i düşünürken öylesine başladığı için mutlaka daha da kötüye gitmekten başka çaresi bulunmayan günüm, artık koyun haberinden sonra mutlaka daha iyi gelişmelere açık olmaya başlamıştı.
Bir de şu da var tabii ki; Heidegger felsefesini, koyunla seks yapmakta olan bir adamı seyrettikten sonra yazmış olabilir. Çünkü onun düşüncesinde mutsuzluk, korku, kaygı, sıkıntı ve ölüm düşüncesi ön planda ele alınır.
Koyunla ilgili haberi öğrenince nasıl ki Sedat Ergin Azerbaycan hükümetinde yeni bakan atamaları haberini duyunca heyecanlanır, araştırmacı gazetecilik damarı  kabarırsa benim de koyunla seks konusunda derin bir araştırmacı gazetecilik yapma damarım kabardı. (Bu damar da olsa bir organımın kabarması bence ilerleme olarak kabul edilmeli).
Ve araştırdım da. Bu konu öyle hiç de ender rastlanan bir iş değilmiş dünyada. Okuduğum yazılardan anlaşılıyordu bu.
Iowa'daki adam gerçekten sapık ve marjinal olmalı. Çünkü o eyalette genelikle at ve köpeklerle seks yapılması adeti varmış. Bunu okuyunca kaçınılmaz olarak şu aklıma geldi: Peki ama bir ata mavi ya da siyah, rengi ne olursa olsun bir gecelik giydirmek mümkün olabilir mi? Ve oluyorsa nasıl oluyor?

Mesleğimizin altın kuralı bu 5N 1K durmadan soracaksınız ve öğreneceksiniz ama ben ata gecelik nasıl giydirilir kilit sorusuna cevabı hala daha bulamadım. Türkiye'deki deneyimli arkadaşlardan yardım istiyorum bu konuda. İsterseniz eşek deneyimlerinizi anlatabilirsiniz. Ben oradan ata uyarlarım.

Sonra araştırmacı gazeteciliğimin 'altın an'ına geldim. www.adultsheepfinder.com diye bir site buldum.
Hani kadın arayan erkek siteleri vardır ya, hangi bölgelerde ne tür kadınlar aradığınızı yazarsınız ve o sitedeki arama motoru bulup size gösterir kadınları.
O bulduğum sitede de nerede ne tür koyun aradığınızı yazıyorsunuz ve size o tür koyunları bulup resmini gösteriyorlar.
Bakın siteye çok eğleneceksiniz. Seks arayan erkeğe kadın bulur gibi koyun buluyorlar. Üzerinde çok da titiz çalışmışlar.
Her şey çok gerçek duruyor, üyelik sistemi bile var. Üye sayısı belirtilmiş, arama motoru kullanıldığında size mutlaka bir şeyler buluyorlar. Her zevke her arzuya uygun koyun var bu sitede.
Anormal her şeyin olabileceğine inandığımdan ve insana dair hiçbir şey artık beni şaşırtmadığından, yeri ve zamanı uygun olduğunda erkeklerin her şeyi yapabileceklerini bildiğimden tam bu siteye de inanmaya başlamıştım.
Koyunda arzu ettiğiniz özellikler bölümüne bakarken teke tek sevişecek koyun, toplu sekse katılabilecek  koyun, eşcinsel koyun, gibi özellikler arasında transseksüel koyun özelliğini görünce bu sitenin dalga geçmek amacıyla hazırlandığını ancak o zaman anladım.
Bir hınzır benim gibi koyunlarla seks haberlerinin dünyada çok olmasına şaşırıp biraz dalgasını geçmek için bu siteyi hazırlamış olmalıydı. En azından çok eğlenceli bir site yapmış.
Şimdi ne oldu biliyor musunuz; eğer benim telefonlarımı dinliyorlarsa, bilgisayarımı kontrol altında tutuyorlarsa bir gün beni koyunlarla seks arzulayan sapık olarak gözaltına alabilirler.
O siteyi incelemiş olduğumdan şimdi ellerinde kanıt da var ve ben tutuklandığımda polise 'Hayır hayır ben sapık olabiliim ama sadece kadınlar tarafından aşağılanmaktan hoşlanan bir fetişistim. Koyunu sadece yerim' diye haykırarak protesto etsem de korkarım ki bu iz olarak bıraktığım kanıttan sonra artık boşa olacak bu protestolarım... Sonunda beni bir ağıla hapsetmeleri de büyük olasılık.

Caretta'da muhteşem yemek
Geçin perşembe akşamı arkadaşlarla Caretta Restaurant'da usta şef Aybek Şurdum'un hazırladığı deniz ürünlerini yedik. Açıkça söylemek gerekirse bu restoran benim hayatımı kurtarmış olan Doktor Muzaffer Bayhan'ın ailesine ait olduğundan lezzetler sunumu fazla hak etmese de vefa borcum nedeniyle burayı tanıtacaktım ama bu tür etik problemler yaşamama hiç gerek kalmadı. Olağanüstüydü lezzetler. Arkadaşlarla hemfikiriz. Uzun zamandır İstanbul'da yediğimiz en lezzetli balık ve karidesler oradaydı. Muzaffer Bey tam bir centilmen olduğundan ve bir beyin cerrahında olması gereken titizlik ve dikkati restorana da verdiğinden lezzetler mükemmel olmuş. Gidin mutlaka deneyin. Gönül rahatlığıyla ve ısrarla tavsiye ediyorum.
 Arkadaşlarla ilk fırsatta grup oluşturarak tekrar gideceğiz.