AKŞAM GAZETESİ | Nagehan Alçı | 2009-10-24

kategori2

Poker-surat Rusya(*)

Türkiye-Ermenistan arasındaki 'flört' Türkiye-Azerbaycan arasındaki  ipleri gerdi. Bunun nedenini  anlamak için bu üç ülkeye değil, dördüncü bir ülkeye bakmak gerek. O dördüncü ülke Rusya. Üçlü krizde en kritik rolü oynayan da, bu krizin aşılmamasına neden olan da yalnızca ve tek başına o! Neden mi?

***
Rusya, Ermenistan ve Türkiye arasındaki kapalı kapılar sayesinde hem Ermenistan hem de Azerbaycan üzerindeki etkinliği en fazla olan ülke. Mevcut durum iki ülkeyi de Rusya'ya tamamen muhtaç kılıyor. Sınırların açılıp, ilişkilerin normalleşmesi bu ülkeler üzerindeki etkinliğinin azalması demek. Bunu neden istesin?

***
İstemiyor ama istiyor gibi görünüyor. Çünkü çıkarı şu anda öyle gerektiriyor. Rusya, Obama yönetiminin kendisi ile iyi ilişki kurma girişimlerini karşılıksız bıraksa tekrar ABD'yi karşısında bulabilir. Türkiye'nin aleyhine davranıyor görünse biz ABD'ye daha çok yaklaşırız. Bu nedenle Türkiye-Ermenistan arasındaki protokollerin destekçisi havasında.

***
Hatta ABD'de güvendiğim kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, Zürih'te protokollerin imzalanması aşamasında çıkan kriz asıl ABD
Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın değil, Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov'un yardımıyla aşılmış. Ermenileri Lavrov ikna etmiş.

***
Kısacası Moskova, yalnızca ABD ve Türkiye istiyor diye sürece destek veriyor gibi görünüyor. Koskoca Rusya, çözüm istese Minsk Grubu'na ağırlığını koyup şimdiye dek meseleyi halletme gücüne sahip olmaz mıydı?

***
Siz ABD'nin Kafkaslar'da ne kadar güçlü olduğu üzerine yapılan güzellemelere bakmayın. Kafkasya'nın efendisi Rusya. Önceliği bu bölge. Tüm konsantrasyonu buranın üzerinde.
Oysa ABD'nin farklı ilgi merkezleri var. Bir yandan Irak'la, diğer yandan Afganistan'la boğuşuyor, İran ile ilgili planlar yapıyor. Kafkasya onun listesinde dördüncü, beşinci konsantrasyon alanı.

***
Bu nedenlerle Kafkasya'da Türkiye'nin içine sıkıştığı durumu anlamak için kilit ismin Rusya olduğunu ve Karabağ gibi 'tıkaç' konularda Rusya'nın katkısı olmadan çözüm olmayacağını görmek şart. Aksi halde oturup hayal kurmaya devam ederiz.
(*) Duygularını belli etmeyen ifadesiz yüz

ABD'nin yeni zencisi: Fox
Türkİye'dekİ 'yandaş medya-karşıt medya' tartışmalarının başka bir türü de şu sıralar ABD'de yaşanıyor. Fox News, Bush döneminde hükümete en yakın haber kanallarından biriydi. Irak Savaşı zamanında  hükümet sözcüsü gibi yayın yaptı.

***
Şimdi ise Obama yönetiminin aleyhine pozisyon almaktan çekinmiyor. Bu yayın politikası, zaten Bush dönemi ile eş tutulan Fox'un, Beyaz Saray'da 'persona non-grata' (istenmeyen adam) ilan edilmesine yol açtı neredeyse. Hatta yönetim açık savaş ilan etmiş durumda. Beyaz Saray Genel Sekreteri Rahm Emanuel geçtiğimiz günlerde diğer kanalları Fox'a benzememeleri konusunda uyardı. Obama'nın danışmanlarından David Axelrod ise 'Fox aslında bir haber kanalı değildir' dedi.

***
Buraları hatırlatan ama 'Amerikan şeffaflığı' ile yürütülen bu medya-iktidar  savaşını zevkle izliyoruz.

Avon'la meme kanseri koşusuna!
AVON, meme kanseri ile mücadele için bir kampanya yürütüyor. Yarın Beşiktaş-Ortaköy hattında bir yürüyüş düzenlenecek. Yürüyüşün ardından Emre Altuğ konseri var. Meme kanseri ile mücadele edenlere omuz vermek için orada olmaya ne dersiniz?

Powell düzeltmesi
ÇARŞAMBA günü, ABD eski Dışişleri Bakanı Colin Powell'a hitaben yazdığım yazıda olmasını istediğim ile olanı karıştırmışım. Powell çok baskı olmasına rağmen istifa etmedi. Döneminin sonu geldiği için görevi bıraktı. Düzeltiyorum.