AKŞAM | PAZAR | 25 EKİM 2009, PAZAR

Arda iyi oynarsa Galatasaray Alex oynayabilirse Fenerbahçe kazanır

SKY Türk'te salı akşamları tiryakilerini ekrana kilitleyen bir spor programı. 'Total Futbol'un genç, özgün ve şaşırtıcı gibi pek çok sıfatı hak eden yorumcularına, hem derbiyi hem de kendi fanatik kitlesini yaratan programlarının diğer spor programlarından farkını sorduk.
derbi

Total Futbol' size az sonra 5 kişilik ekibini takdim edeceğim SKY Türk televizyonunun bir spor programı olmakla birlikte aslında bir futbol taktiği. Kaleci hariç herkesin hücum oynadığı bu taktik (belki de kaleci de dahildir) herkesin kendine göre yorumladığı, hiçbir takımın da nedense tam olarak sahaya yansıtamadığı bir efsane... İşte 'Total Futbol'cular da aynen böyle. Tek farkları, kendilerini her hafta salı akşamları saat 21.30'da SKY Türk ekranında izleyebiliyorsunuz ve öyle ki, futbol seviyorsanız tutkuyla, futboldan anlamıyorsanız da bir çeşit sit-com tadında izlemeye doyamıyorsunuz. Sonuçta 'Total Futbol', alıştığınız, bildiğiniz futbol programlarından farklı; ama klişe bir 'farklı' değil, bu sıfatın tam olarak içi dolu! Mehmet Ayan, Mustafa Sapmaz, Ali Ece, İlker Duralı ve Fırat İşbecer'den oluşan 'Total Futbol' ekibi, futbolu felsefesi, edebiyatı, sineması, müziği, geçmişi ve geleceğiyle masaya yatırıyor. Program öncesi stüdyolarında ziyaret ettiğim 'Total Futbol'culardan bu akşam oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin sonucu için tahminlerini alırken, programlarını benzerlerinden ayıran özelliklerini ve kendilerini anlatmalarını da istedim...

SKOR ALEX'E BAKAR
'Total Futbol'un ileride oynayan tek ismi Ali Ece, 'Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin ne kadar dünya derbisi olduğu tartışmalıdır' derken 'Meşhur dünya derbileri Celtic - Rangers, Real Madrid-Barcelona, Boca-River örneklerine göre milyarda biri kavga etme sebebi yokken neden şiddet dozu bu kadar yükselebiliyor?' diye soruyor. Ali Ece'ye göre, 'Maç skoru, Alex'e bakar'...
'Fenerbahçe'nin rekortmen takım savunması artı Alex ile Rijkaard'ın total hücum eksi frajil savunmasının maçı... Bu formüle göre Alex yoksa Galatasaray 3-1 kazanır, Alex varsa 2-2 ya da Fenerbahçe lehine 3-2 bitebilir.'
Programın ağabeylerinden Mehmet Ayan, 'Galatasaray kendini oynatmayan takımlara karşı oynamayı genelde başaramıyor' derken oyun sistemine teknik bir açılım getiriyor:  'Bunun nedeni, oynadığı adı konulmamış 4-2-4... Rijkaard ne kadar 4-3-3'ü yani total futbolu savunsa da, oynatmak istese de fiili adı 4-2-4 bunun. Sezon başında işler iyi gidiyordu; Çünkü Arda Turan, o  4-2-4 sistemini 4-3-3'leştirebiliyordu. Yıldız oyuncu ortaya gelip, mücadele edip, top alıp, verip, deplase olup, verkaç yapıp, tam bir orta saha oyuncusu vazifesi yapabiliyordu. 22 Haziran'dan bugüne Galatasaray kolay değil 20'ye yakın resmi maç yaptı. Her maçta da Arda, Arda gibi oynayamadı. Galatasaray, Kadıköy'de orta üçlüsünü Mustafa Sarp-Ayhan ve Barış'tan oluşan 3 defansif orta sahadan oluşturmazsa fark yer! Sarı-Lacivertliler, Servet ile Gökhan Zan'ın önünde sadece 2 oyuncu bulursa, Alex'in araya atacağı toplarla tarihi farka götürür maçı. Ama Barış orta alanı üçler, Arda da bilinen Arda gibi oynarsa, Baros ve Keita'nın rahatlamasına olanak verir. Galatasaray bu işten karlı çıkar, yoksa fark yapar Fener!' diyor.

KENDİLERİNİ AFFETTİRMELİLER
Programın ikinci ağabeyi Mustafa Sapmaz, önceki derbiye atıf yaparak beklentilerini anlattı: 'Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan son maçta öyle kötü bir oyun vardı ki 'kayıp maçlar' arasına not edebilirdik! Bugün o maçı hatırlanır kılan, iki takım futbolcuları arasında çıkan kavga... Derbi tarihi Semih ve Arda gibi iki efendi ismin yumruk yumruğa kavgasını yazacak. Öncelikle her iki takım bu kez Saracoğlu'nda oynayacakları 'güzel oyun' ile kendilerini affettirmeliler. Bu, futbolcuların bize olan borcu!
Baskı futbolcuyu sarmalarsa zevki-eğlenceyi öldürür. Derbiler de bolca baskı yükler. Brezilya'nın efsane ismi Didi, 1970'lerin ilk yarısında Fenerbahçe'yi çalıştırırken Galatasaray derbisi öncesi gergin gördüğü futbolcularına şu öğüdü vermiştir: 'Yarın cenazeye değil, futbol bayramına çıkıyorsunuz!' Derbiyi böyle değerlendirecek taraf maça 1-0 önde başlar.
Takımları birer kelimeyle tanımlamak gerekirse; Fenerbahçe dengeli, Galatasaray hızlı. İki takıma da galibiyeti getirecek bu özellikleri olacaktır' diyor.

TEMKİNLİ OYNAYACAKLAR
Fırat İşbecer ise derbinin sonucunu bu hafta oynanacak UEFA maçlarına atıf yaparak yorumluyor: 'İki Bükreş eşleşmesinden daha yıpranarak çıkacak ekibin Saracoğlu'nda yorgunluk belirtileri göstermesi muhtemel... Fenerbahçe'nin hem 72 saat önce zor bir deplasmanda oynamış olması hem de hesapta olmayan sakatlıkları derbide sıkıntı yaşamasına neden olacaktır. Ancak Galatasaray'ın da hala psikolojik olarak bir Saracoğlu galibiyeti elde edebilecek takım bütünlüğüne ulaştığı söylenemez. Her iki takım da Avrupa Ligi'nin ardından zirveyi paylaşmanın getirdiği temkinlilikle sahadan bir beraberlikle ayrılmaya göz yumabilir. Bu durumda Fenerbahçe'nin 9 yıllık serisi yumuşak bir şekilde sona erecek ama liderliği devam edecektir. Benim tahminim az gollü beraberlik.'
'Total Futbol'da 5 yorumcu ve tabii ki 5 değişik yorum var. İlker Duralı da Avrupa maçlarıyla ilintilediği tahmininde 'Romen takımlarının en büyük olayıdır rakip takımı fiziksel olarak hırpalamak, bundan dolayı daha iyi fizik güce sahip olan -ki bunda burun farkıyla Galatasaray önde gözüküyor- takım galip gelir. Bir de bu done bazında bakarsak son 20-25 dakikada ilginç goller izleyebiliriz' diyerek, güçlü olan kazanır diyor.

Bana maymun diyenler gelsin bir sınav yapalım
Ali Ece - FourFourTwo Dergisi Yazı İşleri Müdürü
Bu işi yapabileceğimi Bingöl'de askerken komutanları kafalamak için yorum yaparken anlamıştım ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası. Sokakta insanların beni çevirmeleri, renklerin ötesinde aynı futbol aşkı bağlamında sevgilerini, takdirlerini belirtmeleri, hiçbir paranın satın alamayacağı harika bir his. Beni alıp başka adamların yanına koyunca bu işi bu kadar iyi yapamayabilirim. 'Total Futbol'da çok iyi bir takım kimyası yakaladık, programın ismi de futbol tarihinin en iyi takım oyununu oynamış olan Hollanda 1974'ten geliyor. Diğer televizyonlarda Brezilyalı Bilica'yı Romanya Milli Takımı'nda oynatan, Uruguay'ı Avrupa Şampiyonası'na sokan, takım elbiseli sözde yorumculara tepki olarak George Best, Robbie Fowler, Eric Cantona ve Pascal Nouma'nın tişörtlerini giyiyorum. Futbol asla sadece futbol değil kesinlikle; Filistin İsrail'i sadece futbolda yenebiliyor. Fransa'dayken şuna bizzat şahit olmuştum: Esmer tenliyim diye bana Arap, Latin, zenci muamelesi yapan beyaz Fransızlar, 'esmer' Zidane Fransa'yı Dünya Kupası şampiyonu yaptıktan sonra selam vermeye başladılar. Selam vermeseler de umurumda olmazdı ama futbolun bu eşsiz evrensel gücüne bayılıyorum. Programdan dolayı çok mutluyum çünkü Zeki Demirkubuz gibi bir sanatçı arayıp ne kadar beğenerek izlediğini söylüyor, diğer tarafta da daha Bill Shankly'nin kim olduğunu bilmeden Liverpool üzerine konuşan karanlık güçlerin yalakası skor yorumcuları bana 'maymun' diyorlar. Gelsinler bir sınav yapalım, soruları duayenler sorsun, cevaplar onların maymundan çok daha önceki evrim-medeniyet aşamasında olduğunu fazlasıyla ortaya çıkaracaktır...

Dinozorlaşan yok olur
Fırat işbecer - Lig Radyo Programcısı
Bize verilen 2 saatlik bir süre var. Bunu birçok programda gördüğümüz gibi alelade bir sohbet şeklinde geçiştirmemek lazım. Fark yaratmak için yayına iyi hazırlanıp, yorumları bilgi ve istatistiklerle güçlendirmek gerekiyor. Dersimize çalıştığımız için ekranda hem rahat hem de kimseden sakınmadan esprili bir program yapabiliyoruz.
Futbolun geçirdiği dönüşümü inkar etmemek lazım. Son 20 yılda dünyanın belki de en hızlı büyüyen ve en çekici sektörü haline geldi. Bu sayede artık futbolun tüm kademelerinde çok daha kaliteli, eğitimli ve profesyonel bir iş gücü çalışıyor. Futbolcuların, teknik direktörlerin, menajerlerin kabuk değiştirdiği bu ortama en çok gazeteciler ayak uydurmalı... Yoksa rekabet, yaşı ne olursa olsun dinozorlaşanları hemen tasfiye eder.

Senaryo yok!
İlker Duralı - Lig Radyo Programcısı
Program başlarken, Mehmet Ayan bana 'sen bu programın Aurelio'su olacaksın' dedikten sonra bu rolü benimsemeye başladım. Program ilerledikçe şu da dikkati çekti ki tam bir takım oyunu var, herkesin görev yeri belli ancak yardımlaşma da tam düzeyinde, şöyle diyebiliriz: Rijkaard henüz Total Futbol anlayışını takımına oturtamadı ama biz tam program adımıza uygun bir anlayıştayız. Herkesin yeri belli ama kimse için yazılmış bir senaryo yok, belki de en büyük farkımız bu. Bizi en iyi birleştiren unsur futbol aşkımız. 'Şu şurada oynar mı?', 'Bu diziliş, şu yayılış' klişelerinden daha ötesini görmeye çalışıyoruz. Albert Camus'nun hayata dair her şeyi öğrendiği futbolu anlamaya çalışırken, 'Zafere Kaçış' filmindeki gibi neden Nazileri futbol maçında yenmenin firar etmekten daha önemli olduğunu anlatmaya çabalıyoruz. Çocukken futbola olan ilgim kalecilerin yalnızlığıyla birlikte gelişmişti. Onlar gollere tek başına sevinirken ben tribünde hep onlara bakardım sevincimi paylaşmak için. Şimdi de futbol sevgimi paylaşmak için 'Total Futbol' ekibini yan gözlerle kesiyorum.

Futbolun oyun olduğunu unutmuyor unutturmuyor
MUSTAFA SAPMAZ - FourFourTwo Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Programın 'Mustafa Abisi' olarak Roberto Carlos'un yaşında, mahalle futbolunun son temsilcisi diyebilirsiniz. Mahalle eşittir sokak futbolu; son 30 yılda yok olmaya giden bir kültür! Aslında yozlaşma da bununla başladı. Futbolun oyun olduğu unutulmaya yüz tuttu. Biz 'Total Futbol'da sokak ağzı kullanmadan ama sokakta oynadığımız günlerdeki sahiciliği ve heyecanı ekranlara taşıyoruz. Futbol yazmaya haftalık haber dergisinde, sıcak gündemi takip ederek başlasam da benim gönlüm her zaman 'romantik futbol'dan yana oldu. Bana göre futbolun gerçek kahramanları sahadakilerdir. Kahramanlara da saygısızlık olmaz. Biz bilgiye dayalı, dünyaya gözlerini kapatmayan ve eleştirirken muhatabını rencide etmeyen bir tarza sahibiz. Bu aynı zamanda yeni kuşağın da talebi!
1970'lerin başında Galatasaray, lig tarihimizin ilk şampiyonluk üçlemesini yaparken o kadroda yer alan Metin Kurt'un neden aforoz edildiğini merak etmiyorsanız 'futbolu seviyorum' diyemezsiniz. Futbola eleştirel bakabilenlerin oluşturdukları dili önemsiyorum. Futbol ancak böyle anlam kazanabilir!
Babamla en büyük kucaklaşmalarımı hatırlıyorum, futbol var çoğunda. Futbol kuşak çatışmasını bile ortadan kaldıracak kadar güçlü bir oyun. Ondan keyif duymak sizin ona nasıl baktığınıza bağlı.
Yaşamımda hep kaliteyi aradım. Futbol yazarlığı ve yorumculuğunda da bundan farklı bir şey yapmıyorum! Kural basit: Yukarıdan bakma, oyunun parçası ol!
Televizyondaki eski nesil futbol programları bize yıllarca 'Halk, -şok, şok, şok!- ve -az sonra- istiyor' dedi. Bu düşünce futbol programlarını gece yarısı kuşağına sürükledi. Biz bu tabuyu yıkmaya çalışıyoruz.
Bu beşliye tüm yakıştırmaları yapabilirler. Sadece sahibinin sesi diyemezler!
Futbol bir sanattır. Alex'i izleyen biri bunun aksini nasıl düşünebilir? Sergide resme bakıp 'sokaktan biri de gelse bunu yapardı' diyen kişiye sanat eleştirmeni denir mi? Eleştirirken bunu aklımdan çıkarmıyorum. Sokaktakilerin oyunu futbolu yücelten yorumlar yapmalıyız.

Beni kimse sevmiyor!
Mehmet Ayan - Lig Radyo Yayın Yönetmeni
Mart ayı ortalarıydı. SKY Türk Genel Yayın Yönetmeni Barış Tünay, 'televizyonda bir şeyler yapın' dedi. Gerekçesi de Lig Radyo'daki dinamizmi televizyona taşımamızı istemesiydi. Birkaç gün içinde yayındaydık... İlk yayınımız çok planlı olmadı ama o yayında programın karakteri ortaya çıktı. Barış Bey'in sağladığı özgürlük, özellikle kıyafet özgürlüğü, programın genel kimyasını da oluşturdu. 5 farklı adam, 5 farklı dünya görüşü. Hepsinin ortak aşkı futbol. İlk bölüm plansızdı ama ben kafamda herkesin rolünü çizmiştim. Kesinlikle programın yıldızı Ali Ece olacaktı. Öyle de oldu. İlker, Fırat, Mustafa Abi ve ben, dörtlü orta sahayız. Hatta Yayın Yönetmenliği sıfatlarımız gereği Mustafa Sapmaz ile ben, daha defansif orta sahayız. İlker gençlerin, Fırat aristokratların sevgilisi konumunda. Ali'yi herkes, Mustafa Abi'yi orta ve üst yaş grubu beğeniyor. Beni sokakta kimse 'Total Futbol' diye çevirmiyor! Kızanlar çok galiba. Halbuki konumum gereği daha çok yönetici olduğum için topa girmiyorum ama yine antipatiğim sanırım. Yalnız kendi adıma bir şey itiraf etmeliyim. Programın bu kadar kısa sürede çok insan tarafından kabul göreceğine asla ihtimal vermiyordum.

GÜLAY ALTAN

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3