AKŞAM | SIYASET | 28 EKİM 2009, ÇARŞAMBA

Hazmetme molası mı verdin

Baykal, 'açılıma mola veren' Erdoğan'a  sordu: Ara mı verdin vaz mı geçtin? Ara verdik diye vazgeçmeye mi çalışıyorsun, yoksa hazmettirmek mi istiyorsun

CHP lideri Deniz Baykal, Meclis'teki grup toplantısında 'Kürt açılımı'nı ve TRT'yi eleştirdi. Baykal şunları söyledi:

ŞOV SİYASETİN PARÇASIDIR: Kürt
açılımı diye aylardır gündemde projenin ne olduğu PKK'lıların sınırdan girmesiyle ortaya çıktı. Başbakan şov diyor, şark kurnazlığı diyor. Şov da siyasetin bir parçasıdır ama asıl sorun o mu. Sen onlarla bir mutabakat sağladın ama şimdi sürdüremiyorsun. Bu kadar önemli bir şeyi noktalıyorsun. Çünkü daha ilk adım atıldığı anda millet tepkisini koyarak engellemiştir. Biz anlatmaya çalıştık, ama millet gözü ile görünce anladı.

HEM MÜCADELE HEM MÜZAKERE OLMAZ: Dünyada birçok örneği var. Bir yandan mücadele sürdürülürken bir yandan da müzakere yapılamaz. İngiltere IRA silahları terk edene kadar bekledi. Sonra görüştü. İspanya öyle yaptı. Bizde bir yandan mücadele sürüyor, bir yandan müzakere yapılıyor. Böyle şey olur mu?

ARA MI VERDİN, VAZ MI GEÇTİN: Başbakan önce 'Sil baştan yaparız' dedi. Sonra da ara verdiklerini söyledi. Ara mı verdin, vaz mı geçtin. Ara verdim diyerek vazgeçmeye mi çalışıyorsun yoksa hazmettirmek için mi ara verdin. 'Millet tepki gösterdi bunu bir hazmettirelim sonra devam ederiz' mi diyorsun.

MİLLETLE İNATLAŞMA KÖTÜ OLUR
Sorunun çözümü terör karargahına bakarak değil, Kürt vatandaşlarımıza bakarak sağlanır. Şimdi hükümet tamam mı devam mı, yol ayrımındadır. Tüm Türkiye 'Kimse bizi bölmeye kalkmasın, dünyayı dar ederiz' diyor. Bu yolda devam edeceğim demek milletle inatlaşmak demektir. Bunun da sonu kötü olur. Dış dinamiklere de 'PKK'yı gizli ya da açık desteklemeyi bırakın, kullanmayın, himaye etmeyin. Bölgeye barış böyle gelir' anlayışını anlatmak lazım.

CHP'Yİ TAVAYA KOYDULAR KIZARIP DURUYORLAR
BAYKAL, TRT'de canlı yayına çıkan Tuncay Güney'i kastederek, mahkemeye gideceklerini söyledi:

BİR DAHA TRT'YE ÇIKMAM: TRT özerk, tarafsız yayıncılık yerine iktidarın borazanlığını yapıyor. Bir avuç insanın çıkar peşinde koştuğu bir yer haline geldi. Biz artık kesinlikle TRT ekranına çıkmıyoruz. Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar. Öyle yapmaya devam etsinler. 9 milyon insanın oyunu alan bir partiye TRT'den hakaret edilmesine göz yumabilir miyiz. CHP düşmanlarını çağırmışlar, CHP'yi tavaya koymuşlar kızartıp duruyorlar. Kanada'dan getireceksin o ruh hastası insanı, CHP'ye hakaret ettireceksin. Buna izin vermeyiz. Danıştay'a da bunu götüreceğiz.

MADALYALARI ATMAYIN, DEVLETE KÜSMEYİN
BAYKAL, grup toplantısından sonra açılım politikasına tepki gösteren ve bazı toplantılarda devlet madalyasını yere atarak protestolarda bulunan şehit ailelerini kabul etti. Baykal, şehit yakınlarına bu süreçte büyük katkı yaptıklarını belirterek teşekkür etti ve şöyle dedi: 'Bu sürecin durdurulmasında katkınız büyük. Türkiye'nin gidişini yönlendirdiniz, sizi kutluyorum, size minnettarız. Tepkinize devam edin. Ancak madalyalarınızı atmayın, iş başındaki bir grubun yaptığı yanlıştan dolayı da devlete küsmeyin. Çünkü o madalyaları size şahıslar vermedi. Bu milletin, bu devletin size armağanıdır. Onları yakanızda gördüğümüzde sizin şehit çocuklarınızı görüyoruz.'

MEKTUBUN ZAAFI CHP'Yİ BULAŞTIRMASI
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yeniden Türkiye gündemine oturan 'darbe belgesi' tartışmaları ile ilgili olarak, 'Albay problemi olarak ortaya çıkan bu konu 4.5 ayda nasıl Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesi problemine dönüştü' diye sordu. 'CHP'yi silahlı kuvvetlerle işbirliği içinde gösterenler iddialar altında ezilir' diye sert çıkan Baykal, şu mesajları verdi:

NİYE 4.5 AY BEKLENDİ: Öyle anlaşılıyor ki 4.5 ay önce de belge şimdi aslı varmış diye ortaya çıkan kişilerin elindeymiş. Peki niye o zaman çözemedik de şimdi genelkurmay başkanı problemi haline getirdik. Niye yapıldı bu planlama. 'Ya yok öyle bir şey' deniliyorsa; inşallah öyledir.

TSK İLE İLİŞKİMİZ: İhbar mektubunun eklerinde siyasi partiler itham ediliyor. Bir büyük tartışma açılmak isteniyorsa biz buna gireriz. CHP olarak biz silahlı kuvvetlerle ilişkimizi büyük bir sorumluluk içinde ve kurumlara saygı çerçevesinde sürdüregeldik. Gün olmuş silahlı kuvvetlerin yaptığı yanlışları ortaya koymuşuzdur. Örneğin 1 Mart tezkeresinde böyle oldu. Dolmabahçe buluşmasının devletin bilgisi dışında tutulamayacağını savunduk, kara harekatının erken kesilmesine en ciddi uyarıyı biz yaptık.

SORGULAMA HAKKIM VAR: Şimdi silahlı kuvvetler ve CHP'ye karşı bir ihbar mektubundaki iddialar karşısında, diğer iddiaları bir tarafa bırakarak bizimle ilgili iddiaları sorgulama hakkını kendimde buluyorum. Eğer diğer iddialar da bizimki gibiyse her şey ortadadır. Bunu en iyi bilecek olan da benim. Hatırlayınız Başbakan Danıştay saldırısını da bana bağlıyordu.

İDDİALAR ALTINDA EZİLİRLER: CHP'yi de bulaştırmak bu ihbar mektubunun ciddiyetini zaafa uğratan en büyük unsurdur. Bu iddialarda bulunanlar, iddialarının altında ezilirler. Türkiye'yi ayrıştırma etnik temelde değil de kurumlar arası çatışma üzerinden yürütülmek isteniyorsa bundan da vazgeçilmelidir. Kimse kimseye tuzak kurmamalıdır.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3