Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Gündem ve kamu vicdanı...

Aşağıdaki üç olaydan siyasetçilerin çıkaracağı çok ders vardır. Çünkü düştükleri en temel hata, kamuoyu ile kamu vicdanını karıştırmaları, oyun kamuoyundan geldiğini sanmaları ve genelde kamu vicdanını ihmal etmeleridir. 'Demokratik Açılım' meselesinde de yaşanan benzer bir gelişmedir. İşte size üç yalın örnek...
Sıradan gibi gözüken bazı olaylar bakarsınız bir anda kamu vicdanında başköşeye yerleşivermiş... Örneğin bazılarımız Münevver Karabulut cinayetinin neden neredeyse her gün medya tarafından izlendiğini anlamakta güçlük çekiyor... Onca faili meçhul cinayet varken; bir de bunun faili bilinirken, sadece bulunamazken, bu 'tefrika', bu ilgi niye?..
Ya da bir sürü yaşlı adam genç kadınlarla evlenirken Halis Toprak Ağa neden başrolde? Evlendiği kadın 17 yaşında diye mi?.. Hayır!.. Kız da mesut ve istekli, kızın ailesi de... Bize ne oluyor?..
Bir de Eda Hanım fenomeni (görüngüsü) var tabii. Yıllardır başrolde... Ne yaptığı iş, iş; ne birlikte olduğu adam bir başarı öyküsü... Dolaşın Beach'leri, onun gibi yüzlercesi sere serpe... Ama hayır... Biz Eda ile ilgiliyiz...
Çünkü üç olayda da kamu vicdanı bir şekilde rahatsız... Bir şeyler toplumun değer sistemine ve sinir uçlarına değivermiş...
Kendisi her türlü sağlık uzmanının öğüdünün tersine, Bodrum Beach'lerinde saatlerce güneşin altında yatıp gençlere kötü örnek olmakla 'malul'; ya da her gün giydiği değişik giysi parçalarının oradan buradan çalıntı (çakma) olmasının ortaya çıkıp rezil olmasıyla...
Bu durum nedeniyle 'stilist' olarak işe başladığı Vakko'daki çalışma serüveninin bir-iki ay sürüp, kendisine kapının gösterilmesi bile onun toplumsal konumlanmasını yıpratamamış... İkoncan aşağı, İkoncan yukarı... Taklitleri bile çıktı. İkocan 2, İkoncan 3...
Şimdi bu hanım, çizdiği tabloya çok uygun bir davranış biçimiyle dönüyor sırtını 6-7 yılda fazlasıyla eskitip tükettiği 'yaşlı' sevgiliye; üç gün içinde 'seviyeli bir birliktelik tesis' ettiği, 'Kıvanç Tatlıtuğ tadında' bir delikanlı ile gazetelerin birinci sayfasına yerleşiyor... Bizim Alem dergisinin ana malzemesini oluşturan, bildiğimiz eski sosyete güzelleri bunun yanında Grace Kelly, Lady Di gibi kaldılar...
Olsun, Eda Hanım kendisini gündemde tutmaya devam ediyor. Ne kadar süre ne işe yarar bilemem; ama tutuyor işte... Kamu vicdanının sinir uçlarına dokundun mu hoop, birinci sayfadasın... Kırıp döktüklerinin hiç önemi yok...
Hatırlamaya çalışalım. Ne demişti İkoncan'lardan Eda Hanım?
'Ünlü bir halkla ilişkilerciye danıştım. O da 'Hiç haberi olmadan yeni ilişkini medyaya sızdıralım. Gazetelerden okusun senin başkasıyla beraber olduğunu. Haysiyetli bir adam olduğu için sesini çıkaramayacaktır' diye akıl verdi. Biz de öyle yaptık'...
Konu iletişimin yönetilmesi meselesiyle kesişince rahat duramamışız (oysa sana ne kardeşim, değil mi?). Cuma günü şöyle yazmışız: 'Neresinden tutsak elimizde kalıyor. Ayrılmayı, adam gibi ilişkiyi bitirmeyi bilemeyince yedi düvele işte böyle pespaye oluyorsunuz... Amma halkla ilişkiler uzmanı ha! Allah'tan adı henüz ortalıkta dolaşmıyor, yoksa Betül Mardin Abla gümüş saplı bastonuyla 'o ünlü uzman PR'cıyı' alimallah fena sopalardı.'
Bir de baktım Cengiz Semercioğlu Eda Taşpınar'dan öğrenip yazıvermiş... PR'cının adı Senem Çapa imiş... Buyurun ayıklayın pirincin taşını. Eda Hanım zücaciyeci dükkanına girmiş Mohini gibi maşallah... Sadece Nurettin Hasman'ı değil 'Ünlü PR'cı' hanımefendiyi de zor durumda bırakmayı başarmış...
Medyayı, karşısındakine tuzak kurma gibi algılanacak şekilde maniple etmeye çalışmak, halkla ilişkiler kültüründe caiz değildir... Nasıl 'Ak Büyü - Kara Büyü' diye bir ayrımdan söz ederler... Bu davranışı da PR'ın 'Kara Büyü' kategorisinde değerlendirmek mümkündür. Bu tür 'hareketler', belki o PR'cıların şöhretine şöhret katar ancak, itibarları üzerinde bölen etkisi yapar...
Şöhret, satın alma kararı için yeterli değildir... Eda Hanım, bu gerçeği yaşı ilerleyip, elindeki malzemenin tedavül değeri düşmeden fark etmezse, ileride çok acı çeker...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3