İsrail ile ilişkiler gerildi. Havada 'karşı taraftan esen' ağır bir öfke rüzgarı var. Bunun ana sebebi olarak 'Ayrılık' dizisi gösteriliyor. Oysa gerçek sebepler başka.
***
1) İsrail uzun zamandır Türkiye-Suriye arasında yaşanan yakınlaşmadan rahatsız. Bu yakınlaşmayı 'İslamcı hükümetin Arap dünyasına hakim olması ve İsrail'i ekarte etmesi' olarak görüyor.
2) Türkiye'nin İran konusunda BM Zirvesi'nde takındığı tavır, yukarıdaki görüşü kuvvetlendirdi. Başbakan Erdoğan İran'ın nükleer gücü masaya geldiğinde İsrail'in nükleer gücünü hatırlatmıştı. İsrail, uluslararası arenada lobi yaparak Türkiye'yi 'rotasını değiştirip Suriye-İran eksenine yakınlaşan bir Müslüman ülke' diye anlatıyor. Türkiye'ye baskı yapılmasını istiyor.
3) Bütün bunlara tuz biber eken, İsrail'in Türkiye'ye tavır almasını hızlandıran başka bir gelişme daha var. Kritik bir alışveriş. Türkiye terörle mücadelede kullanılmak üzere, İsrail'den casusu uçak Heron alacaktı. Ankara 10 adet uçak sipariş etmişti ve bunun için 180 milyon dolar ödenecekti. Ancak teslimat gecikti. Üstelik ilk gelen uçaklarda teknik problem olduğu söylenip sipariş iptal edildi. (Teknik problem var mı yoksa iptalin altında değişen askeri ortaklık ilişkileri mi var? Henüz bilmiyoruz)
***
Kendini bölgesinde zaten hep yalnız hisseden İsrail bu gelişmeler karşısında Erdoğan Hükümeti tarafından ihanete uğradığını, yakınındaki tek önemli müttefikini kaybettiğini düşünüyor. Bu nedenle öfkesi büyük. Ve bu öfkeyi 'Ayrılık' adlı diziye yüklenerek çıkarmak istiyor.
***
Halbuki dizi bu kadar büyütülecek bir mesele değil. Çünkü anlatılanlar Türkiye halkına yabancı değil. Bir 'uyanma' gerçekleştirecek yenilikte ise hiç değil.
***
Neden mi?
Anlamak için bir ayrım yapmamız gerekiyor: Türkiye-İsrail ilişkileri başka, Türkiye'de insanların İsrail hakkındaki kanaatleri başka.
İlişkilerimiz iyidir. İki ülke askeri anlamda birbirinin önemli müttefikidir ama halk nezdinde İsrail hiçbir zaman sevilen bir coğrafya olmamıştır. Kimse aksini iddia etmesin, dizide anlatılanlar zaten halkın bildiği ve inandığı şeylerdir. İsrail'i insanlık dışı uygulamaları nedeniyle sevmeyiz.
***
Hatta bazen sapla samanı birbirine karıştırır, İsrail'e duyduğumuz öfkeyi burada yaşayan Musevi kardeşlerimize yöneltiriz. Ama sonuçta buna ister din kardeşliği deyin, ister zayıfın yanında yer alma. Bu ülkede İsrail'in Filistinlilere karşı uygulamalarını destekleyen pek kimseyi bulamazsınız.
***
Şimdi kalkıp da sanki İsrail bizim kardeş halkımız da TRT'nin dizisi ile imajı zedeleniyor, havasına bürünmeyelim. Gerçekler ortada. İsrail de 'ortalama Türk'ün kendi hakkındaki fikrini biliyor. Mesele bu değil. Mesele İsrail'in Erdoğan Hükümeti'den inanılmaz derecede rahatsız olması. Bu rahatsızlığını dile getirmek için sebep arıyor. Kalkıp da 'Suriye ile yakınlaşmayın!' diyemediğine göre şimdilik acısını bir diziden çıkarıyor.
New York'ta gerilen ipler
DÜNKÜ yazımda Başbakan Erdoğan'ın New York'ta Yahudi lobileri ile yaptığı toplantının anlatıldığı gibi 'pespembe' bir havada geçmediğini yazmıştım. O görüşmede ipler gerildi ve sert diyaloglar yaşandı. İpucu olarak Haham Shemtov ve Başbakan Erdoğan arasında geçen konuşmaya bakılabilir.