AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-10-28

kategori2

Niçin bayram etmiyor, neden halay çekmiyoruz?

Yüzlerde en azından bir gülümseme bulunması  gerekmiyor mu?
Sokaklarda halay çekenleri, ekranlarda türküler söyleyenleri görmemiz  gerekmiyor mu?
Oysa bir  karamsarlık... Oysa bir şüphe... Oysa bir yılgınlık var...
Türk milletinin, 'Devlet' kelimesinin sevinç ve umut dağıtan anlamına sarılması, onunla hemhal olması gereken bir dönemde...
Türkiye, tarihinin en büyük atılımlarından birini yaparken...
PKK'lılar teslim olmaya  başlamış, dökülen kanın duracağı umudu belirmişken...
Ermenistan dahil, Suriye'den İran'a komşularımızla sorunlarımızı yok etmiş, yüzümüzü güvenle Batı'ya doğru çevirmeye hazırlanmışken...
İsrail'den Amerika'ya kadar bir dizi müttefikimizle aleyhimize kurulmuş denklemleri düzeltirken...
Üzerimizdeki bu karamsar... Bu şüpheli... Bu yılgın hava nereden kaynaklanıyor?
Evet muhalefet partilerinin Türkiye'nin ortak meselesi, ortak meydan okuyuşunu gündelik bir siyasal tartışma konusuna çevirmesinin bu hevessizlikte bir payı var.
Ama karşıt, yandaş, merkez, marjinal her tür medyanın da bu ruhsuzlukta hiçbir payı yok mu?
Çok var.
Türkiye'de medya yönetimleri 'Kamu Yayıncılığı' yapabilecek;  ülkenin çıkarları ile aynı frekansta durabilecek  yetkinliğe maalesef sahip değil.
Otomatik muhalifleri geçelim, hadi onlar iyi bir şey olsun istemiyor, 'Yandaş Medya' diye suçlanan medya bile Türkiye'nin bu umutlu anında; 'iktidarda bizim parti var ey millet, bunları bizim parti yapıyor, bayram edelim' diyemiyor. Neden?
Anlaşılan siyasal planlaması iyi yapılan bir işin; iletişimi o kadar iyi kurgulanamamış.
'Devlet,' sevinç dağıtan, umut dağıtan anlamına kavuştuğu an; bu mesajın halkın tümüne ulaşmasının önündeki engeller çoktan aşılmış olmalıydı.

Hürriyet gazeteciliğe dönmeye çalışıyor
Belli ki sit-com çuvalladı... Belli ki reytingler aşağı inmeye, saygınlık kaybedilmeye başlandı...
Baksanıza  'Haşarı ile Başarı' bile 'bu böyle olmuyor' diyerek gazeteciliğe dönmeye çalışıyor.
Hürriyet'in 'medyacan'ı Ahmet Hakan, 'yakın gelecekte bir 'Erdoğan sonrası' söz konusu olacak ise... Mücadele Abdullah Gül ile Ahmet Davutoğlu arasında geçecek...' diye gazeteciliğin alanına girmeye çalışıp, analizi deniyor... 'Söylemedi demeyin...' diyerek afra tafra bile yapıyor.
Oysa AKŞAM okurları bu analizi bir hafta önce 'Davutoğlu Başbakan olur mu?' başlığı altında okudular.
Gazete'nin 'Başarı'sı Ertuğrul Özkök ise, kendi gazetesiyle ilgili bir gelişmeyi anlatmaya çalışıyor:
'Kimsenin şüphesi olmasın ki, (Sedat Ergin) Hürriyet'te de genel yayın yönetmeni kadar etkili bir gazeteci olarak çalışacaktır.'
AKŞAM okurları bu bilgiye de, Hürriyet'ten 20 gün önce 'Sedat Ergin'in 'meslek fetişisti' yaklaşımı Hürriyet'in yeni kompozisyonunda başyazarlıktan daha tesirli olacaktır,' cümlesiyle sahip olmuşlardı.
Hürriyet yazar ve yöneticileri AKŞAM'ı 20 gün geriden takip etseler de, niyet önemli... Zamanla, olacak inşallah...