AKŞAM GAZETESİ | Ali Ulusoy | 2009-10-28

kategori2

Yükseköğretimde reform yapmak mümkün mü?

Geçenlerde YÖK'ün davetiyle mevcut 60 civarındaki hukuk fakültesi dekanları toplandı. Hukuk eğitiminin daha nitelikli olabilmesi için hukuk fakültelerinin yeniden yapılandırılması konusunda uzlaştı. Yani bir Hukuk Fakültesi Reformu yapılmasında mutabık kalındı.
Kendim de aralarından biri olduğu için biliyorum. Katılımcı demokrasin nadir bir örneği olarak bütün dekanlar saatlerce tartışarak bu reform için önerilere bulundular. Bu öneriler, YÖK tarafından da uygun bulunarak uygulamaya sokuldu.

Reformun esası şu:
Hukuk fakülteleri lisans seviyesinde herhangi bir işlevi kalmamış olan bölümler (kamu hukuku ve özel hukuk) kaldırıldı. Anabilim dalı sayıları da azaltılarak, gereksiz bürokrasi ve idari birim enflasyonu asgariye indirildi. Bu çerçevede zorunlu ders olmayan alanlardaki anabilim dalları, mevcut kadrolar ve özlük hakları korunarak kaldırıldı. Bu arada niteliği itibarıyla 'hukuk tarihi' kapsamında görülebilecek Roma hukuku ve Türk Hukuk Tarihi anabilim dalları tek bir anabilim dalı çatısı altında birleştirildi. Bunların bu çatı altında iki ayrı bilim dalı oluşturması her zaman mümkün.
Sonuçta yapılmak istenen hukuk fakültelerinin idari ve akademik yapılanmalarını daha rasyonalize etmeye yönelik bir reform.
Kıyamet de bu noktada kopuyor.
Efendim Roma Hukuku kaldırılarak laik hukuk sistemi çökertilmeye çalışılıyormuş! Zira Roma hukuku bağımsız anabilim dalı olmazsa laiklik derin yara alırmış! Olayın iç yüzünü bilmeden ortalığı velveleye veren bazı köşe yazarları da bu komik komplo teorisine alet oluyorlar. Konuyu bir şekilde laiklik ile irtibatlandırıp Danıştay'ı etkileyerek bu reformu iptal ettirme 'çakallığı' yapılmaya çalışılıyor. Halbuki konunun laiklikle uzaktan bile ilgisi yok. Ama maalesef bu tür saptırmalar 'idari yargı' nezdinde prim yapabiliyor.
Roma hukuku adı üzerinde Roma İmparatorluğu zamanında, yani 2 bin yıl önce uygulanmış hukuk, Batı hukuk isteminin temeli kabul ediliyor ve hukuk fakültelerinde ders olarak okutuluyor.
Ancak biz birçok konuda olduğu gibi bu konuda da kraldan çok kralcı, Batılılardan daha 'Batıcı' olduğumuzdan işi biraz abartmışız. Batı hukuk fakültelerinin birçoğunda zorunlu değil seçimlik ders iken biz Roma hukukunu tüm hukuk fakültelerinde zorunlu ders yapmışız. Başlıca Batı hukuk fakültelerinin hiçbirinde Roma Hukuku bağımsız bir anabilim dalı değilken, biz tamamen özerk bir anabilim dalı yapmışız.
Reformla yapılmaya çalışılan bu dersi zorunlu ders olmaktan çıkarmak değil, sadece bu anabilim dalını ilgili diğer bir anabilim dalıyla birleştirmek. Ama olacaklar belli. YÖK, son derece haklı olduğu bu konuda derdini anlatamayacak. Trajikomik laiklik yaygarası üstün gelerek bu reform yargısal yolla engellenecek...
Sonuçta bu ülkede yüksek öğretimde reform yapmanın deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğu bir kez daha görülecek.
Acı ama gerçek. İnşallah yanılırım...

Yargı bu şaibeyi kaldıramaz
Teslİm olan PKK'lı grubun yargı mercileri tarafından serbest bırakılmasında olanlar basında yer alan haberler doğru ise dehşet verici.
Terör örgütü üyeleri hakkındaki savcının talebini inceleyen yargıcın, önceden sanıkların tutuklanmamaları için nasıl ifade vermeleri konusunda yönlendirmede bulunduğu, sanığın suç niteliğindeki bir ifadesini tutuklama gerektirmesin diye tutanağa geçirtmediği söyleniyor.
Bu haberler doğru ise bu ülkede yargı erki onarılamaz bir yara alır. Bu benim şu ana kadar bir yargıç hakkında duyduğum en vahim iddialardan biri.
Yargıçların siyasi görüşleri tabii ki olabilir. Bir yargıç hükümetin siyasi bir kararını doğru bulabilir ya da bulmayabilir. Ama bu siyasi kararı kendi yargılama faaliyetine alet edemez. Yargıcın yargı sürecinde tarafsızlığını kaybetmemesi ve siyasi etkilere karşı bağımsızlığı yaptığı işin en olmazsa olmazı. Bunu yapamayacak olan yargıç ayrılsın gitsin siyaset yapsın ama lütfen yargıçlık yapmasın. Diğer yargı mensuplarını zan altında bırakmasın.
Siyasi düşüncelerini mesleğinden ayıramayan hükümet karşıtı yargıçlar ile hükümet yandaşı yargıçlar arasında kıskaca alınmış bir yargı camiası sadece ülkenin geleceğini karartır.