AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-10-28

kategori2

Kadiri Tarikatı, Yeni Dünya Düzeni'ni nasıl etkiliyor?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Pakistan gezisi biz gazeteciler için sürprizlerle doluydu.
Dün akşam Pakistan Başbakanı Yusuf Ziya Gilani'nin verdiği akşam davetinde, Gilani'nin oğlu Haider ile birlikteydim.
Elbette, Gilani soyadının Hazreti P”r Seyyid Sultan Abdülkadir Geylani ile bir ilişkisi olup olmadığını sordum.
Kadiri Tarikatı'nın kurucusu Abdülkadir Geylani'nin (Kaddesallahü Sırrahül Az”z ve Hak”m) etkisinin Orta Asya'nın göbeğinde de sürüp sürmediğini merak ediyordum.
Haider Gilani; aile isimlerinin Pir Abdülkadir Geylani'den geldiğini söyledi. Ailenin coğrafi macerası da Hazar Denizi'nin güneybatısındaki Gilan'dan başlıyordu.
Ben de ona Amerikan Başkanı Barak Obama'nın ailesinin Kenyalı, yani Swahili kısmının Kadiri Tarikatı'na mensup olduğunu, bütün Swahililerin Kadiri olduğunu anlattım.
Bu sefer şaşırma sırası ondaydı.
Pakistan'da İslami ekoller ve Vahabi etkisi altında olan medreseleri reforme etmeye çalışan; bu nedenle Türkiye'deki imam-hatip okullarını model almak için çalışmalar başlatan Pakistan Başbakanı'nın ailesinin Pir Abdülkadir Geylani ile tarihsel ilişkisi şaşırtıcı olmasın.
Tarihin tesadüfü mü diyelim artık, yoksa kaçınılmaz kader mi, Şeyh Abdülkadir Geylani'nin de 1100 yıllarındaki fonkisyonu bölgesindeki İslami ekoller arasında bir uzlaşma sağlamak olmuştu.
Öyle ya da böyle Kadiri Tarikatı'nın doğrudan veya topluma yaptığı kültürel etkileriyle bugün dünyanın yeniden şekillenmesinde ve özellikle İslam dünyasındaki çatışmaların sonlandırılmasında büyük payı var.
Pakistan Başbakanı'nın ailesinden, Amerikan Devlet Başkanı Obama'nın Kenya'daki akrabalarına, Kuzey Irak'ta Şeyh Ahmed Talabani'nin ailesinden Türkiye'de Kurtlar Vadisi'nin yapımcı ve oyuncuları Şaşmaz kardeşlere kadar; Ortadoğu ve Orta Asya'da bugünlerde başınızı nereye çevirseniz bir 'Kadiri etkisi' ile karşılaşıyorsunuz.
Bu arada Kadiri Tarikatı'nın, bir Osmanlı-Türk tarikatı olarak da bilindiğini; 2. Abdülhamit'in Kadiri olmasının yanı sıra, Afrika'nın ortalarına, Orta Asya'ya kadar Kadiriye'nin Türkler tarafından benimsenip, Türk tesirini yaydığını da hatırlamakta fayda var.

Nerede Türk askeri varsa orada uyuşturucu yok
Öncekİ gün, Pakistan ile imzalanan anlaşmalar kapsamındaki istihbari bilgi paylaşımının, ulusal ölçekte terörü finanse eden, PKK'nın da nemalandığı uyuşturucu trafiğinde yoğunlaşacağını yazmıştım.
Bugün ilginç bir bilgiye ulaştım. Afganistan'da Türk Ordusu'nun bulunduğu kuzey kesimlerde, örneğin Vardak'ta uyuşturucu üretimi ve sevkıyatı sıfır seviyesinde... Amerikan kontrolündeki bölgelerde ise, örneğin Kandahar'da uyuşturucu üretim ve trafiği artarak sürüyor.
Pek çok Amerikalı ve İngiliz yetkilinin bu trafiğe bir yerinden bulaştığı, pek çoğunun ise bağımlı olduğu öne sürülüyor.
Anlaşılan, pek yakında Amerika Birleşik Devletleri bölgede kendi personeline yönelik bir operasyon yapabilir. Pek çok görev değişikliği söz konusu olabilir.
Türk Ordusu'nun bu konudaki başarısı ise doğrudan etkilenen Pakistan'da da alkışlanıyor ve şükranla karşılanıyor.

Pakistan'da AK Parti modeli
Pakİstan Devlet Başkanı Zardari'nin Hukuk Müşaviri Ali Nawaz Chowhan beni otel çıkışında yakaladı. Üzerinde çalıştığı iki projeyi ayaküstü anlattı.
Bunlardan ilki, Mustafa Kemal Atatürk'ün biyografisinin eğitim kurumlarında anlatılmasını ve ders kitaplarına konulmasını hedefliyor.
Chowhan, Atatükçü ideoloji ile bugünkü AK Parti hükümetinin dinsel hassasiyetinin bir arada Orta Asya ve Ortadoğu'da büyük bir rüzgar oluşturduğunu, bu kombinasyonun İslam ülkelerine, başta da Pakistan'a rehber olduğunu söylüyor.
Birleşmiş Milletler'de uzun yıllar müsteşar olarak çalışan Chowhan'ın ikinci projesi ise, İstanbul merkezli bir İslam Ülkeleri
Hukuk Merkezi kurmak.
Belli ki, AK Parti Hükümeti'nin politikası Pakistan tarafından bire bir olarak model alınmak isteniyor. Bu ordu-siyaset ilişkilerinde de böyle.