AKŞAM GAZETESİ | Bahri Havadır | 2009-10-28

kategori2

Sanki biz başka maçtaydık

Önce bir fıkra. Nasreddin hocanın evine hırsız girmiş. Ne var ne yok, alıp götürmüş. Ertesi sabah hoca bir bakmış ki ev tam takır! 'Komşular komşular' demiş, 'Hırsız her şeyimi çaldı.'
Yana yakıla dert yanarken; komşuları başlamış:
- Kapıyı niye iyi kilitlemedin?
- Paralarını neden oraya koydun?
- Eşyalarını neden saklamadın?
Dayanamamış hoca, 'Be hey komşular' demiş; 'Hırsızın  hiç mi suçu yok!'
***
Nereden çıktı bu fıkra derseniz. Derbiden sonra yazılanlara bakıyorum da oradan aklıma geldi. Alakayı da aşağıda yazdıklarımı okuduktan sonra siz kurun!
Öyle yazılar çıkıyor ki medyada; Aman Allah!
Sanki biz başka maçtaydık!
O yazanlar da biliyorlar yazdıklarının yanlış olduğunu ama herkesin bağı var bir şekilde bir yerlerle. Maalesef bu böyle.
Birkaç yürekli ismi de (başta Erman Toroğlu ve Ahmet Çakır) afişe ediyorlar kendilerince.
Sadede gelelim.
Bir mabet olarak kabul edilen, küfürün 'k' sını duyamazsınız denilen Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndan birkaç önemli notu sizinle paylaşmak istiyorum. Bunları gözlerimle gördüm; sağdan soldan duymadım.

1- Keita var ya hani; kırmızı kart gördüğü için yerden yere vurulan, etten kemikten değil de çelikten oluştuğu için sinirleri olmadığı sanılan adam. Daha ısınırken kafasına pet şişeler yağdı. Pet şişeleri temsilciye gösterdi, 'Sen işine bak' dercesine el kol hareketi yapıldı kendisine. Maçta gözüne pet şişe gelince temsilciye kadar götürmesi işte ondandı. Sana söyledim, beni ciddiye almadın' demek istiyordu; sarı kartı yedi!

2- Arda niye o kadar asabiydi? Öyleydi değil mi; çok sinirliydi. Isınırken başladı olay. Cristian onu itti, o da 'Adam ol' karşılığını verdi. Ortalık karıştı. Bu sırada Cristian tokat attı, ardından da Bilica vurdu. Bu televizyondan da görüldü zaten. Tekmeler sallandı, Aydın'ı da yere fırlattılar. Sinirleri alt üst olan Arda'nın da sahada ne yaptığını gördünüz işte. Hatta bir ikili pozisyonda hem de maç oynanırken bir tokat daha yedi Cristian'dan.

3- Bünyamin Gezer, yardımcısının kafasını yarmalarına rağmen maçı oynatmasıyla, olayları görmezden gelmesiyle, çaldığı, çalmadığı düdüklerle maçın önüne geçti. Kabul etmek gerekir ki, stadın atmosferinin etkisinde kaldı. Başkan Aziz Yıldırım iddia edildiği gibi hakemin odasına falan da gitmedi.

4-  Lig TV kameramanın kafasına tribünden atılan bir adet votka şişesi isabet etti. Arkadaşımız bir süre yerde kaldı, tedavisinden sonra görevini yapabildi. Bunu temsilci (!) duymadı, gözlemci (!) görmedi. Gidip sorduğumuzda da 'Votka mı, ne votkası, kim içmiş, kim atmış, Allah Allah, biz bir şey görmedik ki' gibi yanıtlar verdiler.

5- Arda-Cristian-Bilica kavgasını Adnan Polat görmedi. Ama görenlerden dinledi. Yanında oturan federasyon başkanı Mahmut Özgener'e, 'Her şey apaçık ortada, umarım herşey görülür' dedi.

6- Alex Galatasaray'a iki gol attı, sahanın yıldızlarındandı. Kendimize benzettiğimiz eşi ise tribünde, kocası gol atınca Galatasaraylı taraftarlara dönerek garip işaretler yaptı, orta parmaklarını da bu işaretler sırasında kullandı. Doğrusu enteresandı.
***
Daha çok şeyler yaşandı orada. Kaleci Leo Franco'nun gözüne lazer tutmalar, küfürler, 'Şarkıcı karısı!' tarzında müzikler, bilmem daha neler.
Tamam Galatasaray rezil oynadı.
Evet, Arda öyle yapmamalıydı.
Doğru, Keita rakibine vurmamalıydı. (Hakem zamanında faulu çalsa belki vurmayacaktı da)
Ama diğer tarafın hiç mi suçu yok be kardeşim!
Ben Nasreddin hocanın tarafındayım, bunu da belirteyim.