Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Güzel bacaklı psikolog

Bunun yapılabileceğine dair ortada hiçbir ne tarihi ne de bir bilimsel kanıt olmamasına rağmen erkekler ile kadınlar hala daha konuşarak anlaşmaya çalışıyorlar.
Bu yanlışı ben de sıkça yapıyorum, sonu da hüsran oluyor tabi ki.
Neyse ki Rana evde benimle diyalog kuramayacağına yaklaşık 5 yıl önce kesin olarak karar vermiş durumda olduğundan en azından evde bu konuda bir sorun yok. Evlilik dışı gayrimeşru ilişkiler kurmak arayışımı sürdürdüğümden yabancı kadınlarla mecburen konuşuyorum. Ama onlar beni reddetme aşamasına çabuk geldiklerinden o konuşmalar da çok kısa (ortalama 10 dakika filan) sürüyor.
Ama konuşma ihtiyacım da var.
Neyse ki Amerika'daki psikoloğumla gideriyorum bu ihtiyacımı.
Psikoloğum müthiş bir bilim kadını ve daha da önemlisi olağanüstü güzel bacakları var. Hani Sopranos dizisinde adamın gittiği bir psikolog kadın vardı ya; onun bacakları bile benim psikoloğumun bacakları kadar güzel değil...
Ben sıkça bahaneler uydurup New York'a gidiyorum ya onu görmek ihtiyacımın da etkisi büyük bunda.
Ben onun psikolog olmasının bir yanlış meslek seçimi olduğunu düşünüyorum. Bir gün kendisine direkt ve net olarak 'Keşke fahişe olsaydın' da dedim. O benim son derece hasta olduğumu düşündüğünden böyle saçmalamalarıma hiç aldırmaz. Oysa ben o lafı  içten gelerek söylemiştim, psikolog yerine fahişe olaydı ben yine ona tedavi için gelecektim ve hatta belki de çoktan tedavi bile olacaktım. Özellikle ona anlatmak için kanepeye uzandığımda, o bacak bacak üstüne atıp beni dinler gibi yaptığında tüm sorunlarımın anında geçtiğini düşünüyorum. Ama odadan çıkınca tekrar başlıyor sorunlarım.
  Benim sadece konuşularak tedavi edilebileceğimi düşünen bir bilim dalından hayır gelmeyeceği de belli zaten. Ama olsun ben sadece kadının bacaklarını görmek için tedaviyi sürdürüyorum. Arada bir telefonla da konuşuyoruz. O bunu tedavi seansı sanıyor ama benim için telefonda seks tadında oluyor her şey. Hatıra olsun diye kadının otururken fotoğrafını da çekmiştim, dolayısıyla her şey güzel oluyor.
Bu aşamada şunu da açıkça ifade etmeliyim; ben Freud'un da ............
Her sorunu sekse bağlamak adeti onunla başladı ve işler tamamen karıştı.
Örneğin ben bir gün güzel bacaklı kadına palyaçolara hiç gülemediğimi ve hatta onlardan çok korktuğumu anlatıyorum. Şehre sirk geldiğinde palyaço görürsem korkusuyla sirkin yanından bile geçemediğimi söylüyorum. O aşamada seansın en hoş anı geliyor ve o bacak bacak üstüne atıyor ve bu korkunun temelinde yanlış gitmiş bir seksüel deneyim olmalı diyor. O kadar anlattım kadına ama o hala daha anlamamakta ısrar ediyor. Eğer benim hayatımda yanlış giden ve tuhaf seksüel deneyimleri baz olarak alacaksak, eğer sadece bu hastalığımın nedeni olacaksa bugün sadece palyaçolardan korkmakla kalmamam bugün benim maksimum güvenliği olan bir tımarhane hapishanesinde sürekli bağlı olarak tutulan bir  şizoid olarak varolmam gerekiyordu dedim ama beni yine anlamamakta ısrarlı kadın illa da palyaço korkumun da temelinde bir seks travması yattığını düşünüyor.
Bu konu birkaç seans üst üste konuşuldu. Ben konudan tamamen sıkıldığımdan ve psikologların konuştukları hastaları katiyen dinlemediğini de düşündüğümden sonunda başka bir yöntem denedim. Kadını biraz kendine getireyim, beynini de bacakları kadar düzgün ve kusursuz yapayım diye şok tedavisi uygulamaya karar verdim. O güya palyaço korkumun temeline inecek absürd sorular sorarken, birden 'Hah bir şey daha var bunu da şimdi hatırladım' diye başladım anlatmaya. 'Küçükken bir gün şehre bir sirk gelmişti. Başta her şey güzel gidiyordu. Ta ki iki palyaço piste çıkıncaya kadar sorun yoktu. Başta normal gibi gözüken palyaçolar birden çıldırıp üzerimize saldırdılar. Bir tanesi babamı boğarak öldürmeye çalışırken diğeri de anneme tecavüz etti. Acaba bu hatıram nedeniyle palyaçolardan korkuyor olabilir miyim' deyiverdim. Artık bu konuşmamın kadını susturacağını ve hayatta her sorunun temelinde seksin olmayabileceğine, onu ikna edeceğimi sanıyordum ama pes etmedi yine. Kadın 'Tabii bu olayı da göze alırız ama sen biraz daha gerilere git. Çocukken bir palyaço tarafından taciz edilmiş miydin' diye sordu. Ben işte o aşamada uygun bir fırsat bulunca psikoloğuma tecavüz etmeye karar verdim. Bunu bilim namına yapmalıydım.
Bazen hastalıklarımın temelindeki seksüel deneyimleri net anlatsam da o ondan da tatmin olmayabiliyor. Örneğin bir keresinde fetişlerimin nedenini araştırıyordu nedense? (Ben bu konuda tedavi olmak istemiyorum ki, her fetişimden ayrı biçimde çok memnunum. Bilmiyor ki fetişlerimi tedavi edebilse onun hastası olmaktan da çıkacağım, güzel bacaklarına ilgim kalmadığı zaman ona neden gideceğim ki).
 Örneğin bir keresinde sadece o tatmin olsun diye, bir iş başardığını zannetsin diye 'Bakın ben ilkokuldayken hocalarımdan bir tanesi çok güzel bir kadındı. Bu kadın sınıfa girince masanın üstüne oturup bacak bacak üstüne atardı. Çok sert bir öğretmendi. Arada bir beni de tahtaya kaldırıp azarlardı. Hata döverdi bile. Bir keresinde kulağımdan çekerek kafamı aşağıya doğru indirdi ve yüzüm çoraplı bacaklarına temas etti. Evet işte sevgili psikoloğum bugün var olan tüm cinsel fetişlerimin temelinde o olay olmalı' dedim.
Nasıl gayet net değil mi ama kadın yine de tatmin olmuyor, daha da konuşmak istiyor. Zaten çok zengin olmasa benim ödeyeceğim paralara  ihtiyacı olduğunu düşüneceğim ya da bana aşık oldu da konuşmayı uzatmak istiyor da olabilirdi. Ama beni iyi tanıyan bir kadının bana aşık olabilmesi mümkün olmadığına göre aşk da neden değildi konuşmaların uzamasına. Neyse ben galiba bir süre daha onun bacaklarını uzandığım kanepeden seyretmeye devam edecek gibi gözüküyorum.

Taraf gazetesinin saati

Saatlerde yanılarak komplo teorileri yazan Taraf gazetesi acaba binasındaki saatleri de geri almayı hatırladı mı? Eğer saatleri ayarladılarsa bunun ileride bazı sansayonel haberlere yol açmasını beklemeli miyiz?

(Okuyucularıma not: Umarım pazartesi sendromunu rahat atlatmanıza yardımcı olabiliyorumdur. Haftanın diğer günleri üzerinde de çalışmalarımı sürdüreceğim merak etmeyin.)    



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3