Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Peki PKK Rana'ya dayanabilir miydi?

Bir dahaki sefere dağa kadın kaçırma fırsatı doğduğunda Hülya Avşar'ı gözüne kestirmiş birisi olarak yanlışlıkla Rana'yı dağa kaçırsaydım ne olurdu diye korku içinde düşünmekten de alamıyorum kendimi.
Ve olası sonuçlar hakkında notlarımı da aldım:

İşte Rana'yı yanlışlıkla dağa kaçırsaydım olabilecekler top 10 listesi şöyle:

1- PKK'lılar 'Biz böyle şey görmedik ona tahammül etmek mümkün değil' diye yıllarca önce dağdan inip teslim olurlardı. Çünkü Türkiye'de yaşayabilecekleri olası olumsuzluklar dağda Rana ile birlikte yaşayabilecekleri olumsuzluklardan daha  beter olamaz diye düşünürlerdi.

2- PKK'lılar gece baskınlarında çok daha fazla zayiat verirlerdi. Çünkü Rana alçak sesle konuşmayı bilmez. Gece sessizliğinde kısık sesle bir 'İyi geceler' dese dahi bu taaa Diyarbakır'dan net bir şekilde duyulurdu. Bu nedenle TSK baskınlarında ses yapar ve tüm kampı tehlikeye sokardı.

3- Bizim operasyona çıkma zamanımız geldiğinde benim grupla gitmeme katiyen izin vermezdi. 'Senin mutlaka gideceğiniz şehirde bir sevgilin filan vardır. Operasyonu bahane ederek onu görmeye gidiyorsundur sen' diyerek beni zorla kampta tutar ve örgüt içinde yükselme imkanımı tamamen yok ederdi.

4- Örgütün tamamen sessiz kalmasının gerektiği bir gecede bile cep telefonuyla beni durup dururken arayıp sadece 'Ne yapıyorsun' diye sorabilirdi. 'Elinin körü, ne yapabilirim dağda, elimde silahla bekliyorum işte' desem benimle müthiş bir kavga çıkarabilirdi. Ve çıkacak olağanüstü gürültü nedeniyle herkesin hayatını tehlikeye atabilirdi. 'Böyle şey de olmaz' demeyin. Ben neler yaşadım neler, siz bilmiyorsunuz. Bir gün denizin ortasında sandaldayım. Yaklaşan yunusları seyrediyorum ve evet; telefonum çaldı. Rana 'Neredesin, ne yapıyorsun' dedi ve yunuslar kaçtı. Oysa biraz önce sandalın yanına yaklaşıyorlardı. 

5- Örgütün liderlik kadrosuyla durmadan kavgalar çıkarır ve benim geleceğimi karartırdı.

6- Seks kölem filan katiyen olmayacağı gibi aksine beni köle koca haline getirir, diğer insanların gözünde küçük düşürürdü.

7- Giderek daha da hoşuma gitmeye başlayan Hülya Avşar'ın adını sayıkladığım gerekçesiyle beni kamptan attırırdı.

8- Sırt çantamda bir adet kelepçe, bir de kamçıyı bulduğunda 'Bunlar da ne, neler yapmayı planlıyorsun bakayım?' diye ısrarla sorunca benim de aklıma hemen ani bir yalan gelmez ve doğruyu söylerdim. 'Bir fırsat olursa Hülya Avşar'ı dağa kaldıracağım ve onun kölesi olacağım' cevabını verirdim. Böylece bir operasyona katılma ihtimalim tamamen ortadan kalkardı.

9- 'İlla da bir yayın yönetmeni öldürülecekse ilk başta Ertuğrul Özkök'ü neden öldürmedin?' diyerek başımın etini yerdi.

10- Açılım sonunda biz Habur'dan içeriye girerken karşılayanlar arasında bana aşırı sevgi gösteren kızlar görürse beni oracıkta azarlar, zor duruma sokardı. 'Baksana onlar herkese aynı sevgiyi gösteriyorlar' açıklamasını anlamazlıktan gelirdi.

'Keşke PKK teröristi olsaydım' başlıklı yazımı yazarken yazının akış nedeniyle bir kadın ismi verme noktası gelince, daha önce duyduğumda şiirselliği nedeniyle ad olarak çok da sevdiğim Rojin ismini yazıvermek yerine keşke seve seve kölesi olabileceğim Hülya Avşar'ın ismini yazsaydım diye çok pişmanlık duydum sonradan.

Hülya Hanım ile arkadaşlığım da var. Zekasına da çok güvenirim. Takılmaları da güzel karşılardı. Hem o durumda yazım çıkmadan önce Hülya Avşar'a telefon açıp neler yaptığımı da bir güzel anlatırdım. Böylece bir dizi yanlış anlamalar serisi ve lüzumsuzluk yaşanmazdı.
Bir de şu var; abartılı absürd mizah yazısında denilen her şeyi ciddiye alıp tartışacaksak işimiz zor. Şimdiden söyleyeyim. Hatırlayın; yazının başlığı 'Keşke PKK teröristi olsaydım'dı. Ne yapılacak yani; başlık düz bir mantıkla okununca evimi de terörle mücadele timinin mi basması gerekiyor şimdi.

Not: Açılım süreci tekrar başlayınca, işler normale dönünce ve Türkiye sonunda normal olup da rahatlayınca hayalim bir Kürtçe gazetede Türklerle dalga geçen bir yazıyı yayınlatmak. Bunu inşallah ileride yapabilirim...
İkinci not: Büyütmek için çabaladığım bir oğlan çocuğum var. İleride askere göndereceğim onu. Bazılarının dediği gibi barışa neden karşı olayım ki ben.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3