AKŞAM | SIYASET | 06 KASIM 2009, CUMA
İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband demokratik açılımı IRA örneğini vererek yorumladı: Barıştan iyisi yok. Kuzey İrlanda ve İngiltere'de kimse 'Bugün daha kötüyüz' demiyor. Başbakan Erdoğan'ın cesur liderliğini alkışlıyorum
Utku ÇakIrözer / Ankara
Hem ülkesinin hem de Avrupa'nın son dönemde yıldızı parlayan siyasetçilerinden İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, Türkiye gündemini meşgul eden 'demokratik açılım' projesi konusunda İngiltere'nin IRA terörünü sona erdirme yönünde attığı adımları örnek göstererek,'Bizim için de çok acılı bir süreçti. Ama 'barış'tan daha iyisi yok. Ne Kuzey İrlanda'da ne de İngiltere'de kimse 'bugün daha kötüyüz' demiyor' diye konuştu.
İki günlük resmi ziyaret için Türkiye'ye gelen Miliband, İngiltere
Büyükelçiliği Konutu'nda kabul ettiği AKŞAM'a demokratik açılım, AB, Kıbrıs ve İran konularında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sorularımıza verdiği yanıtlardan Türkiye'nin iç ve dış politika gündemini çok iyi takip ettiği belli olan Miliband ile ağırlıklı olarak hükümetin Kürt sorununu çözmek için başlattığı ve detaylarını gelecek hafta açıklayacağı demokratik açılım projesini konuştuk. Yıllarca IRA terörüne maruz kalan ülkesinin tecrübelerini de cevaplarına yansıtan Miliband sorularımıza şu yanıtları verdi:
- Hükümetin Kürt sorununu çözme amacıyla başlattığı demokratik açılım projesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tüm vatandaşların siyasi ve toplumsal haklardan eşit yararlanmasını sağlamak ulaşılması zor ama çok önemli bir meseledir. Bu tür meselelerin iki boyutu var. Birincisi azınlıklara haklarını nasıl vereceksiniz? İkincisi ise silahların bırakılmasını nasıl sağlayacaksınız?
ERDOĞAN KARARLI VE CESUR
- Siz Kuzey İrlanda'da ne yaptınız?
Orada durum Türkiye'nin Güneydoğusu ile aynı değildi tabii ki. Biz siyasi bir çözüm bulduk. Birkaç yüz kişilik marjinal grup dışında şiddete bulaşanların büyük çoğunluğu siyasi sisteme çekildi. Şiddet yoluyla zafere ulaşamayacaklarını, hedeflerini ancak siyasi sürece girerek kovalayabileceklerini gördüler. Çoğunluk ve azınlık görüşlerini dengeleyecek çok detaylı anayasal düzenlemeler yaptık. Ama her şeyin başında iyi bir liderlik gerekli. Hem Kuzey İrlanda tarafında hem de bizim yöneticilerimiz John Major ve Tony Blair'de bu vardı.
- Türkiye'de hükümetin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başbakan Erdoğan'ın Kürt meselesini çözme konusundaki kararlı ve cesur liderliğini alkışlıyorum. Hükümetiniz problemleri sömürmekten ziyade çözme yanlısı tavır içinde. Bir hükümette de ihtiyacınız olan budur. Kürtler ve diğer azınlıklar için siyasi bir alan yaratma çabaları kesinlikle doğru bir yaklaşım. Kürtlerin büyük çoğunluğu zamanlarını terörü destekleyerek geçirmek istemiyor.
- Hükümetin yaklaşımına başta milliyetçi kesim olmak üzere çeşitli kesimlerden tepkiler var.
Karşı olanlar neye karşılar? Vatandaşların eşit haklara sahip olmasına karşı olmadıklarına eminim. Sorun geçmişte yaşananlar ise, şunu söyleyebilirim: Siyasette en zor konu geçmişte kalmamayı başarmaktır. Tarihten öğrenmeli ama geçmişle birlikte yaşamamalıyız. Tabii ki kimse dökülen kanları bir çırpıda unutacak değil. Böyle durumlarda uzlaşmayı konuşmak tabii ki zor. Ama şiddeti devam ettirmek, terör kurbanlarımızı anmanın en iyi yolu değil ki. Onları gerçekten onurlandırmak istiyorsak, gelecekte masum insanların ölmesini nasıl engelleriz diye uğraşmalıyız.
- Çözüm süreci sizde de sancılı oldu mu?
Evet, biz de çok acı çektik. Kuzey İrlanda'da 3 bin kişi öldü. Çok kanlı bir süreçti. Ancak çözüm için alınacak riskleri açıklamanın en iyi yolu 'Barış gibisi yok' diyebilmektir. Gerçekten de bulunan çözüm sonrasında bugün Kuzey İrlanda ve İngiltere'de hiç kimse 'o günlerden daha kötüyüz' demiyor.
GELİNCİĞİN SIRRI
Miliband'ın Ankara'daki tüm temaslarında ceketinin yakasında kırmızı gelincik çiçeği şeklinde bir rozet vardı. Anlamını sorduk. Birinci Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden İngiliz askerlerini her yıl savaşın bitiş tarihi olan 11 Kasım'a en yakın pazar günü (Bu yıl 8 Kasım) andıklarını ve o hafta boyunca tüm İngiliz yetkililerinin yakalarına kırmızı gelincik taktıkları bilgisini verdi.
HALİMDEN MEMNUNUM
Miliband ülkesinde Başbakanlık, Avrupa'da ise AB'nin yeni oluşturulacak Dışişleri Bakanlığı koltuğuna aday gösterilen başarılı bir politikacı. Büyükelçilik konutunun terasında fotoğraf çektirirken AB'nin güçlü Dışişleri Bakanlığı koltuğuna kendisinin oturacağı tahminimizi aktardık. Kuvvetli biçimde elimi sıkarken, 'Çok naziksiniz, teşekkür ederim ama ben İngiltere Dışişleri Bakanı olmaktan memnunum'
dedi. 'Eğer bu göreve atanırsanız AKŞAM'a bir röportaj sözü verir misiniz?' sorumuz gibi Miliband'in yanıt da koşulluydu: 'Eğer olursam evet.'
PAPANDREU SİZİN İÇİN ŞANS
Miliband'la görüşmemizde Kıbrıs ve AB meselelerini de konuştuk. Türkiye'nin limanlarını Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne açmaması nedeniyle Türkiye'nin AB üyelik sürecinde bir 'tren kazası' gerçekleşmemesi için çaba harcadığını söyleyen Miliband, Yunanistan'da Yorgo Papandreu'nun iktidara gelmiş olmasını Kıbrıs'ta çözüm için bir şans olarak görüyor.
- Papandreu'nun başbakanlığı Türkiye'nin AB sürecini nasıl etkileyebilir?
Çok büyük bir şans bence. Kendisiyle hafta sonu Londra'da uzun bir görüşmemiz oldu. Çok etkileyici bir lider. Türkiye'nin dostu ve üyeliğinizi samimi olarak destekliyor. Umutları için çaba göstermeye de hazır. Uzattığı eli Türkiye dahil hepimizin tutması gerekir.
- Erdoğan ve Papandreu birlikte ne yapabilir?
Papandreu'yu Kıbrıs'ta çözüm konusunda çok cesur gördüm. Erdoğan da etkileyici bir lider. İkisi birlikte çalışmalı ve birkaç ay içinde Kıbrıs'ta çözüm yönünde ilerleme sağlanmasına katkıda bulunmalıdır. İki başbakan, adadaki Türk ve Rum tarafların liderlerine yüksek sesle 'Şu anda çözüm zamanı, siz cesur adımlar atın biz de destekleyelim' demelidir.
- İngiltere'nin taraflara çağrısı nedir?
Biz en kısa sürede çözüm çağrısı yapıyoruz. Kuşaklar boyunca nadir gelecek bir fırsat var önümüzde. Nisan ayında Kuzey Kıbrıs'ta seçim var. Bundan önce mutlaka ilerleme kaydetmek zorundayız. Şu an çözüm için tam zamanı. Bu yıl son ve belki Ocakda önemli gelişmeler görmeye ihtiyacımız var. Statüko bu şekilde sürdürülemez.
Yarın: Hangi Türk siyasetçisini kıskanıyor?
Başbakan Erdoğan kime 'siz normal değilsiniz' demeli?
Londra'dan bakınca Türkiye nereye ait?