AKŞAM | CUMARTESI | 07 KASIM 2009, CUMARTESİ

'Kötü giyinenler olmasa iyi giyinenleri fark etmeyeceğiz'

Bir yandan Paris Haute Couture Moda Haftası'na 4. kez katılmaya hazırlanırken bir yandan da hazır giyim koleksiyonunu yabancı basına ve alıcılara tanıtan Dilek Hanif'le yoğun temposu içinde görüşme fırsatı bulduk.

d_hanif

Diktiği birbirinden şık tuvaletlerle tanıdık Dilek Hanif'i... Şık ama bir o kadar da sade ve zarif elbiseleri, 'davetlerin en iyi giyinen kadını' seçtirdi sahibini. 2004'te ilk kez katıldığı Paris Haute Couture Moda Haftası'nda couture'deki ustalığını tüm dünyaya gösterdi. Bu sadece kendisi için değil Türkiye için de ilkti zira Paris Haute Couture Moda Haftası'na katılan ilk moda tasarımcısıydı. Geçtiğimiz kış Dilek Hanif markasıyla hazır giyime de el attı ve kendi deyimiyle 'prete a porter deluxe koleksiyon'un tarzını da iyiden iyiye oturttu; zarif, elegan ve şık. Ocaktaki Paris Haute Couture Moda Haftası'na katılmaya hazırlanan Hanif'le hazır giyim koleksiyonunu, İstanbul'da düzenlenen moda günlerini, Paris'teki defilelerini ve Türk kadının giyim tarzını konuştuk.  

- Hitchcock filmlerinin kadınları; 1960'lı yılların ikonları, Kim Novak, Grace Kelly, Ingrid Bergman hazır giyim koleksiyonunuza ilham kaynağı olmuş. Neydi bu kadınlarda sizi etkileyen?
Aslında o dönemin kadınlarının giydiği kıyafetler ilham kaynağı oldu. Bu zaten tarz olarak benimsediğim, benim de giymeyi tercih ettiğim kıyafetler. Hazır giyimde bu üçüncü koleksiyonum ve bu stili oturtmaya çalışıyorum. O dönem kadınları, benim her zaman beğendiğim elegan bulduğum bir tarza sahip. Onu günümüze uyarlayıp, bir Dilek Hanif stili çıkarıyorum.

- Nasıl bir tarz oturtmaya çalışıyorsunuz?
Amacım, her zaman klasik, gardıroplarda olması gereken, kaliteli kumaşlardan üretilmiş iyi ürünler sunmak. Elegan duran, bir modanın peşinde koşmak yerine çizgisini muhafaza eden kıyafetler...

ÇULA ÇAPUTA PARA VERME!
- Benim tarzım da bu dediniz, koleksiyonu kendinize hazırlar gibi mi düşünüyorsunuz?
Yaratıcılığımı istediğim noktaya taşıyabilmem için kendimden yola çıkmam lazımdı. Hoşuma giden şeyleri yapmalıyım ki, sonsuz üretebileyim. Başka türlü bir yerde tıkanır kalırsınız. Dilek Hanif'in gardırobunu yapar gibi işe başlayıp, trendleri Dilek Hanif'in stiliyle yorumlayarak koleksiyon çıkarıyorum ve doğrusu bu diye düşünüyorum. 

- Krizle birlikte sizin amaçladığınız tarza doğru bir akım başladı, insanlar, zamansız, kaliteli ve her daim giyebilecekleri ürünlere para veriyor artık...
Öyle bir eğilim var ve olması gerektiğini düşündüğüm bir gardırop tarzı. Stilinizi yansıtan kaliteli bir ürün sizi şık gösterir. Kumaş ve dikiş kalitesi bir elbiseye direkt olarak yansır. Ucuz bir sürü şey alıp ikinci sezon giyememektense, iyi bir ürüne fazla para verip birkaç sezon giymek daha mantıklı. Her sezon birkaç parça ekleyip bir gardıroba sahip olabilirsiniz. Benim annemin bir lafı vardır 'çula çaputa para verme' diye. Hakikaten ucuz ürünler sezon sonunda çul çaput oluyor, ama kalite ürünü vermeye kıyamazsınız. Sezonlar boyu gardırobunuzda kalır. Biliyorum ki önümüzdeki senelerde yalın ve düz çizgiler, kaliteli kumaş ve dikişler ön plana çıkacak. 

- Annemin hırkalarını hala giyebiliyorum. Ama sanırım bizden bir şey kalmayacak geriye...
O zaman her şeyin özü vardı. Geçen gün Mevhibe İnönü'nün sergisine gittim ve hayran oldum. O dönemde bu kalite, dikiş ve kuplar muhteşem. Gittikçe yozlaşıyor bazı şeyler. Kadınlar akılı olmalı. Tüketiciler olarak iyi ve kaliteli ürünü satın almalıyız. 

- Geçtiğimiz hafta Fashionable İstanbul defilelerinde izleyicilerin giyimine baktım; abartıyı seviyor sanırım bizim kadınımız. 
Şık olabilirsin, upuzun bir tuvalet giyebilirsin ama her şeyin bir yeri var. Bu sadece birileri bana baksın ve dikkat çekeyim amacıyla yapılmış bir şey. Aslında bütün kadınların doğasında var abartı ve bazı kadınlar bunu tercih ediyor ama dozajını iyi ayarlamak lazım. Kötü giyinenler olmasa iyi giyinenleri fark etmeyeceğiz. Onlar da lazım.

GALLIANO DEĞİLSİNİZ Kİ ABARTASINIZ
- Sizin öneriniz nedir?
Bu insanın ruhundan gelen bir şey, kendini nasıl ifade etmek istiyorsa ona göre seçim yapmalı. Kadının beyni her şeyine yön veriyor. O beyin başka şeylerle doluysa kendini göstermek için abartının içine gitme ihtiyacı hissetmiyor. Abartmayla kalitenin alakası yok, aksine abarttıkça rüküş ve avam olursunuz Abartırken doğru abartabilmek apayrı bir şey. Galliano abartıyor ama muazzam şeyler yapıyor adam bir deha. O kombinasyonlar bir abartıdır... Onu yapacak yeteneğiniz varsa zaten Galliano olursun. Ya da bu işe soyunmayacaksın ya da maskara olursun. 

- Ocakta tekrar Paris Haute Couture Moda Haftası'na katılmaya hazırlanıyorsunuz. 2004'te bu moda haftasına katılan ilk Türk tasarımcısınız... 
Dolayısıyla ilk gittiğim için, daha ağır bir yük vardı omuzlarımda. En küçük bir yanlış, Dilek Hanif adına değil de Türkiye adına yapılacaktı. Dolayısıyla çok detaycı davrandım ve iyi ki de öyle başladım, olumlu geri dönüşlere çok büyük katkısı oldu. Yabancı basına enteresan gelen, ilk defa Türkiye'de hazırlanmış bir koleksiyonun geliyor olmasıydı. Bunun algısı çok farklı olduğu için de ayrı bir baskı hissetim üstümde. Bu sene daha da rahatım, gittikçe de daha rahat hissediyorum kendimi. 

- Onlarca parça elbisenin elde dikildiğini düşünürsek, çok ciddi ve detaylı bir çalışma var arkasında...
Couture haftasında koleksiyon çıkarmak çok ciddi bir iş. Couture dikiş yapıyorsanız, yeni kalıplar, modeller ve kuplarla yaratıcık sergilemek amacıyla oradasınız. O zaman sizin misyonunuz farklı oluyor; ben böyle bir misyon yüklendim. Orada sadece abiye kıyafet göstermek için gitmiyorum. Koleksiyonu Türk moda tasarımcısı olarak, farklı bir şeyler yapıp göstermek adına gidiyorum. . 

- Sizden sonra Cengiz Abazoğlu da gitti... 
Bu tip şeylerde ilki yapmak riskli bir şey. Nasıl olacak, nasıl tepki alacaksınız, bir bilinmeze gidiyorsunuz. Gidilen yol belli olunca arkadan gelen için biraz daha kolay oluyor. O yolu açmak zor şey. 

- Siz de, Cengiz Abazoğlu da sponsorluk almadan katılıyorsunuz bu haftaya.
Böyle başladım böyle gidiyor. Bununla ilgili bazı çalışmalar yapıyorum ama zaman içinde geri dönüşü olur mu bilmiyorum. Bunun desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum, çünkü ciddi bir tanıtımdır ve hiç zorlamadan mesaj verirsiniz. Couture haftası sadece Paris'te yapılıyor ve tüm dünya izliyor. 

- Devlet niye desteklemiyor?
İTKİB'in bana yaptığı açıklama, ihracat olmaması. Ama bence Türkiye bir tekstil ülkesiyse sizin bir marka için vereceğiniz destek çok önemli olmamalı. Nerelere ne destek veriliyor! Ama inanıyorum ki günün birinde, birileri bunun farkına varacak ki biz de daha rahat çalışma şartları bulalım. 

- Haute couture elbiselerinizden sonra hazır giyim koleksiyonunuzu da yurtdışında görücüye çıkaracağınızı duyduk...
Bu hazır giyim koleksiyonu bir hafta içinde yurtdışında düzenlediğimiz pres day'lerle hem yabancı basının hem de alıcıların karşısına çıkacağız. Böylece Dilek Hanif yurtdışı pazarında pret a porter deluxe koleksiyonuyla da bir yolculuğa çıkmış durumda. İkisinin de birbirini bir zaman sonra ilerletiyor olması gerekecek. Yurtdışı pazarında belli noktalarda Türkiye'de de İstanbul'un dışında belli şehirlerde satılacak.

- Yurtdışında nerelerde olmayı hedefliyorsunuz?
Paris, Milano gibi Avrupa şehirleri öncelikli olacak ancak benim için koleksiyonumun hangi markalarla yan yana durduğu çok önemli. Her türlü butiğe vermeyeceğiz. Seçici davranacağım. Sırf adı Avrupa'da satılıyor demek için uyduruk markaların içinde olmamalı.

5-10 YIL İÇİNDE BİR MODA HAFTAMIZ OLUR
- Önce İstanbul Fashion Days, arkasından Fashionable İstanbul, Türkiye'de moda etkinlikleri artıyor. Ne düşünüyorsunuz?
Bundan dolayı çok mutluyum. Bu İstanbul'un marka bir şehir olması adına, Türk tasarımcısı ve sektörü adına çok önemli. Bunların hepsi bir ilk. Tabii ki hatalar olabilir, esnek olmak lazım. Zaman içinde biz de öğreneceğiz, yanlışlar düzelecek. Bu etkinlikler, 5-10 yıl içinde gerçekten moda haftası kıvamına, dünyanın kabul ettiği konuma gelebilir.

AYSUN  ÖZ KAŞİ

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3