AKŞAM | SIYASET | 07 KASIM 2009, CUMARTESİ
İngiltere Dışişleri Bakanı Milliband, 'ekseninden saptığı' söylenen Türk dış politikasıyla ilgili, 'Biz Cumhurbaşkanı ve Başbakanınızın söylediğine inanırız. Biz de Türkiye'yi NATO ve AB'nin sağlam parçası görmek isteriz' dedi

İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband ile Ankara'da yaptığımız söyleşide son günlerde Türk ve dünya basınında sıkça yer alan 'Türk dış politikası eksen mi değiştiriyor' sorusuna da yanıt aradık.
ERDOĞAN'IN SÖZÜNE İNANIRIZ
Türkiye'nin Batı'ya sırtını dönüp Doğu'ya kaydığı yorumlarını da Miliband şöyle değerlendirdi:
'Hem Cumhurbaşkanınız hem de Başbakan böyle olmadığını ve bu girişimleri tarihsel rolünüzün gereği yaptığınızı söylüyorlar. Söylediklerine inanıyorum. Biz de Türkiye'yi, NATO ve AB'nin sağlam bir parçası olarak görmek isteriz. Bu, diğer ülkelerle ilişki kurmayın demek değil. Tabii ki Ortadoğu, İran ve Afganistan gibi dünyayı meşgul eden meselelerde, Türkiye'nin sesi her zaman olumlu bir katkı yapmaktadır.'
İRAN'I UYARMALISINIZ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmelerinden önce gerçekleşen söyleşimizde Miliband, İran konusunu bu temaslarda güçlü biçimde gündeme getireceğini vurguladı. İngiliz Bakan, 'Türkiye İran'a doğru mesajları veriyor mu?' sorusuna şu karşılığı verdi:
'Ben, Türkiye'nin ve bizim İran konusundaki pozisyonlarımızı tartışacağım Sayın Başbakanla. Türkiye'nin de uluslararası koalisyonun diğer ülkeleriyle birlikte İran'a, 'Eğer normal ülke gibi davranırsan, normal ülke gibi muamele göreceksin. Ama son dönemde öyle davranmıyorsun. Gizli nükleer faaliyetler normal bir ülkenin yapacağı şeyler değil' demesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.'
Türkiye'nin, BM Güvenlik Konseyi'nin beş üyesi ve Almanya tarafından İran'a nükleer programını durdurması için yapılan önerinin Tahran yönetimi tarafından kabul edilmesi için katkıda bulunmasını isteyen Miliband, 'İran'a verilmesi gereken en önemli mesaj 'Hakkındaki iddialardan kurtulmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamayacağı' olmalıdır.
BU HİÇ GERÇEKÇİ DEĞİL
Yıllarca gizli saklı nükleer programlar yürüttü, Atom Enerjisi Ajansı ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etti. Artık dünyayla uzlaşmaları gerekir' diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın son dönemde İran ile ilgili açıklamalarında sık sık gündeme getirdiği 'Sadece İran'ın değil, bütün İsrail dahil tüm Ortadoğu'nun nükleer silahlardan arındırılması' talebini ise 'kısa vadede gerçekçi' bulmadığını ifade etti. Miliband, 'Bunu tabii ki destekleriz ama söylemesi kolay, yapması zor. İsrail'in de nükleer silahsızlanma anlaşmasına taraf olmasını istiyorlar. Bunun hemen olması gerçekçi değil. Hatta şu dönemde İran nedeniyle bir nükleer silahlanma yarışı başlarsa bunu sağlamak hiç de kolay olmaz. Şimdi masadaki plan İran'la ilgilidir' dedi.
MEVKİDAŞIM GALİBA HİÇ UYUMUYOR
Miliband mevkidaşı Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun çalışmasını övdü. Davutoğlu'nun yürüttüğü aktif dış politikadan etkilendiğini, 'Samimi söylüyorum, Sayın Davutoğlu hiç uyumuyor. O nedenle de benim mesaimden üçte bir daha fazla çalışıp daha çok temas kurabiliyor' sözleriyle ifade eden Miliband, aktif dış politikanın AB süreci açısından yararlı olup olmadığı sorusuna şu yanıtı verdi: 'Asıl soru dış politikada aktif olmanın iyi mi, kötü mü olduğu değil. Asıl test, gücünüzü nasıl ve ne için kullandığınızdır. Eğer istikrarı, uluslararası alanda ciddi ortaklıkları teşvik edecek şekilde kullanıyorsa o zaman dünyaya, Türkiye'nin gücünü nasıl kullanacağı konusunda iyi bir mesaj verir.'
BABACAN'I ÖVDÜ
Türkiye -İngiltere ikili ilişkilerini 'Çok mükemmel' sözleriyle tanımlayan Miliband, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın ekonomi konusundaki bilgisini övdü. Miliband, 'İngiliz şirketleri için Türkiye iş yapılacak en iyi yer' diye konuştu.
AB'NİN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR
Türkİye'nİn AB üyelik süreci için, 'Keşke daha hızlı ilerleyebilse' temennisini dile getiren Miliband, bu süreçte Ankara'nın sorumluluklarının yanı sıra AB'nin de üzerine düşenler olduğunu belirterek, 'AB de sorumluluklarını yerine getirmeli ve Türkiye'ye kapıyı her zaman açık tutmalıdır. Müzakere fasıllarını açmalıdır. Yani daha iyi bir ortak gibi hareket etmelidir' şeklinde konuştu.
Miliband 1 Ocak'tan itibaren yürürlüğe girerek, AB'nin temel yasası haline gelecek Lizbon Anlaşması'nın, Türkiye'nin üyelik sürecini de hızlandıracağına inandığını vurguladı. Miliband, 'Bunun Türkiye'ye doğrudan değil ama dolaylı faydası olacak. AB'nin yeni hedefi küresel olarak sesinin daha yüksek duyulması. Özellikle enerji ve ortak dış politika konusunda Türkiye olmadan bunu sağlamak mümkün değil' dedi. Miliband son altı ayda Avrupa içinde Türkiye'ye verilen taahhütlere bağlı kalınması konusunda bir uzlaşma olduğunu da vurguladı.
Utku ÇAKIRÖZER / ANKARA