Nihal Kemaloğlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Sosyal devleti hatırlamak

Bir hayalete dönen 'sosyal devleti' Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar hatırlattı.
Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi, 3 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanan Saynur Kandemir için ceza vermedi.
Saynur Kandemir 33 yaşında işsiz, ekonomik olarak desteği ve sosyal güvencesi yoktu.
Ve kendisine bakmayan eşiyle arası bozuktu.
Genç kadın doğum yapmak için başvurduğu Karasu Devlet Hastanesi'nde, hastane masraflarını karşılamayacağı için kız kardeşinin sağlık karnesini kullanmıştı.
Daha sonra gerçek ortaya çıkınca Saynur Kandemir için Sosyal Sigortalar Kurumu'nu zarara uğratarak dolandırıcılık yaptığı iddiasıyla dava açıldı.
Mahkeme yaptığı inceleme sonucu aldığı kararda, hiçbir geliri olmayan Saynur Kandemir'in gerek kendi sağlığı gerekse doğacak çocuğunun yaşama hakkını düşünerek, içinde bulunduğu çaresizlikle kız kardeşinin sağlık karnesini kullandığına karar verdi.
Mahkeme, sosyal bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendisine asgari yaşama şartlarını sağlayacak bir gelir temin edememesi ve en azından sağlık güvencesi sağlayamaması karşısında zorunlu olarak söz konusu suçu işlemiş olduğunu belirtti.
Böylelikle Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi bu kararıyla sadece adaleti değil 'sosyal adaleti' de tesis etti.
Adaletin gereğinde insan sağlığını önceleyen ahlaki boyutu ve devletin yasalarla belirlenmiş kamusal vasfı bu kararla hatırlanmış oldu.
Anayasamızın birinci maddesinde devletin sosyal devlet ilkesini benimsediği yer alır.
Ama temenni ve vaat düzeyinde bir ilke olarak kalmıştır. Hiçbir zaman Batı'daki refah devleti sosyal bütçe payına ulaşamamıştır.
1980 sonrası neoliberal politikaların hedefindeki 'sosyal devlet' anlayışı ise süreç içinde ortadan kaldırıldı
Kapitalizmin yapısal dönüşümü, yeni ve büyük pazarlara erişimi yani küresel pazar tasarımı devlet yapılarındaki dönüşümle mümkündü.
Yeniden yapılacak devlet tanımında sosyal devlet niteliği olmayacaktı.
Sosyal devlet modelinin gereğinden fazla büyüdüğü eleştirisi küresel aktörlerin dilindeydi.
Devletin küçülmesi, serbest piyasanın rahatlatılması, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal hizmeti kapsayan bütün kamusal alanın piyasaya teslimi gerekliydi. 
Kamu hizmetlerinin hantallığı ve yükü bahanesiyle kamu hizmetlerinin bütünü piyasalaştırıldı.
Sunulacak bütün kamusal hizmetlerin bir bedeli olmalıydı.
Ayrıca iş kanunları küresel sermayenin konforuna uygun bütün kazanımlarından arındırıldı.
Toplumsal eşitliği ve varlığı kökünden değiştirecek toplumsal birliği fiilen ortadan kaldıracak düzenlemeler IMF ve DB danışmanlığında gerçekleşti.
Küreselleşmeye katılmanın karşılığı olarak toplum da yüklü bir 'sosyal maliyeti' üretecekti.
Milyonlarca işsiz, sağlık ve sosyal güvenceden yoksun yoksulluk, bütün insanlık halleriyle 'sosyal maliyeti' yüklendiler.
28 milyon insanın günlük iki doların altında, 16 milyon insanın ise günlük bir dolarla yaşadığı ülke olduk.
Sakarya Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı bu 'sosyal maliyeti' kavramış olmanın neticesinde verilmiştir.
Karar şöyle diyordu: 'Devletin anayasa ile üzerine yüklenen görevleri yerine getirmemesi ve sanığın da suçu bu nedenle işlemek zorunda kalması karşısında, sanığın işlediği eylemin haksızlık içeriğinin azlığı dikkate alınarak sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmektedir.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3