Dışarıda hava ruhum gibi olağanüstü sıkıntılı. Gökyüzü kara ve sağanak yağmur yağıyor hiç durmadan. İntiharı ciddi bir opsiyon olarak düşündüren bir iç ve dış uyumuna sahibim anlayacağınız.
Neyse ki eve Vanity Fair dergisinin kasım sayısı geldi. Türk bayrağı renkleri hakimdi kapağa. Sanki Cumhuriyet Bayramı şerefine çıkarılmış gibiydi. Penelope Cruz beyaz kıyafetiyle kırmızı zemin üzerinde çok şık durmuş. Şıklığı, zarafeti görünce sıkıntılarımı unuttum.
Bir fotoğraf gerçekte hiçbir şey göstermeden, zerre kadar müstehcen olmadan ancak bu kadar erotik olabilirdi. Şeytan gibi erotizm de detaydaydı.
Böyle bir sanat eserini ancak Fran Lebowitz çekebilir diye düşündüm ve kapak resminin altındaki imzaya baktım. Mert Alaş ve Marcus Pingus ortaklığının eseriydi bu.
Güzel bir sürpriz. Evet; o harikulade fotoğrafı şeken bir Türk asıllı sanatçıydı. Mert Alaş hayli tanınmış bir fotoğrafçı ve güzel kadınlar fotoğraflarının çekilmesi için kendilerini ona rahatlıkla emanet ediyorlar.
Hepsinde sonuçlar Penelope Cruz'un bu fotoğrafı gibi şık ve bilinçaltına hitap eden erotizm dolu oluyor genellikle.
Sırtının çizgisi elini zarif bir şekilde soktuğu fermuarının açık olduğu noktaya uzanıyor gibi. Sonra hemen altta elbise içinden popo çizgileri görülüyor. Biraz daha altta, sayfanın en altında çok ama çok hafif bir yırtmaçtan, bacağı çok az gözüküyor. Şöyle bir bakıp geçen için çok kapalı bir fotoğraf olarak bile algılanacak bir görüntü bu ama ayrıntılarda erotizm dozu hayli yüksek bu fotoğrafın. Bu kapağı daha şimdiden Vanity Fair dergisinin klasik kapakları arasına sokan da bu ustalık işte. Hiç rahatsız etmeyen, çıplaklığın neredeyse olmadığı bir erotizm bu. Gösterdiği kadar göstermediği ile de dikkat çekiyor ve belki de göstermediklerinden dolayı daha da tahrik edici olabiliyor.
Woody Allen bir keresinde 'Penelope'ye uzun süre bakmak istemiyorum. Çünkü insanı teslim alıcı, bunaltan bir güzelliği var' demişti. Derginin bu kapağını gördüğünde Woody eminim ki hipnozla şoklanmış bir zombiye bile dönmüş olabilir.
Dergideki yazıyı da okudum. Penelope 35 yaşındaymış. Yaşlı değil ama genç de değil. Kendisini çok iyi tutmuş. Yaş almak ona yakışacak belli. Yaşlandıkça güzelleşen kadınlardan olacak Penelope de...
Demi Moore, Sharon Stone gibi yıllanmış şarap tadında kadınlar ekolüne bir kadın daha dahil oluyor böylece...
Fotoğraf ustası detaylarda bilinçaltını tahrik etmek için kuruyor mizanseni. Kapak resminde elbise altından gözüken popo çizgileri ile yapmış bu işi. Derginin iç sayfalarında daha birçok fotoğrafı var Penelope Cruz'un. Türk asıllı fotoğrafçının çalışma üslubunu göstermesi açısından seçtiğim fotoğraf ise şu:
Çıplaklık dozu daha yüksek bir fotoğraf bu ama müstehcenlik yine yok. Fotoğrafta benim dikkatimi çeken nokta en altta Penelope'nin ayağını sağ dizinin yanına çektiği yerde. Siyah çorabın içinden görülen ayak parmakları fotoğrafa bence büyük erotizm katıyor. Çorap içinden gözüken ayak parmaklarının zarafeti o noktaya uzanan elinin zarif ve uzun parmakları ile çok güzel bir renk kontrastı da oluşturuyor. Detayda gizli her şey. Mert Alaş da bunun bilincinde, fetişistik duyguları da ön plana çıkarmayı çok iyi biliyor.