AKŞAM GAZETESİ | Türe Özçelik | 2009-11-07

kategori2

Böyle babalar düşman başına!

David Helfgott'un babası oğlunun konserlerdeki başarısızlığını kaldıramıyordu, bizim veliler düşük sınav notlarını görünce çıldırıyorlar...
Geoffrey Rush'a Oscar kazandıran 'Shine' filmini izlediğimden beri, rastladığım her hırslı anne ya da baba bana piyanist David Helfgott'u anımsatır.  Babasının 'en iyi sen olacaksın' baskısıyla büyüyen piyanist Helfgott gibi dahiler az olabilir bizim memlekette ama Helfgott'un babasına benzer ebeveynlerden çokça var. Biz onları LGS ya da ÖSS anneleri ya da babaları olarak biliyoruz. Helfgott'un babası oğlunun konserlerdeki başarısızlığını kaldıramıyordu, bizim veliler düşük sınav notlarını görünce çıldırıyorlar.

Helfgott, sonunda babasından kaçarak kurtuldu. Ancak babasının aşıladığı hırsını hiç yenemedi. Dünyanın çalınması en zor parçası olan ve bugüne dek birkaç kişi tarafından kusursuz çalınabilen Rahmaninof'un 3. Piyano Konçertosu'nu inatla, aylarca, inanılmaz bir tempo ile çalışarak çalmayı başardı. Konserin bitiminde düşüp bayıldı. Kendine geldiğinde akıl ve ruh sağlığını kaybetmişti. Baskı sonucu beyni iflas etti. 12 yıl akıl hastanesinde yattı. Başarının bedeli ağır olmuştu. Yeni eğitim yılı başlamışken hatırlatmakta yarar var; sınav baskısı altında yaşayan bizim çocuklarımızın da, şizofren olmasalar da, ruh sağlıkları yerinde yetişkinler olmayacakları kesin.

ÖNCE ŞAŞIRTTI    SONRA COŞTURDU
İşte o piyanistin yani dünyanın en önemli piyanistlerinden biri ve bir şizofreni hastası olan 63 yaşındaki David Helfgott'un konseri o gece Aya İrini'yi dolduranların hafızalarından silinmeyecek. Hırslı ve despot bir babanın, yoğun baskı altındaki dahi oğlu olarak hikayesini ve acısını 'Shine' filminde dünya ile paylaşan Helfgott, 2 saat boyunca önce şaşırttı, sonra büyüledi, arada duygulandırdı, sonunda coşturdu. Bir çocuk gibi sahnede oradan oraya koşturup, alkışların daha da kuvvetli olması için işaretler veren, her parçası bittiğinde öndeki izleyicilerin elini sıkan ve salondakilere öpücüklerle veda eden kırmızı gömlekli Helffgot, klasik müzik konserlerinin alışılmış kurallarını yıkıp geçti o akşam. Hiç kimse 'delidir ne yapsa yeridir' demedi. Daha çok, daha çok alkışladı ve hayranlık duydu Helffgot'a. Parmakları piyano üzerinde uçarken, önünde tek sayfa nota yoktu. Ödediği bedelin ödülü müydü bu?

AYDINLARIN UKALALIĞI UTANDIRDI
Bu özel müzik adamını bin zahmetle Türkiye'ye getiren ana sponsor Bilim İlaç yetkilisine yapılan ayıp ise o geceye hiç yakışmadı. Bilim İlaç, bu konseri şizofreni hastalarına destek projesi kapsamında düzenlemişti. Şizofreni hastalarının damgalanmaması, hayata katılmaları gerektiği konusunda kısa bir konuşma yapmak için sahneye çıkan Bilim İlaç'ın Genel Müdürü Dr. Erhan Baş'ın konuşması alkışlarla engellendi. Dr. Baş, önce ne olduğunu anlamadan konuşmasını sürdürmek istediyse de, birkaç kendini bilmez izleyicinin 'Konuşma, konser başlasın' anlamını taşıyan alkışları daha da yükselince kürsüden inmek zorunda kaldı. İnanması güç ama bunu yapan bir avuç 'aydın'dı.

Oysa Bilim İlaç, bugüne dek Alzheimer hastalığından küresel iklim değişikliğine, beyin felçli çocuklardan fotoğraf sergilerine, kitap okumayı sevdirme projelerine kadar ülkenin her yanında onlarca etkili ve çözüm odaklı sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirdi.
 Toplumsal duyarlılıkları dile getiren, sorumluluk bilinci yüksek, böyle firmaların sayısı bir elin parmağı kadar az. Oysa eğitim, çevre, sağlık ve kültür alanlarında sponsorluk yapacak firmalara ihtiyacımız var. Böyle projelere destek veren firmaları onore etmek gerekirken, beş dakikalık konuşmasına dahi saygı göstermemek o koltuklarda oturan, aydınmış gibi yapanlara hiç yakışmadı. Onların utancını gece boyunca üzerimde taşıdım.

ŞİZOFRENLERİN    ÖYKÜ YARIŞMASI
Bu arada, geçen yıl ilki düzenlenen bir de öykü yarışması var Bilim İlaç'ın. Geçen yıl dereceye girenlerin öyküleri Doğan Kitap tarafından kitaplaştırıldı. Ekim ayında piyasaya çıkacak. Bu yılki yarışmaya katılımlar ise sürüyor. Katılımları artırmak ve daha nitelikli öyküler çıkarabilmek için çeşitli illerdeki ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde yazı atölyeleri kuruluyor. Jüride Mario Levi ve Yılmaz Erdoğan'ın yanı sıra piyanist David Helfgott da yer alacak. 'Gerçekler Maskelenmesin' adını taşıyan öykü yarışması, şizofreni hastalarının hayata katılabildiklerinde neler yapabileceklerini göstermeyi amaçlıyor.