AKŞAM GAZETESİ | Ömer Güvenç | 2009-11-07
Yıllardır milli maç izliyorum. Dün akşamki kadar bırakın millisini, normal maç havasının atmosferinden böylesine uzak bir maç görmedim. Bundan önceki diğer özel veya resmi maçlarda hep şu sorularla karşılaşırdım: 'Milli Takım ne yapar, kimler oynuyor, kazanabilir miyiz?' Üç gündür Bursa'dayım bir tek kişi bana maçla alakalı bir tek soru sormadı. Çünkü politika, maçın önüne geçti. Hem de uzak ara. Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan arasında milli maç un ufak oldu. Bu nedenler beni bile maçın havasından uzaklaştırdı. Onun için karşılaşma hakkında pek yorum yapmak istemiyorum.
Sadece bir noktaya dokunacağım. Fatih Terim'i Galatasaray'da, Fiorentina'da, Milan'da ve milli takımda hep izledim. Dünkü gibi bir Fatih Terim inanın görmedim.
Dün maçta olmasaydım ve bana Terim'i anlatsalardı, kesinlikle inanmazdım. Özel, resmi, halı saha maçları dahil kulübeye bir dakika olsun girmeyen Fatih Terim dün atılan gollere rağmen kulübesinden çıkmadı. İnanılır gibi değil. Benim dünkü maçtan hatırlayacağım bir tek o.
Bursa valiliği ve emniyetini kutluyorum. Mükemmel tedbirler almışlar. Tribünlere gelen taraftarı da kutluyorum. Böyle bir maçta bile 90 dakika susmadılar. Onlara 10 üzerinden 5 veriyorum. 5'i böyle bir iddiasız maçta milli takımı devamlı destekledikleri için. 5'ini niye kesiyorum. Ermenistan Ulusal Marşı çalınırken ıslıklayıp, yuhaladıkları ve son dakikada hiç alakası yokken Beşiktaş aleyhine çirkin tezahürat yaptıkları için.
Terim artık yok. Terim başarısız olsun gitsin diye milli takımın yenilmesini isteyenlerin gözü aydın. Onlara bir tavsiye; Eminönü'ne, Mısır Çarşısı'na gitsinler, ön kapıdan girsinler, soldan (8. mi 9. mu hatırlamıyorum) dükkana girsinler, kına alsınlar. Ne yapacaklarını kendileri bilirler.