AKŞAM GAZETESİ | Türe Özçelik | 2009-11-07

kategori2

Aldatana 'hayvan herif' demenin nesi hakaret!

Aldatma meselesinde, komşu teyzelerin sohbetlerinde kısık sesle konuşulan 'dost tutma'dan aldatmayanın tuhaf karşılandığı bir duruma geldik...

Komşu teyzeler, sohbeti koyulttuklarında seslerini alçaltarak 'Kadın, adamın dostuymuş' derlerdi. İnsanların birbirleriyle dost olmasının nesi kötü? İnsanlar el ele tutuşsa, hayat bayram olsa! Dost tutmanın, dedikoducu teyzeler dilindeki açılımını çözmem zaman aldı. Evli yönetmen Memduh Ün ile o zamanların ünlü oyuncusu Fatma Girik, konunun en anlaşılır örneğiydi biz çocuklar için. Rüçhan Adlı da evliydi ve Türkan Şoray'la birlikteydi. Yani; adamlar evliydi ama başka bir kadınla da dosttu (!). Kahkaha kıyamet giden bir muhabbetin orta yerinde, bu konular fısıltıyla konuşuluyorsa, aynı anda karısı ve sevgilisi ile birlikte olanları uluorta konuşmak ayıptı demek ki. Annem ve komşuları için, 'dost yaşayanları bilmek' bile ayıptı.

***
Sonra berbat bir döneme girdik; önüne gelenin, önüne geleni kurşunladığı, askıyla boğduğu yıllara... Millet poposunu kurtarmanın derdine düştü. Vatan millet derken, kim kimin dostuydu umurumuzda olmadı. Derken ortalık duruldu. Memlekette bir rehavet rüzgarı esmeye başladı. Televizyon kanalları çeşitlendi. Uyutan, beyinleri kabızlaştıran programlar pek tatlı geldi hepimize. 'Maraba Televole' ile dejenere hayatlara özendik. Birileri bizi gözetlerken mahremiyet kalktı. Kendilerini aldatan erkek uğruna horoz dövüşü yapan kadınları canlı yayınlarda izledik. Medyanın pompaladığı sıfır bedenli ikoncanlarla, 15-16 yaşlarındaki genç kızlarımızın beyinleri sıfırlandı. Azgın tekeler modası ortalığı kastı kavurdu. 30 yıllık evlilikler, çıtırlar uğruna çatırdadı. Teke abilerine özenenler, aynı filmde rol aldıkları 'iyi aile kızları' ile aralarına 'yastık' da koysalar aşık oldular. Çiçeği burnunda gelinleri ve minik bebeklerini bırakıp onların kollarına atıldılar. Toplum o kadar duyarsızlaştı ki, eski Türk filmlerinde rolü gereği aldatan, yalan söyleyen erkek oyuncular halkın tepkisinden korkup sokağa çıkamazmış (Kaynakça: Annem). Şimdi gerçek hayatta eşlerini aldatan oyuncular daha çok rol kapar oldular. Yasak aşklar, popülarite getirdi.

***
'Aldatmak hayvanların doğasında var' diyor ya araştırmacılar, tamam o zaman anlaştık; Aldatana 'hayvan herif' demenin nesi hakaret! Hayvanlar aleminin 'tek eşli' olan tek türü kuşlarmış. 'Kuş beyinli' denmesini kendine yediremeyenler 'hayvan herif' olmayı tercih ettiler. Erkeklerin çok eşliliği; 'Allah böyle yaratmış, içgüdüsel bir dürtü' diye sunuldu. Beyler hoş görüldü. 'Kadınla erkek madem eşit, o zaman kadınlar da aldatmalı' dedi bazıları. Kadınlar aldatarak karşı savunmaya geçti. Kendini aldatan erkeği kıskandırmak için aldattı önce. Sonra o da adrenalin bağımlısı oldu ve erkek gibi o da 'yasak aşk'ın hazzına esir düştü. Çalışmayan, iş arkadaşı olmayan kadın, kocasını 'internet aşkı' ile boynuzladı. Çevresi çok olanlar ise bol bol sosyalleşti.
Hatta aldatmak o kadar reyting getirir oldu ki tüm dizi filmler aldatma üzerine kurgulandı. Gazetelerde ünlülerin aldatma haberleri manşetten verildi. Geçtiğimiz hafta aldatma üzerine bir yazı dizisi bile yayınlandı.

***
Nihayet, 'Herkes herkesi aldatabilir. Asıl aldatmayanda bir gariplik vardır' noktasına gelmiş bulunuyoruz. Vatana ve millete, hayırlı ve uğurlu olsun.