Ahmet İnam ahmet.inam@aksam.com.tr

kategori2

Aydınımızın halleri.

Hâl, ruh hâli olarak anlaşılmamalı. Ruh hâlimizi de içine alan, iç dünyamızın, duygu, düÅŸünce, beden yapımızın bütünlüÄŸüdür. Hâlimiz bizim cân bir varlık olup olmayışımızla ilgilidir. Felsefede alışılmış bir deyimle söylersek, "ontolojik" bir özellik taşır. "Durum" dışımızdadır. Gözler dünya düzeninin, eÄŸitiminin, medyasının etkisiyle hep dışa dönüktür. Durumumuzu bilince, hâlimizi bilebileceÄŸimizi düÅŸünüyoruz. Bilen insanın çiÄŸliÄŸi, aydınlar arasındaki anlamsız dalaÅŸmanın kökleri de buradan kaynaklanıyor. Bir aydınla açılarınız örtüÅŸebilir; konumumuz da, içinde bulunduÄŸumuz politik, ekonomik koÅŸullar da benzeÅŸebilir; bunların yorumlarında da uzlaÅŸabiliriz. Ama "hâl" yoksulluÄŸu, hamlığı yaşıyorsak; aydınca bir mücadelede bu arkadaÅŸla dayanışma içinde olmamız zorlaşır. Aydın megalomanisi, paranoyası, doruÄŸuna çıkan korkular, güvensizlikler, yersiz güceniklikler, kıskançlıklar, sonu gelmez takıntılar...
Düzenden ÅŸikâyetçiyiz; düzeni bakış açımız doÄŸrultusunda, siyasal, toplamsal, ekonomik, kültürel durumuyla deÄŸiÅŸtirmeye çabalıyoruz. Bu özlenen dışsal deÄŸiÅŸim, dönüÅŸüm, kendiliÄŸinden içsel dönüÅŸümü saÄŸlayacak mıdır? İçsel dönüÅŸüm, duygu-düÅŸünce-beden dünyamız, dışsal koÅŸulların yerine gelmesiyle gerçekleÅŸiverecek midir? Sanmıyorum. İlk bakışta "mistik", "öznel" ne demekse, "idealist" bir tutum olarak anlaşılacak böyle bir "hâl" düÅŸüncesi, insan dediÄŸimiz karmaşık varlığı nasıl anladığımızla ilgilidir.
İnsan kendini fiziksel, fizyolojik, nörolojik, psikolojik, sosyolojik, politik, ekonomik olarak sınırlayan koÅŸullar içinde, bir robot, bir makina deÄŸil; bir cândır. Aydın, insanın cânını yitirdiÄŸi, yaraladığı, hasta hasta taşıdığı bir düzende, cânını yakalayıp, yaÅŸayabileceÄŸi bir baÅŸka düzen aramaktadır.
Bu düzen arayışında, kendinden önce, yüzlerce yıldan beri zulme, haksızlığa, sömürüye mahkûm edilen ezilmiÅŸlerin, hakkı yenilmiÅŸlerin, cânına ulaÅŸamamışların, cânını unutmuÅŸların, boÅŸ vermiÅŸlerin düzenine baÅŸkaldıran, itiraz eden savaÅŸçıların birikimlerinden öÄŸreneceÄŸi çok ÅŸey vardır. Bu öÄŸrendiklerini süzgeçten geçirebilmek, yenileyebilmek, öÄŸrendiklerini yeni araÅŸtırmalarla zenginleÅŸtirip dönüÅŸtürebilmekle, cânın olduÄŸu bir düzeni araÅŸtırabilir. GeleceÄŸe açık, henüz yaÅŸanmamış, yaÅŸanması umut edilen düÅŸüncelerle, yeni  bir düzenin bitimsiz kavgasına giriÅŸebilir. Hiçbirimizin elinde dinlerin kutsal kitaplarına benzer, hakikatin ne olduÄŸunu kulağımıza fısıldayan, çözümler öneren "hakikat kitapları" yok. Tepeden indirilen, yeni olana kapalı; diriliÄŸe, canlılığa, heyecana sırt çevirmiÅŸ, "çok bilmiÅŸ", "her ÅŸeyi bilmiÅŸ de deÄŸiÅŸmeye direnmiÅŸ", allâme tavrı, devrimcinin en büyük düÅŸmanıdır. (Herakleitos: Hep ustamız olarak hiç deÄŸiÅŸmedi!) Yine devrimcinin en büyük düÅŸmanlarından biri cân unutkanlığıdır. Cân ise, insan denen varlığın bütününü göz önüne almayı gerektirir.
Devrimci, "iç âlemi" boÅŸlayan, ham halat bir hayta deÄŸildir. İç âlemi, ulaÅŸmak istediÄŸi hedeflere varmak için kilitlenmiÅŸ, dar, sığ biri de deÄŸildir. Cân, evrendeki enerjidir. Cân, dünya gezegeninde yaÅŸadığımız hâlleri önemseyerek, derinleÅŸtirerek, disiplin altına alarak, bedenimizi duygu dünyamızla, düÅŸünce dünyamızla kenetleyerek, iç âlemimizin derinliklerinde yürüyerek yaÅŸanır. Åžu ânki dünya düzeninde cân veremdir. Sığdır. Hayatın cânı çıkmıştır. SığlaÅŸtırılmış, daraltılmış, sıkıştırılmış, derdest edilip düzenin sürdürücülerinin zâlim ellerine bırakılmıştır. Cân post-modernist dünyada kavramların, kuramların yıkıntıları altında inim inim inlemektedir. Ütopyaların cânı çıkmıştır: Kalıplar, kalıplar, ÅŸekiller, ÅŸekiller... Hayâllerimizin cânı çıkmıştır. Cânı çıkan aydındır çünkü. Cânı burnunda mıdır? Åžimdilik hiçbir yerindedir. Cânından haberi yoktur. Cân gafilidir. Dünyayı, düzeni nasıl deÄŸiÅŸtirecektir?
Ne haldedir aydınımız? Hâlinde cân kalmamıştır. Aydın diye geçinen birçok insanın ruhlarındaki çirkinlik bundandır. Kendilerini deÄŸiÅŸtirmekten âciz bu insanların dünyayı deÄŸiÅŸtirmelerinden korkuyorum...

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3