Dün bir e-posta geldi... İlginç bir vaka analizi yapılabilir... Hem iletiÅŸim hem de iliÅŸki yönetimi açısından... Bakın ne deniyor mesajda. Noktalama, ifade ve sentaks hatalarını (ben bu kısacık metinde 12 tane saydım) düzeltmeden aÅŸağıya alıyorum:
“Sayın Basın Mensupları Dikkati’ne...
Milliyetçi Hareket Partisi Kurucular Kurulu, Genel BaÅŸkan Adayı olarak Sayın Ahmet Reyiz Yılmaz’ı açıklamak üzere siz deÄŸerli basın mensuplarımıza 06 Kasım 2009 Cuma 13.30’da Swiss Otelde (bugün) yemekli bir basın toplantısı düzenleyecekti üzülerek belirtiyoruz ki Sayın Ahmet Reyiz Yılmaz’ın ÅŸehir dışında önemli ve sonradan çıkan bir programa katılması dolayısıyla basın toplantısını ilerleyen tarihlerde yapmak üzere erteliyoruz. Yeni tarih belli olduÄŸunda sizlere tekrar bildirilecektir
İlginize teÅŸekkür ederiz ...
İyi Çalışmalar,
Saygılarımla,
Burcu GÜMÜÅž”...
Şimdi kafamıza takılan soruları sıralayalım:
1. Bu durumda arkadaÅŸlar, Genel BaÅŸkan adayının adını açıklamış oldular mı olmadılar mı? 2. Burcu Hanım kimdir? Partide ne iÅŸ yapar? E-posta bir ‘gmail’ hesabından gönderilmiÅŸtir. ‘kazımslx@gmail.com’ türü bir tür psiko-sosyopat numarası da olabilir mi? 3. Bu kadar kötü bir Türkçe ve üslup, böylesine bir özensizlik, varsa bile böyle bir adaya yarar mı saÄŸlar, zarar mı? 4. Ben bu toplantıya zaten davetli deÄŸildim. Bu durumda iptalinin bana bildirilmesi, durduk yerde ayaÄŸa kurÅŸun sıkma anlamına gelmez mi? 5. Bu mesajı acaba yeni adayın rakipleri mi medyaya geçmiÅŸlerdir? Çünkü öncesi, sırası ve sonrası usulü veçhile amel edilmemiÅŸ bir iliÅŸki ve iletiÅŸim eylem rakibe yarar.
Periler Anadolu’da...
Pazarlama iletiÅŸimi odaklı sosyal sorumluluk çalışmaları için oradan oraya koÅŸturan Dr. Nurdan Tümbek TekeoÄŸlu “mutlaka yazın” diye bir mesaj yollamış. DeÄŸinmeden geçemedik.
Diyor ki: “80 kızımızı İmkansız Periler kitabının geliriyle okula baÅŸlatmak üzere yola çıktık. MuÅŸ Valisi ErdoÄŸan BektaÅŸ, ÇaÄŸdaÅŸ YaÅŸamı Destekleme DerneÄŸi’nin Yeni BaÅŸkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, Metro Toptancı Market, Real, MAM ÅŸirket temsilcileri, ulusal ve yerel basın mensupları ile projemize destek veren 60 kiÅŸilik bir ekiple MuÅŸ’a gittik. Prof. Dr. Türkan Saylan Hocamızın vasiyetini yerine getirmenin mutluluÄŸunu kızlarımızla birlikte MuÅŸ’ta yaÅŸadık. Sizin köÅŸenizde yazarak destek verdiÄŸiniz bu projede, kitabımız ÅŸimdiye dek 20.000 civarında satıldı ve 90.000 TL gelir elde edildi. KöÅŸenizde kısacık bile bahsetseniz kitap satışlarımız artacak, daha da fazla kızı okutma ÅŸansımız olacaktır. Kitabımız hem Türkçe hem de İngilizce olarak Metro, D&R ve Real maÄŸazalarında satışa sunuldu. İngilizce kitap ‘Impossible Fairies’ 20 TL’den, Türkçe ‘İmkansız Periler’ 10 TL’den satılıyor.”
Yolunuz açık olsun Nurdan Hanım... İnÅŸallah sizi taklit etmek isteyenlerin sayısı
artar..
GDO ‘direniÅŸe’ çarptı...
TEMA Vakfı’ndan Elif Sezginer Hanım GDO konusunda bir mesaj göndermiÅŸ:
“370.000 Gönüllüsü ile ‘GDO’ya Hayır’ diyen TEMA Vakfı, GDO’lu ürünlerin ülkemize giriÅŸini serbest bırakan yönetmeliÄŸin iptali için hukuki ve bilimsel platformda mücadeleye hazırlanmaktadır. Yıllardır hazırlanmakta olan Ulusal Biyogüvenlik Yasası’nın bir an önce tamamlanması çaÄŸrısında bulunan TEMA Vakfı, Aralık 2009’da toplayacağı GDO ile ilgili Bilim Kurulu’nda oluÅŸturulacak görüÅŸ ve çözüm önerilerini kamuoyu ile ayrıca paylaÅŸacaktır”...
Bu arada www.gdoyahayir.org adresine mutlaka bir göz atın... Hele küçük çocuÄŸunuz ve/veya kardeÅŸiniz, akrabanız varsa...
Konuya ilk kez Okan Bayülgen vasıtasıyla tanık olmuÅŸtum. (Bkz. AkÅŸam, 15.06.09)
Bayülgen’in programına katılan Prof. Dr. Kenan Demirkol ve Çiftçi Sendikaları Konf. BÅŸk. Abdullah Aysu’ya göre, Türkiye’nin tarım dünyasını tamamen maniple edecek yabancı ÅŸirketler destekli, genleriyle oynanmış tohumların nasıl kullanılacağını belirleyecek bir yasa çıkmak üzereymiÅŸ. Bu yasanın çıkması için uluslararası ÅŸirketler ellerinden geleni artlarına koymuyorlarmış. Sözüm ona ilgililer, bu yasanın ‘düzenleme’ getireceÄŸini savunuyorlarmış. Oysa Kenan hocaya göre gizli ajanda, Türkiye tohum piyasasını GDO’lara ve yabancı ÅŸirketlere peÅŸkeÅŸ çekmekmiÅŸ.”
Biz de o sırada demiÅŸiz ki: “Durum ciddi! Dine, imana ve her türlü ideolojiye aykırı olan bu yasayla ilgili gerek iktidar partisine gerekse muhalefete düÅŸen görev, bu ciddi durum karşısında ciddi inisiyatifler ve aksiyonlarla ortaya çıkmaktır. Okan elinden geleni yaptı. Birkaç köÅŸe yazarında da rastladım. Umalım ki ‘kim vurdu’ya gelmeyiz...”
Galiba ‘kim vurdu’ya gelmi-
yoruz...
Birand: Kıskançlıklardan ve ayak oyunlarından nefret ederim