AKŞAM GAZETESİ | Esin Gedik | 2009-11-08

kategori2

Nobelli yazarı tabii ki destekleyeceğiz

İstanbul’un 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti olacağının netleşmesiyle birlikte, hummalı bir döneme girdik. İstanbul’daki birçok tarihi eser restore ediliyor ama kamuoyu daha çok 2010 İstanbul Kültür Başkenti Ajansı’nın destek verdiği projeleri tartışmakla meşgul. Ortada ciddi bir mali kaynak olunca tartışma da kaçınılmaz. 2010 Ajansı hakkındaki söylentiler, Nuri Çolakoğlu’nun başkanlıktan istifasıyla başladı. Hangi projelerin destekleneceğine hükümetin yönlendirilmesiyle karar verildiği söylentisi konuşulmaya başladı. Bir süre başkanlık koltuğuna kimin oturacağı konuşuldu. İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Şekip Avdagiç’in başkanlığı ise birçok kesim için sürpriz oldu.  
Avdagiç başkan olduğu günden bu yana sürekli eleştiriliyor, bir işadamının 2010 Ajansı’nın başkanlığını nasıl yaptığı tartışılıyor... Şekip Avdagiç’le İstanbul Ticaret Odası’nın Saraybosna’daki “Türk Ürünleri Fuarı” etkinliği nedeniyle bulunduğu Saraybosna’da konuşma fırsatı bulduk. Boşnak kökenli olan Avdagiç “ata toprağında” basına içini döktü desek yanlış olmaz.
Avdagiç konuşmasına bu kültür başkenti olayının çok abartıldığını söyleyerek başladı. Avdagiç, “İstanbul’da bir ilçe belediyesinin iki dönemdir başkanlığını yapan AKP’li başkanı bir toplantıda ‘Bu çatıdaki antenleri ne zaman kaldıracaksınız’ dedi. Bir başka başkan, çöp koyteynırlarını düzenlememizi istedi. Beklentiler çok yüksek, bu yanlışa düşmemek gerekli” dedi. “Çok eleştiriliyorsunuz, sizden söz ederken her cümlenin başına ‘plastikçi’ yazıyorlar, ne hissediyorsunuz” sorusuna ise Avdagiç, “Siz kibarlaştırarak sordunuz, kaportacı falan da diyorlar” yanıtını verdi. Avdagiç’in yanıtı şu oldu: Ben buraya yöneticilik yapmak için geldim, 2010’da İstanbul ile aynı unvanı paylaşan Essen ve Peç şehirlerinin ajans yöneticilerini incelediğinizde hepsinin işadamı olduğunu görürüz. Peç’te uluslararası şirketlerde yöneticilik yapmış biri, Essen’de ise bir bürokrat başkan. Hangi müzikalin sahneleneceğine, hangi filmin çekileceğine ben karar vermiyorum. Buna karar verecek ekipleri bir araya getiriyor, onları yönetiyorum. O nedenle eleştirileri acımasız buluyorum.
Son günlerde Ajans’a yönelik eleştirilerin ana konusu Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi projesine verdiği 754 bin liralık destek. Küçük bir müze için bu kadar paranın çok olduğunu düşünen de var, “Pamuk zengin, müzeyi kendisi kursun, Ajans da başkalarını desteklesin” diyen de.
Avdagiç, “Elbette Orhan Pamuk’u destekleyeceğiz. Pamuk, Nobel Ödülü almış bir Türk yazar, bu ülkemiz adına çok önemli. Diğer yandan, müze için satın aldığı binayı kendi adına kayıtlı değil. Bina Pamuk’un mülkü değil, müze için bir vakıf kurulmuş ve o vakıf adına alınmış, bu da proje destek verme isteğimizi artırdı” sözleriyle eleştirileri yanıtlıyor.

40 milyon lira isteyen sanatçı kim?

BUGÜNE kadar çok sayıda proje başvurusu yapıldığını söyleyen Avdagiç, “O kadar ilginç talepler oluyor ki şaşarsınız. Her başvuruyu kabul ediyoruz, daha sonra ilgili kurullar içerik, maliyet, yeterlilik gibi konularda değerlendiriyor. Bu yılki bütçemiz 200 milyon lira, kamu bunun yüzde 70’i restorasyona,  kalanı da organizasyonlara, projelere ve ajans
giderlerine harcanmasını şart koşuyor.  Ancak çok uçuk maliyetli projeler de geliyor. Örneğin herkesin tanıdığı, ödüllü bir sanatçımız dünya turnesi yapmak için başvurdu. İsmini söylemeyeceğim ama turnenin maliyeti 40 milyon lira, eski parayla 40 trilyon. Projeleri kabul edilsin diye araya siyasileri sokmaya çalışanlar var isimlerini duysanız şaşarsınız” diyor. ...