AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 09 KASIM 2009, PAZARTESİ

Basbuğ bana ‘Yasatmam’ dedi

Başbakan Erdoğan, ‘Genelkurmay Başkanı’nın niye istifasını istemiyorsunuz’ sorusuna yanıt verdi: Bu tür şeyler karşısında biz de darda, zorda kalıyoruz. Başbuğ’la aramızda güven sorunu yok. Bana kendisi ‘Hukuka ters davranan, orduya zarar verecek bir
subayı ordumun  içinde yaşatamam’ demiştir

Başbak13_ic_resan Tayyip Erdoğan, İrtica ile Mücadele Eylem Planı’yla ilgili olarak “Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’la aramızda güven sorunu yok” dedi. Erdoğan, TRT’de yayınlanan “Politik Açılım” programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. TSK’nın “Belgeyi 3 kez istedik, fotokopisi geldi” açıklaması karşısında ne düşündüğü sorusuna karşılık da “Askeri yargı, Adli Tıp Raporu’nu esas almalı. Kilidi ıslak imza çözecek” yanıtını verdi. Başbakan şunları söyledi:

ORDU ARTIK SORGULANIP CEVAP VERİYOR: Eskiden Başbakan Genelkurmay Başkanı arasında haftalık rutin toplantılar yoktu. Biz bu süreci de başlattık. Asker sivil ilişkilerine baktığımız zaman, arzu edilen ordunun konumu netleştirilmemiş. Anayasal bir kurum olarak da yerine dört dörtlük oturtulabilmiş değil. Ama son dönemlerde bu konuda bana göre olumlu gelişmeler oldu. Bir defa iktidar-ordu ilişkilerinde çok daha olumlu bir sürecin içine girdik. Sorgulama karşısında ordunun çok daha olumlu bir yaklaşım içinde olduğunu, bu sorgulanmalarda gerekli cevabı kamuoyuna da, bize de verdiğini görüyorum.

BİZZAT GÜVENCE VERDİ: Şu son gelişmelerde ben Genelkurmay Başkanımızla görüşmelerimde, bu konudaki hassasiyeti çok açık ve nettir. ‘Ben hukuka ters bir yapıyı, hukuka ters davranan, gerçekten orduma ve ülkeme zarar verecek bir subayı ordumun içinde yaşatamam’, bunu bana kendisi söylemiştir. Yeter ki bunu yargı içinde süratlendirelim ve orada netice alalım. Biz yürütme olarak üzerimize ne düşerse yapmak durumundayız ve şu ana kadar bunu yaptık. Açık söylüyorum. Bundan sonra da yaparız.

BELGE ÇİÇEK’İN: Adli Tıp raporunda ne deniliyor. Bu ‘Dursun Çiçek’in eli ürünü olduğu kanaatine varılmıştır’ diyor. Niçin öyle bir ifade kullanılıyor da ‘aslıdır’ denilmiyor. Tabii ben bunu da sordum. Dediler ki, ‘Bunun literatürdeki ifadesi budur.’ İfadesi buysa, demek ki bu böyle, vaka bu.

GEREĞİNİ YAPARIM: (“Türkiye darbenin eşiğinde ya da gölgesinde hissiyatı var mı sizde?” sorusuna) Ben böyle bir hissin içinde olmadım. Bundan önce olduğu gibi de kalkıp, bırakıp gitmem. Gereğini yaparım

FÖTR ŞAPKALARINI ALIP KAÇANLARI ÇOK GÖRDÜK

AKP İstanbul İl Danışma Meclisi’nde Erdoğan, bu ülkenin demokrasiye yönelik müdahale ve tehditlerle karşı karşıya kaldığını ve bazılarının vicdanı hiç sızlamadan bu ülkeyi bunlara teslim ettiklerini kaydederek, “Fötr şapkalarını alıp kaçanları bu ülkede çok gördük” diye konuştu. Erdoğan, “Bu can bu tende olduğu müddetçe, millete bedel ödetenlere biz de ödeteceğiz” dedi.

BAHÇELİ HESAP VERECEK
Erdoğan, MHP lideri Bahçeli’nin kurultay öncesi yaptığı “Olay çıkarsa sorumlusu hükümettir” açıklamasına sert çıktı, “Bunun hesabını yargıda vereceksin” dedi. Başbakan, Bahçeli’nin kongredeki sözleri içinse “Siniri bozulmuş, bağırıp çağırıyor, çocukları korkutuyor” yorumunu yaptı.

Emniyet’te temizleme harekâtı

ERDOĞAN, Meclis’teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, “Devletin tüm kurumları içindeki en üst bürokratına varıncaya kadar bu tür şeylere karışanlar varsa, bunları yargıya teslim etmekte hiç tereddüt göstermemeliyiz” dediğini ve Emniyet’te üst düzeyde operasyonlar olduğunu hatırlattı. Şu anda Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ile Sakarya İl Emniyet Müdürü’nün cezaevinde olduğunu, 69 polis ve müdürü kapsayan çok ciddi rüşvet operasyonları yapıldığını kaydeden Erdoğan, “Bunlar temizleme harekâtı. Eğer biz bu temizleme harekâtını gerçekleştiremezsek, halkın devletine olan güveni azalacaktır. Bizim bunu aşmamız lazım. Bu konuda çözüm noktasına gelindi mi? Daha atacağımız çok adım var. Almamız gereken çok mesafe var” dedi.

Müebbet almışla muhatap olmam

BAŞBAKAN Erdoğan, demokratik açılımla ilgili DTP’nin “İmralı’yı muhatap alsınlar” dediğini belirterek “Böyle bir şey olur mu ya? Bu nasıl konuşulur. Ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum olmuş birisiyle siyasi irade muhatap olacak. Öyle saçmalık olur mu? Bunu söylemek onların nerede olduğunu gösteriyor” dedi.
Erdoğan, DTP’nin PKK’nın silah bırakması konusunda daha aktif olup olamayacağı yönündeki bir soruyu yanıtlarken de şöyle konuştu: “DTP’nin bölücü terör üzerinde etkinliğini var mı, yok mu? Onu düşündüğümüz zaman ben bir etkinliğinin olduğunu görmüyorum. Biz hiçbir zaman illegal bir örgütle oturup konuşmayız. İllegal bir şahsı da hiçbir zaman muhatap almayız. DTP bir defa Türkiye partisi olmalıdır. Belli dillerin veya belli bölgenin partisi olmaktan çıkmalıdır. Aynı şekilde diğerleri için de bu geçerli. DTP şu anda PKK ile bu iletişimi sadece görüşmeler vasıtasıyla sürdürüyor. Bir demokratikleşme sürecine katkı sağlamak, silahı bırakmak, böyle bir şey yok. Biz terörle mücadeleden asla taviz veremeyiz. Terörle mücadeleyi kararlılıkla sürdürme durumumuz var. Ama bu işin sadece güvenlik boyutu yok. Bunun psikolojik, sosyolojik, diplomatik, ekonomik boyutu var. Bütün bu alanları devreye sokmak suretiyle bu çalışmayı sürdürmemiz lazım.”

ABD’deki aşılar farklı diyorlar

ERDOĞAN domuz gribi aşısıyla ilgili soruları yanıtlarken “ABD’nin kullandığı aşılarda farklı şeyler olduğu, bize gelende farklı şeyler olduğu belirtiliyor. Yan etkileri ve faydaları anlatılmalı ve önüne gelen konuşmamalı” dedi.

AKDAĞ’A DAHA ÖNCE DE SÖYLEDİM
Başbakan şunları söyledi: “Ben bakanımla daha önce bu konuları görüştüm. ‘Siyasilerin de olması gerekir’ gibi bir açıklaması oldu. Ben kendisine daha önce söyledim. Bu yine söylenince, böyle bir şeyi ben doğru bulmuyorum. Belirli bir risk yaşı ilan edilmiş. Olay bünyenin tahammülü olabilir. Ben kendi kararımı daha önce vermiştim.”

Darfur’la Gazze’yi karıştırmayın

BAŞBAKAN Erdoğan, Sudan Devlet Başkanı El Beşir ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, Gazze olayı ile Darfur’u birbirine karıştırmamak gerektiğini, kendisinin Başbakan olarak Darfur’a gittiğini, orada ifade edildiği gibi soykırım tespitini kendilerinin yapamadıklarını söyledi.

YÜZÜNE DE SÖYLERİM
Ömer El Beşir ile kendisinin çok rahat
konuştuğunu dile getiren Erdoğan, “Ben Netanyahu ile o kadar rahat konuşamam ama Beşir ile rahatlıkla konuşurum. Rahatlıkla ‘Bu yaptığınız yanlıştır’ derim. Ve yüzüne derim. Niye? Bir Müslüman böyle bir şey yapamaz ki. Bir Müslüman soykırım yapamaz. Varsa böyle bir şey bunu rahat söyleriz. Türkiye’nin böyle bir rahatlığı var. Bu konudaki rahatlığımızı ben Ban Ki-Mun’a da açıkladım” dedi.

10 Kasım yas günü değil

DEMOKRATİK açılım sürecinin TBMM’de 10 Kasım’da görüşülecek olmasına ilişkin Erdoğan, şunları söyledi: “Niçin 10 Kasım. Buna tabii ki özenerek, bezenerek bir şey düşünmedik. Biz bunu ilk 15 gün içerisinde bitirelim istedik. 10 Kasım bir yas günü değil. Bir defa bunu halkımızla paylaşmamız lazım. İkincisi Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ifadesine en uygun gündür. ‘Benim naciz vücudum bir gün toprak olacaktır, ama Türkiye Cumhuriyeti ebediyen payidar kalacaktır.’ Buna oturan bir çalışma olacaktır. Olaya buradan bakalım.”

 7 Aralık ziyareti çok farklı

ABD ziyaretine değinen Erdoğan, “7 Aralık ziyaretini önemsiyorum. Bu ziyarette çok daha farklı bir şekilde konuları masaya yatıracağız. Müşterek yapmamız gereken çalışmalar var. Şu anda her ne kadar 2011 çekilme (Irak’tan) diye ifade ediliyorsa da bu ne denli doğrudur. Şu anda söylemek çok peşin bir karar olur ki yanlıştır diye düşünüyorum” dedi.