AKŞAM | GUNCEL | 09 KASIM 2009, PAZARTESİ
Zaza kökenli Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Kürt gençlerine mesaj verdi. Ülkede bir ayrımcılık olsa kendisinin bulunduÄŸu noktaya gelemeyeceÄŸini savunan Bakan Yılmaz, “Bu ülkede kim ter dökerse her yere gelebilir” dedi
Deniz ÇİÇEK / ANKARA
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz AKÅžAM Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer ve Ekonomi Muhabiri Deniz Çiçek’in sorularını yanıtladı.
Kürt açılımının Meclis’te yarın yapılacak görüÅŸmeleri merakla beklenirken, AK Parti’nin Zaza kökenli Bingöl Milletvekili Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’dan Kürt gençlerine mesaj geldi. Bakan Yılmaz, “Gençlere ÅŸunu söylemek lazım: Åžu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanıyım. Türkiye’de gerçekten ayrımcılık olsa buralara gelemezdim” dedi.
Bingöllüsünüz. Bölge halkının demokratik açılıma bakışı nasıl?
Bu süreçte DoÄŸu ve GüneydoÄŸu’da defalarca gezdim. Açılım konusunda çok büyük bir beklenti, güzel bir umut ve güven var. Terörün acısını en fazla orada yaÅŸayan insanlar çekti. 1990’lı yıllara göre çok iyi durumdayız. Çok kötü dönemlerden geldik. Azalmış da olsa olayların devam ediyor oluÅŸu bölge için büyük bir problem, sosyal ve ekonomik anlamda problem. Bir ÅŸekilde kamu yatırımları devam ediyor ama özel sektör yatırımlarının da çekilmezi lazım. Bölge, medyada görüldüÄŸünden çok daha huzurlu.
O bölgenin insanı olarak çok rahatlıkla söyleyebilirim, bölge insanı huzurdan, güvenden yana ve devletine baÄŸlı insanlar.
Zaza kökenli bir isimsiniz. Bölge insanı olarak nasıl bir ortamda yetiÅŸtiniz?
Ortaokul ve liseyi Bingöl’de bitirdim. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Hepimiz bu ülkenin vatandaşıyız. Özellikle gençlere ÅŸunu söylemek lazım: Åžu anda Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanıyım. Türkiye’de gerçekten ayrımcılık olsa buralara gelemezdim. Bu ülkede kim emek harcarsa, kim ter dökerse, kim gerçekten çaba sarf ederse her yere gelebilir. Böyle de bir ülkemiz var. Bu ülkenin eÅŸit, aynı hakka hukuka sahip insanlarıyız. Herkesin farklı etnik kökeni olabilir. Ben hiç ayrımcılığa uÄŸramadım ve hissetmedim.
KÜRTÇE PROBLEMİ YOK
Kürtçe konusunda hiç sıkıntı yaÅŸadınız mı?
Çocukluktan beri bizim evde Türkçe konuÅŸulurdu. Birtakım gerçekleri görmezden gelmek yanlış olur. Köylerde dil sıkıntısı yaÅŸanıyor. Küçükken köye gidince ‘Türkçe konuÅŸ da Türkçe öÄŸrensin’ derlerdi. Çocuklar, Türkçe bilmediÄŸi için okulda baÅŸarısız oluyor. Bu gerçekle zamanında yüzleÅŸseydik, Türkçe’yi zamanında öÄŸretseydik bu sıkıntı olmazdı. Türkçe resmi ve ortak dil. Herkesin kullanması gereken bir dil. Fakat bir taraftan da herkesin diline, inancına mezhebine saygı göstermek lazım. Benim Zazacam çat pat. KonuÅŸulanı anlarım ama çok iyi konuÅŸamam. Kürtçe konuÅŸmak isteyen konuÅŸsun. Bunu sorun yapmak da yanlış. Kürtçe ile bir problemimiz yok.
Demokratik açılım konusunda vatandaÅŸlardan gelen tepkiyi nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Halkın kafası çok karıştırıldı. Çok yanlış ve çarpık mesajlar verildi. Hükümetin önermediÄŸi niyeti olmayan ÅŸeyler önerildi. Henüz hükümet hiçbir ÅŸey açıklamadı. Konu, daha yeni Meclis’e gelecek. Maalesef yersiz endiÅŸeler doÄŸuracak ÅŸeyler topluma yayıldı. Bütün ülke bir. İnsanlar iç içe. DoÄŸulu İzmir’de, İstanbul’da, Adana’da Kimi kimden ayıracaksın.
Akraba olmuÅŸ insanlar.
3 ÇOCUK DOÄžRU BİR ÖNERİ
BaÅŸbakan’ın 3 çocuk önerisini nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?
Üç çocuk önerisi çok doÄŸru. DoÄŸurganlık hızı 2.9’a düÅŸtü. Çok doÄŸru bir talep. 0-14 yaşın payı azalıyor. Hızlı ÅŸekilde nüfusumuz düÅŸüyor.
İSEDAK’ın sekreteryasını, bakanlığınıza baÄŸlı olan DPT yapıyor. Sudan CumhurbaÅŸkanı El BeÅŸir’i niye davet ettiniz?
CumhurbaÅŸkanı, İSEDAK’ın daimi baÅŸkanı ve biz de ev sahibiyiz ama bu ulusal deÄŸil, uluslar arası bir toplantı. Bu davet bizim kararımıza kalmış bir ÅŸey deÄŸil.
Kürtleri sayma gibi bir çalışmamız yok
TÜİK de size baÄŸlı bir kurum ve 2011’de bir nüfus sayımı öngörülüyor?
Evet, 2011’de genel nüfus sayımı yapılacak. Sayımda nüfusun profilini yetirince ölçemiyoruz. Åžimdi nüfusun profiline de bakacağız. İstihdam olanakları, konut büyüklüÄŸü, oda sayısı, içme suyu var mı yok mu, evde özürlü var mı? Bütün bu deÄŸiÅŸik birçok parametreyi ölçme imkanı yoktu. Bunu 2011’de yapacağız. İnsanları evine mahkum etmeden sayacağız. İki aÅŸamalı olacak. İlk aÅŸamada. Evlere soru kağıtları göndereceÄŸiz. Bunlar toparlanacak. İkinci aÅŸamada geniÅŸ bir kitleye, 500 bin kiÅŸiye saha araÅŸtırması yapılıp derinlemesine soru kağıtları ile nüfusun özelliklerine iliÅŸkin veriler elde edilecek.
DTP’li Hasip Kaplan’ın TÜİK’in Kürtler baÅŸta olmak üzere Laz ve Çerkez’ler gibi grupları sayma önerisi oldu? Etnisiteyi de soracak mısınız?
Kamu kurumlarından oluÅŸan teknik komisyon bu konuda çalışma yapacak ve sorulacak soruları belirleyecek. Bu çalışma ile sorulacak sorular netleÅŸecek. Åžu anda Kürt sayımıyla ilgili bir çalışmamız yok. O dönemki devletin ülkenin ihtiyaçlarına bakmak gerekir. Bütün ilgili kurumlarla ülke ihtiyacına göre deÄŸerlendirmek lazım.
TÜİK’in kredibilitesi son dönemde tartışma konusu oldu?
TÜİK çok iyi bir kurum. Çok önemli reformlar yaptı. Takdir edilen bir kurum. Biz de iftihar ediyoruz. Bu kadar milyon data ile uÄŸraÅŸan bir kurum bir datada hata yapılabiliyor. Hata yapılmaz diye bir ÅŸey yok. Önemli olan bu hatanın üzerini örtmemek.
TÜİK’in rakamlarına siyasi müdahale tartışmaları yaÅŸandı. Hükümet rakamlarla oynuyor mu?
Kesinlikle oynamıyor. Enflasyon rakamını ilan edilinceye kadar bilmem. Hiçbir ÅŸekilde merak da etmiyorum. Bu kurumların bağımsızlığına özen göstermeliyiz. Rakamlarla oynayarak bir yere gidemezsiniz ki. Neyse o. Bizde yapılan her teknik iÅŸin arkasında siyasi bir amaç aranıyor. Kesinlikle doÄŸru deÄŸil. TÜİK bağımsızlık anlamında Merkez Bankası’ndan farklı deÄŸil. Parti iÅŸi deÄŸil. Ülkenin istatistik kurumu saygın olmalı. Bu konuda en ufak bir müdahale olmamıştır.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik