AKÅžAM | PAZAR | 08 KASIM 2009, PAZAR

Romantik serseri ile zengin kızın aşkı bir kez daha beyazperdede

'AÅŸk Geliyorum Demez' filmi 6 Kasım'da vizyona girdi. YönetmenliÄŸini Murat Åžeker'in yaptığı bu romantik komedi tarzındaki filmin baÅŸrol oyuncuları içinde Bergüzar Korel, Tolgahan Sayışman, Zeki Alasya, Altan Erkekli ve Altan Gördüm yer alıyor. Korel ve Sayışman, filmle ilgili sorularımızı yanıtladı.

dizi

YeÅŸilçam filmleri tadında yine bir zengin kız, fakir oÄŸlan hikayesi 'AÅŸk Geliyorum Demez'. Oynadığı karakteri 'romantik serseri' diye tanıtan Tolgahan Sayışman, "eÄŸlenmek isteyenler filmimizi muhakkak izlesin" derken, Bergüzar Korel ise "içinde komedi de barındıran bu sevimli aÅŸk hikayesini izleyenler huzur bulacak" diyor.

'AÅŸk Geliyorum Demez' filminizi sizden dinleyelim...

Tolgahan Sayışman: Film MahmutpaÅŸa'da bir handa geçiyor. Handaki esnaflardan birinin çapkın oÄŸlu Ali'yi oynuyorum. Ali karakteri çalışmak yerine dışarıda haytalık yapan romantik bir serseri. Her ÅŸey normal seyrinde giderken hanı yıkıp yerine alışveriÅŸ merkezi yapmak isteyen bir iÅŸadamı gelir. Esnaftan kısa bir sürede hanı boÅŸaltmalarını ister. Bunun üzerine esnaf bir araya gelip bundan nasıl kurtulacaklarının planını yaparlar. İşadamının güzel bir kızı vardır. Ali bu kızı tavlarsa hanı kurtaracaklarını düÅŸünürler. Ali'yi süsleyip püsleyip cebine de biraz para koyup kıza gönderirler.
Bergüzar Korel: İşte o kızı da ben oynuyorum! Åžu zamana kadar oynadığım karakterlerden çok daha farklı, çok daha kolay benim için. Gözde, zengin bir kız. Ama hayatı bir yerlerden tutmaya çalışmış ve hep güzel ÅŸeyler yapmak istiyor. Sevgi dolu bir kız. Hiç beklemediÄŸi ve hiç tahmin etmediÄŸi bir ÅŸekilde aÅŸk karşısına çıkıyor. BaÅŸtan beri bu filmin eski Türk filmi tadında olmasını istedik. Eski Türk filmlerinin günümüze uyarlanmış bir hali diyebiliriz.

Bir söyleÅŸinizde "eski filmleri izlemeyi çok seviyorum, terapi oluyor" demiÅŸsiniz.

Gerçekten ben de biraz kötü hissetsem ana kucağı gibi eski Türk filmlerine sarılırım. Bunun sizdeki duygusu nedir, eskiye duyulan bir özlem mi?
B.K: Türk filmlerini izlerken rahatlıyorum. O zamanki filmler çok masummuÅŸ, bu bana çok iyi geliyor. Oyuncu bir anne-babanın çocuÄŸu olarak zaten sürekli o tür filmleri izlerdik. Hafta sonlarının en büyük zevki ailecek Türk filmlerini izlemek olurdu. O filmlerde mutlaka bir aÅŸk vardır ama bunun yanında komedi de vardır. Bence o zamanlardaki karakterlerin ve baÅŸrol oyuncularının yerine hiç kimse gelmedi.
T.S: Ben de o filmleri çok severim ve o filmlerle büyüdük zaten. O dönemdeki iliÅŸkiler ÅŸimdiki gibi dejenere deÄŸil, daha saftı. Benim nostaljiye karşı ayrı bir zaafım var zaten. Nostaljik görüntüler beni bir anda duygulandırır ve baÅŸka yerlere alıp götürür. Mesela görüntü, müzik ve koku eskiye ait bir ÅŸeyleri hatırlatabilir. Belki bilinçaltı. Bu nostalji duygusu beni bir tuhaf eder açıkçası.

Filmde slogan olabilecek hoÅŸ sözler var mı?

T.S: "AÅŸk geliyorum demez, gidiyorum der" zaten filmimizin adı. Han esnafı Ermeni'den Laz'a, Çerkez'den Kürt'e birçok kiÅŸiden oluÅŸuyor ve onların içine düÅŸtüÄŸü durumu anlatan "gözlerimizin rengi ne olursa olsun gözyaÅŸlarımızın rengi aynıdır" diye çok güzel bir cümle var. Seyirci filmi izlemeye gittiÄŸinde bunların haricinde de cümleler bulacak.

AŞK GİDİYORUM DERSE

"AÅŸk geliyorum demez, gidiyorum der" cümlesinden yola çıkarsak siz iliÅŸkilerinizi bitirirken zorlanır mısınız?

T.S: Sadece aÅŸkla alakalı deÄŸil, herhangi bir iliÅŸkinizi de bitirseniz illa ki zorlanırsınız. Vicdanlı olan herkes iliÅŸkisini bitirirken zorlanır diye tahmin ediyorum. Ayrılık kararını almak da ayrıca zordur.  
n Peki, aÅŸk ne zaman biter?
T.S: Bence gözden uzak, gönülden ırak olunca iliÅŸki biter. Benim için bu bitme sebebidir. Araya mesafeler girdiÄŸi zaman iliÅŸkiyi yürütmek çok zorlaşıyor.  
B.K: Aslında aÅŸk güzel bir duygu; vücudunuz adrenalin salgılıyor, heyecanlanıyorsunuz ve kalbiniz çarpmaya baÅŸlıyor ama aÅŸkın ne zaman biteceÄŸini inanın bilemiyorum. Her iliÅŸkide insan farklı ÅŸeyler yaşıyor.    

Åžöhretin sizi mutsuzlaÅŸtırdığı oluyor mu?

T.S: Beni mutsuzlaÅŸtıracak noktada bir ÅŸöhret yaÅŸadığımı düÅŸünmüyorum. Uzun zamandır yurtdışındayım sadece film çekimleri nedeniyle geliyorum, o yüzden bunları çok fazla yaÅŸamadım. Beni zorlayacak noktalarda da bulunmadım. Zaten çok fazla magazinin içinde yer almamamın sebebi biraz da bu. O çevreden biraz uzakta bulunduÄŸum için korudum bir ÅŸekilde. Ama zorlukları var tabii, aile içinde bile yaşıyorum. Fazlaca yalnız kalmaya baÅŸlıyorsunuz aslında. Çünkü insanlar sizden devamlı bir ÅŸeyler istiyor. Sizden aramanızı bekliyorlar. Beni niye aramıyorlar? Tedirgin olup korkuyorlar ya da "çok meÅŸgulsündür zaten artık ünlüsün ya" diyorlar. Bunlarla karşılaşınca insan üzülüyor. Herkes beklenti içine giriyor ve  yaptırımınızın çok büyük olduÄŸunu sanıyorlar.

ÖZELİNİZ DEŞİFRE OLUNCA ROLÜNÜZ İNANDIRICI OLMUYOR

Kimi zaman doÄŸru kimi zaman yanlış, hakkınızda bir sürü ÅŸey yazılıyor, böyle olunca ruhsal olarak nasıl koruyorsunuz kendinizi?

T.S: Yalan haber çıktığı zaman üzülüyorum ve bu haberlere karşı çok tepkiliyim. Gerçi birkaç kere başıma geldi ama bu kadarı bile başımı aÄŸrıttı. Ne gerek var ki? Özel hayatımın çok fazla bilinmesini ve insanların bunun üzerine yorum yapmasını istemiyorum. Hem mesleki açıdan da bunu korumam gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Çok fazla özel hayatınız bilinip tepkileriniz görülünce seyirci artık oynadığınız karaktere inanmamaya baÅŸlıyor.  
B.K: Ben bu konuya girip bir konuÅŸursam... GeçmiÅŸte yapılan ya da ÅŸimdi yapılabilecek her türlü negatif ÅŸeye karşı artık her ÅŸeyimi ve bütün kapılarımı kapattım. Zamanında çok üzüldüm. Neden diye çok sorup kendimi çok parçaladım. Artık kendimi tanıyorum ve kendimi ifade etmek için uÄŸraÅŸmıyorum. Sonu yok ki! Ne kadar çok konuÅŸursanız o kadar bulaşıyorsunuz. KonuÅŸmuyorum, o yazılanlar yokmuÅŸ gibi davranıyorum. Artık hayatıma ve iÅŸime bakıyorum. Ancak bunu yaparsam iyi hissediyorum.

Sevilen sanatçıların özel hayatları merak da ediliyor ama...

T.S: Magazin denince aktüaliteyle paparazzi iç içe giriyor ve çok önemli olmasına raÄŸmen bizde yanlış anlaşılıyor. Filmin galası, oradaki prezantasyonumuz tamamen aktüalitenin içinde. Ama gece bardan çıktığınızda sizi sıkıştırıp soru sormaları paparazzi aslında. Bardan hangi ruh halimle çıktığımı niye insanlara göstereyim ki? Beni o halde çekebilirler ama burnuma mikrofonu dayayıp neden bir cevap almak istiyorlar ki? Taciz etmenin anlamı yok. Yurtdışında da ünlü insanların özel hayatları merak edilir. Ama merak ediliyor diye insanlar ne istiyorsa onu vermek zorunda deÄŸilsin.

GÜZELİN KUSURU OLUR MU?

Siz yakışıklı, siz de güzelsiniz. Her güzelin bir kusuru vardır sözüne istinaden kusurlarınız nedir?

B.K: Korkularım vardır ve onları sevmiyorum. Mesela uçaÄŸa binmekten çok korkarım. Son zamanlarda bu tarz korkularımın fazla ayaklandığını hissettim. Åžu dönem diÄŸer zamanlara göre daha farklı bir dönem ama olabildiÄŸince 'hayır bu normal bir dönem'i göstermeye çalışıyorum insanlara. Bazen alıngan oluyorum. Çok içime atıyorum bazı ÅŸeyleri. Artık içime atarak hiçbir ÅŸeyin hallolmayacağını öÄŸrendim. Bir de ne hissediyorsam zamanında söylemeyi öÄŸrendim. Büyüyorum herhalde. Anne olduktan sonra büyümek zorundayım.
T.S: Eskiden çok iyimser bulurdum kendimi. Beni çok rahat kandırabilirsiniz, böyle bir saflığım vardır. Daha doÄŸrusu vardı. Uzun süre yurtdışında kaldığım için yalnız olduÄŸum dönemler oldu ve farklı insanlarla bir arada olunca, belki yediÄŸim kazıklardan dolayı, hayata karşı biraz erken olgunlaÅŸtım. Karşımdaki insanın ne yapmak istediÄŸini hissediyorum artık. Sohbetin nereye doÄŸru gidebileceÄŸini anlayabiliyorum. Bu da aslında iyi  deÄŸil. Yeni arkadaÅŸlıklar kurmak oldukça zorlaşıyor. Yanınıza yaklaÅŸan insanlardan ÅŸüphe duymaya baÅŸlıyorsunuz. Ama ÅŸöyle de bir ÅŸey var ki; kusursuz dost arayan dostsuz kalır. Dört dörtlük bir insan olamayacağım için dört üçlük insan olmayı seçtim.

Güzel kadınlar ve yakışıklı erkekler de kıskanır mı?

B.K: Åžimdi hangi insan bunu dürüstçe cevaplar ki?
T.S: İnsanız, tabii ki kıskançlık hissedebilirim ama bu karşı tarafı üzecek ve rencide edecek boyutta olmaz. Kıskanırım tabii niye kıskanmayayım ki? Ben kıskanmam diyen insana da inanmam.

ANNEM İLK DEFA TAM NOT VERDİ

Anneniz sizi izlerken çok eleÅŸtirirmiÅŸ, çocukken de bu eleÅŸtirilere maruz kalır mıydınız?
Tolgahan Sayışman: Sınavdan gelirdim, yüksek not almışım; annem hemen nerede notumun kırıldığına bakardı. Karnemde takdir getirsem kaç gün devamsızlık yaptığımla ilgilenirdi. Bir de tebrik et deÄŸil mi? Babam da tam tersiydi, aÄŸzımdan 'a' çıksa 'aferin oÄŸluma ne güzel 'a' dedi' derdi. Annem görsel sanatlarla da ilgilidir ve birçok iÅŸ hakkında genel izleyiciyi de göz önünde bulundurarak yorumlar yapar. Annem yeni filmimizi galada izledi ve ilk defa tam not verdi.

FAZLA DETAYCIYIM

BakalIm siz nasıl bir anne olacaksınız? BaÅŸak burcu olduÄŸunuza göre biraz titiz olabilirsiniz...

Åžimdiden bilemiyorum ki! Bu arada gazetelerde doÄŸum tarihim hep yanlış yazılıyor, aslında 27 AÄŸustos doÄŸumluyum. BaÅŸak burcuyum dediÄŸimde insanlar böyle bir garip bakıyorlar. Burcumdan dolayı biraz kuruntu yapıyorum ve gereÄŸinden fazla detaycıyım. Yükselen burcum Kova. Söylenen bir ÅŸeyde ya da okuduÄŸum kitapta mutlaka alt metninde ne olduÄŸunu düÅŸünürüm. SeçtiÄŸim kelimelere dikkat etmeye çalışırım.  Tiyatro mezunusunuz, planlarınızın içinde tiyatro sahnesinde olmak var mı? Tiyatro benim hayallerimi süsleyen bir ÅŸey. Çok özledim ve çok uzun zaman oldu sahneye çıkmayalı. Tiyatro sahnesinde farklı karakterleri oynayarak çok özgür olabilirim. Bu iÅŸin önce başından baÅŸlamak gerekiyor. Kendimi ve yerimi biliyorum. Åžu an için kendimi yeterli bul-muyorum açıkçası. Bu sene tiyatro yapmak istiyordum ama bebek olunca askıya alındı. Ama bundan sonra dizi mi tiyatro mu derseniz; tiyatro derim.

SİBEL ATEŞ YENGİN

  • DiÄŸer Haberler

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3